yazılariktibasMacaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Orjinal yazının kaynağıRefrattario e controcorrente
alıntı yapılan kaynakimdatfreni.org
Kategori:

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın eski bir işbirlikçisi olup muhalefete geçmiş olan isim, dün (12 Nisan) Macaristan’da yapılan genel seçimleri kazanarak üçte iki nitelikli çoğunluğu elde etti. Bu da ona, eğer isterse ve buna izin verilirse, yenilgiyi kabul eden eski Putin yanlısı milliyetçi liderin kurduğu sistemi dağıtma imkânı verecek.

Sonuçlar göz önüne alındığında, zafer sarhoşluğu içeren açıklamalar bekleniyordu: “Macaristan’ı özgürleştirdik” diye ilan etti Peter Magyar gece geç saatlerde, Budapeşte’deki kutlamalar sırasında. On binlerce kişinin alkışlarıyla karşılanan Magyar, bazı katılımcıların havai fişekler attığı gösterilerde konuştu. “Birlikte Orbán rejimini devirdik. Macaristan’ı özgürleştirdik, vatanımızı geri aldık” diye ekledi, Macar bayrağını sallarken.

Resmî sonuçlara göre, oyların %98’inden fazlasının sayıldığı durumda, Magyar’ın partisi Tisza, %53,56 oyla 199 sandalyenin 138’ini kazanırken; Fidesz ise 55 sandalye ve %37,86 oy aldı. Bu sonuçta %79,50 ile rekor düzeydeki katılım oranı da etkili oldu. Orbán ise, daha önce de belirtildiği gibi, “acı ama tartışmasız” sonuçları kabul ettiğini belirterek “kazanan partiyi tebrik etti”.

Sonucun kendi başına taşıdığı anlamın ötesinde, iki noktayı vurgulamak gerekir.

Birincisi basit bir tespit: Macaristan’da onlarca yıldır kurulu olan (ve elbette sadece bu ülkeyle sınırlı olmayan) yağmacı kapitalizme alternatif bir perspektif sunan —ister temkinli bir sol, ister daha radikal bir yaklaşım olsun— her seçenek tamamen oyun dışı kalmıştır. Bugün tüm ilerici ve demokrat Macarlar (ve biz de onlarla birlikte), bir yarı-faşisti yenmiş olduğu için bir ultra-muhafazakârın zaferine sevinmek zorunda kalıyor.

Bu durum, varsayımsal olarak, Marina Berlusconi ve Antonio Tajani’nin partisinin, Giorgia Meloni’ye karşı çıkmaları durumunda olası bir zaferine sevinmek zorunda kalmamıza benziyor… Bu gerçekten de zamanın ruhunu ve solun içinde bulunduğu felaketi gösteriyor.

İkinci nokta ise, Orbán’ın yenilgisinin aynı zamanda Donald Trump, Benjamin Netanyahu, Giorgia Meloni, Matteo Salvini, Marine Le Pen, AfD, Javier Milei ve onların tüm neo-faşist çevresi için de ağır bir yenilgi olmasıdır. Bu satırların yazıldığı sırada, Macar müttefiklerini açıkça ve oybirliğiyle desteklemiş olan küresel aşırı sağın neredeyse tamamen sessizliğe bürünmesi tesadüf değildir.

Ve unutmayalım (bizim “radikal solumuzun” bunu kabul etmek istemeyeceğini düşünmüyorum) ki bu yenilgi aynı zamanda, ve bazı açılardan özellikle, Vladimir Putin’in ve onun hedeflerinin de yenilgisidir.

Orbán’ın ve dünyanın dört bir yanına dağılmış aşırı sağcı müttefiklerinin yenilgisinin arkasında ise Ukrayna direnişi, Sırp gençliğinin isyanı, Meloni’nin referandumunun başarısızlığı ve ABD’deki “No Kings” hareketi bulunmaktadır.

Daha yakından bakıldığında, Magyar’ın sonuçlarından ve açıklamalarından ziyade Budapeşte ve ülkenin diğer şehirlerindeki gençlerin tutumlarına odaklanıldığında, bu yenilginin Vladimir Putin’e karşı gerçek bir ulusal onur dalgasını temsil ettiği görülüyor; bu dalganın büyüklüğü, J. D. Vance, Vladimir Putin ve Viktor Orbán’ın bizzat kendisinin, 2021’deki Capitol Hill baskını modelinde tasarladıkları darbeyi engellemiştir.

Elbette Orbán’ın oligarşik sistemi —otoriter ve neoliberal kapitalizmin küstah bir biçimi—kendiliğinden ortadan kalkmayacaktır; zaten bu, sistemi koruyup onu Avrupa Birliği teknokrasisinin çıkarları ve çalışma yöntemleriyle uzlaştırmaya çalışan Magyar’ın programında da yer almamaktadır. Nitekim Peter Magyar, daha önce de defalarca vurguladığımız gibi, milliyetçi muhafazakâr bir figürdür ve milliyetçi muhafazakârlığın mantığı onu Vladimir Putin yanlısı Orbán çizgisinden uzaklaştırmış olsa da milliyetçi kalmayı seçmiştir.

Macaristan’ın geleceği, dün akşamdan beri Budapeşte sokaklarını dolduran binlerce gencin, harekete geçen ve örgütlenen sivil toplumun elindedir; bu sürecin burada durmayıp yalnızca Magyar’ın zaferiyle yetinmemesi ihtimalindedir. Bu belki de sadece bir başlangıçtır.

Dün gece Budapeşte’de yaşananlar hepimize cesaret vermelidir; çünkü bu, Orbán, Meloni, Trump, Putin ve benzerlerinin temsil ettiği “faşizm 2.0”ın, neo-reaksiyonerliğin sanıldığı gibi yenilmez olmadığını göstermektedir.

Ama aynı zamanda bu, Macaristan’da var olmayan ve ne yazık ki daha Batı’da bile bulunmayan; gerçekten radikal, enternasyonalist ve demokrasi konusunda tavizsiz bir solun krizinin derinliğini de ortaya koymaktadır.

Fabrizio Burattini, CGIL bünyesinde faaliyet gösteren bir sendikacıdır ve 1968’den bu yana Dördüncü Enternasyonal’in İtalya seksiyonunda aktiftir.

Kaynak — Refrattario e controcorrente, 13 Nisan 2026
https://andream94.wordpress.com/2026/04/13/ungheria-e-noi-alcune-considerazioni-sulla-sconfitta-di-orban/

Türkçesi: İmdat Freni Çeviri Kolektifi


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,240AboneAbone Ol

Son eklenenler

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Canlı yayın