yaklaşımlarAlpay DurduranKıbrıslı çözüme hazır mı? – Alpay Durduran

Kıbrıslı çözüme hazır mı? – Alpay Durduran

durduranKıbrıslının çözüme hazır olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü insanlarını çözümsüzlükten bıktığı açık ve çözümün yararlı olacağı kanısı yaygındır. Ancak bu kanı insanlarımızın yalnız çözümden sonra geçecek zaman içinde kültürel bir evrim geçirmesi için fırsat yaratacağı umuduna bağlıdır. Yoksa insanlarımızın içinden gelen ve insanlık tarihinde istismarcılık için ayrımları kullanmalarının sakatlığı sorunlar yaratıp çözüm denebilecek bir amaca ulaşmayı engelleyebilir. Bunun yeni sorunlar yaratmasına olanak bırakabilir.

Haberlere göre Güney’de olan Türk taşınmaz malları kapışari gitmektedir. Baş muhasip (anayasaya göre Sayıştay) bir raporlama yaparak örnek olarak kullanılan bir Rum’un satın aldığı Türk malını parselledikten sonra yarıdan azını satmış ve 100 katı para almış. Tabii bu işlemler tapuya kaydedildiği için alış ve satış işlemleri ve parselasyon masrafı hep kayda geçmiş. Her ne kadar bu işlemler için düşük değerler gösterilmesi Kıbrıslının huyu ise de AB reformlarını da geçmiş bir ülke olarak bu kadar yüksek kazanç sağlanması dikkat çekmiş. Sayıştay bunu inceleyerek uyarıda bulunmuş.

Nihayet tapu memuru da ahmak değil. O da bu işte bir sakatlık olduğunu görmüş olmalı ama tepki göstermemiş.

İlgili bakan Sayıştay’a haddini bilmesi bilmesini ve burnunu başkalarının işlerine sokmamasını söylemiş.

Bir AB ülkesinde ve vergi kaçırmanın kara para aklama olduğu için uluslararası denetimde olan ülkemizde büyük vergi kaybı demek olan bu saptamayı bu şekilde ele alan bir bakan bize Güney’in de çağdaş bir devlet yolunda pek ilerleyemediğini kanıtlar. Dolayısıyla da çözüm konusunda titizlenenlere bir koz verir. He ne kadar onlardan bir uyanıklık görmedi isek de bu derinden derine güvensizliği besleyen ayrımcılığı ve istismarı önlemeye çalışan bir yönetim kuramadığımızı işaret eder. Bunu örnek olarak ileri süren olmasa da bu sakatlık varsa bir yerden kendini gösterir. Nitekim malını Güney’de tapuya gidip yeni varisler adına kaydettirmek isteyenlerin karşılaştığı keyfi muamele de bu sakatlıktan beslenir ve farkındayız.

Daha da önemlisi Rum malını alıp bu kadar yüksek fiyata satan bir Rum hemen göze çarpar. Bunun gizli kalması “aferin herife Türk’ü iyi kazıklamış” zihniyetinin sonucu olduğunu düşünmek zor olmasa gerek. Hele bu kadar büyük bir kazık ve bu kadar büyük vergi kayıplarının bakan tarafından değerlendirilecek yerde kapatılmaya çalışılmasına cesaret edilmesi şaşılacak şeydir.

Türk’ten mal almak bu kadar değerli ise yasağı niye kaldırmıyorlar. Demek ki yasağı kaldırmak toplumsal çıkarlara yani herkesin çıkarına terstir. Ancak gene de kazıklanan Türk olunca sorun yok.

Kafa bu kafa oldukça Kıbrıs’ta çözüm olduktan sonra da yapılacak çok iş olacaktır. Sorunların ayrılıkla biteceğini veya daha iyi bir durumun ortaya çıkacağını tereddütsüz bize benimsetmeye çalışan milliciler yanılıyorlar; bir yerde yozlaşma varsa bunu önlemek milli olmakla kolaylaşmıyor. Belki de tam tersi çünkü çeteleşmede usta olan yoz ülkelerde bir bağ icat edip etrafında çeteleşip başkalarını sömürmek milli bütünlük engelini aşar ama ayrımlar olan toplumlarda insanların çeteleşmesini engelleyen unsurlar daha etkili olur ve biri öbür türdekini denetleyerek yozlaşma ile savaşta yardımcı olur. Ayni zamanda etnik ayrımlar olan yerlerde sorun çıkmaması için ayrıma karşı savaş usulleri önem kazanır. Böylece ayrıma karşı savaş kurumları oluşturulur.

Türk’ün malını alıp fahiş kâr elde eden kişi haksız kazanç sağlamış olur ama böyle kazançlar tümün yararına olmaz. Haydan gelen huya gider ve o kazanç ya ölü yarımız ya da lüks tüketime gider.

Devletin böyle vurgunlara dikkat etmemesi terörist ve uyuşturucu paralarını ayni yöntemlerle denetlemesi gerektiği halde denetlemediğiniaydan gelen huya mm kanıtlar. Yani devletin hali kötü demektir. Bunu uyanıklık edip görmek gerekir. Kamuoyu bunu duydu ama bu boyutuyla ele alan olduğunu duymadık. Öyleyse kamuoyu uyanıklığı yoktur.

Benim dikkatimi Türk malı olmasının önemle ele alınmaması oldu ama ayni zamanda bakanın tepkilerini anlamını da düşündüm. Dördüncü güç olarak basın yayının uyanıklığını bu nedenle kötü buldum. Büyük paralarla yazılı, sesli ve elektronik yayın yapılmakta bol paralı reklamlarını göstermektedirler ama kalite konusunda tatminkâr değillerdir. Sorun bizde de vardır. Bir türlü etkin, verimli ve adil bir yönetimin refahın da huzurun da olmazsa olmazı olduğunu benimseyemedik. Sanki vurgunla da olsa zenginleşme istikrarla sürebilirmiş sanırız. Bu çok yanlış bir kanıdır.

Banka hesaplarının tıraşlanması bile ders vermemiş anlaşılan.

Bizdeki dışardan pompalama bu kadar paraya rağmen kalkınmanın ikide birde çakılması ve ekonomide istikrarın olmaması araştırıldığı kadarıyla bile alarm vermektedir. Ekonomik örgütlerin rekabet edebilirlik raporları bunları sıralıyor ama kamuya mal olmuyor. Yazık.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
886AboneAbone Ol

Son eklenenler

‘Erkek aklın nükleer programlarına karşı küresel direniş örülmeli’

Nükleer silahlanmanın iktidar anlayışının en görünür araçlarından biri olduğunu...

Bayazıt İlhan yazdı: Atom bombalarında ölümcül yarış

İki yıl önce OECD’nin 2017 yılından beri üzerinde çalıştığı özgün...

Yücel Özdemir yazdı: Almanya, NATO’da liderliğe mi hazırlanıyor?

NATO zirvesi öncesinde, Avrupa ülkelerinin birlikte hareket etmesi adına...

Murat Çakır yazdı: Kazanamayacağın savaşa kalkışırsan…

Liseye gitmek için 1975’te Almanya’dan Türkiye’ye geldiğimde, hemen Akaretler’deki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya yanıyor

Günlerdir değişik şekilde haberleri izlemek de güç. Gerçekten, dünya...

Dionysis Dionysiou yazdı: Sıfıra Dönüş Olmadan, Aşamalarla Çözüm – Kıbrıslılar Hangi Çözümü Kabul Edebilir

Eğer Kıbrıslı Rumlar, çözümün uygulandığını, toprakların geri verildiğini, garantilerin...

Ecehan Balta yazdı: 35×35: Fosile Elektrikli Makyaj

COP31’e giderken Türkiye’nin iklim diplomasisinde öne çıkardığı yeni hedefin...

Serdar Paulo Erdost yazdı: Komünistler Graz’da güven tazeledi: Fırtına ortasında kızıl bir vaha

Avusturya’nın güney eyaleti Steiermark’ın başkenti Graz’da belediye başkanlığı seçimini...

Canlı yayın