yaklaşımlarAlpay DurduranKıbrıs’a barış gelir ama dışardan demek doğru mu? – Alpay Durduran

Kıbrıs’a barış gelir ama dışardan demek doğru mu? – Alpay Durduran

Yurdumuz gene BM’nin zamanıyla oynuyor. Açıklanana göre BM ve AB işin içinde ve çağrı açıklandı. Taraflar görüşmeye BM parametreleri içinde çağrıldı ve amaç Kıbrıs’ın bütün ve tek devlet olarak kalmasını garanti etmek olarak tanımlandı.

Jack Straw eski İngiltere dışişleri bakanı olarak katkıda bulundu ve tarafların ülke bütünlüğüne sahip çıkılmasının boşuna emek olduğunu ve tarafların zorlanmasının doğru olmadığını söyledi. Böylece yeni dünya düzeninde bir BM üyesi devletin ikiye bölünmesini umursamadığını ve durumdan kayıplara katlanan Kıbrıslıların ve aralarındaki sorunlardan kayıp yaşayan diğer ülkelerin katlandıklarına da önem vermediğini gösterdi.

Kıbrıs sorununun kaybedenlerinden olan Türk kesiminin devlet başkanı (!) Tatar ise teşekkür etti ve ona üslerini korumak için öğütler yaptı.

Tatar’a göre önemli olan Kıbrıs’ın kendi gözündeki önemi büyüktür ve İngiliz üsleri İngiltere’nin elinde kalırsa kalsın onun yanında önemsizdir. Kıbrıs yabancı üsse sahip sakat bir ülke kalsın, onun için önemsizdir. Statüko ona yeter de artar da!

Hele Türkçe de tescil için kullanılınca, hellim denilip de Izgarella denilmediği için de ayrıca memnun olmuş olmalı. Danışmanı da çok memnun çünkü Yeşil Hat Tüzüğü ile çıkacak Kıbrıs ürünü diye AB ülkelerine girecek. Sonra da kalite denetimi gördüğüne inanıldığı için iki adla satışa çıkarılıp iyi para getirecek. Getirmezse ne olur, AB diğer tarafı destekler ve bizimkini yasakladı kavgası açılır.

Tatar’a alkış tabii ki başbakanından geldi. “İki egemen devlet” görüşünü ortaya koyup kazandı” diye övüldü.

Ne demek istedi ki? KKTC yetmiyordu fazladan ne kazandı? Şimdi KKTC’nin artan nesi var? Niye sevinmeli ki! Koyun sütü hep azdı, süt inekleri getirilip halkı süte boğdular, ama ders almadılar. Yıllarca koyun sütünü artırın öğütleri yapıldı ama dinleyen olmadı.

Sanki AB üyelerinin işi gücü yok da eğlence kıtlığı çekmeye başlamışlar gibi iki dili resmi olarak anayasasında koruyan bir ülke ve Yeşil Hat Tüzüğü ‘nü iki dilde yapmak kararı kazanım sayıldı.

Şimdi AB üyeliğinden büyük kazanç sağlayan ülke olarak zaferin peşinden ayrı devlet ama ayrı olmadığı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla kazandığı iki dillilik ve bölünmüşlüğünün sonucu ortaya çıkan iki dillilikle mutlu oldu.

Zavallılıklarını halka başarı diye arz etmek doğru olmadı ama halkın çözüme gider mi gitmez mi diye işe baktığını biliyorlar ve Rum kesimi neye itiraz ederse ona hemen olumlu diye değer biçiyorlar diye eminler.

Bu didişmeler yalnızca halka gerçekleri değil istedikleri havayı vermek için yapılır ve geçerli de olur ama sadece sorunları korumaya yarar.

Bekleyeceğiz ve göreceğiz bakalım AB dünya düzeninde savaşla kazanılacak şey olmamasını sağlama yolunda gayret sarf edecek mi yoksa AKEL’in de talep ettiği gibi uyuşmazlara dayatma yapılmaması için etkili olmamaya mı çalışacak?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,925TakipçilerTakip Et
906AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kiriakos Cambazis yazdı: Kıbrıs sorununun bugünkü aşaması ve reddiyeci güçler

Bu günlerde, bir İngiliz gazetesinin Maria Angela Holgin'in öneriler...

Dionysis Dionysiou yazdı: Kıbrıs sorununda “Türk çözümü” ve kim destekliyor?

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununda yeni bir girişimine dair tartışma,...

George Koumoullis yazdı: DİSY’nin darbe konusundaki “hermafrodit”* tutumu

* başlıktaki hermafrodit kelimesinin Türkçe tam karşılığı argo olarak...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Atilla Harekatı ve Sonuşları; Nere Giderig?

15 Temmuz 1974’de Yunanistan’ın ülkemize gerşegleşdirdiyi darbeden 5 gün...

Çağla Elektrikçi yazdı: Kırsal sessizlik bir atmosfer değil, politik bir tercihtir

My Way Home, İngiltere'nin siyasal-ekonomik dönüşümünün kritik bir eşiğinde...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...

Ela Ava yazdı: “Rota yeniden oluşturuluyor”

ABD’nin 7-8 Temmuz’da NATO zirvesi sürerken İran’a yeniden başlattığı...

Canlı yayın