arşivAli SarıtepeKadınlardan özür dileyerek… - Ali Sarıtepe

Kadınlardan özür dileyerek… – Ali Sarıtepe

Kategori:

“Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır.”

Yukarıda alıntılanan görüş sahibi tarafından sahiplenilmeyip, suçu oğlunun üzerine atması; alt düşünmelerde yatan anlayışın bu olmadığı hali değildir.

Kadın; kimi zamanlarda açıktan, kimi zamanlarda örtülü ve kimi zaman da güzellemeler sıralayıp “ama” ayraç kelimesiyle ötelenen, ötekileştirilen kimliğiyle en hayasız saldırılar altında bulunmaktadır.

Bu saldırıların tümünde de ortak payda kadına yönelik söylemde erkek kimliğinin olmasıdır. Erkek egemen dil olan bu söylem kadını, kadın kimliğini tariflerken; erkek kimliğinin egemen halinin devam etmesi, güçlenmesi üzerinden yapılması ve kadını, erkek kimliğine güç aktarma kayışı olarak görmesi halidir.

Kadına egemen kılınan ve devam ettirilmeye çalışılan, soframızdaki yeri erkeklerden sonra gelen bu hal şüphesiz ki bugünün sorunu olarak ortaya çıkmamıştır.

İlk işbölümüne koşut olarak ötekileşmeye başlatılan kadın, üretim biçimlerine koşut olarak bu hallerine toplumsal karakter katılarak/işlenilerek süreğenlik sağlanmaya çalışılmıştır.

Bugün kadın sorununun öne çıkması, onun ekonominin en ucuz kaynağı olması vb. dolayısı ile kapitalizm aynı zamanda erkek egemen kültürünün mezar kazıcılarının sürekli yaratıcısı olmasını da beraberinde getirmiş olmaktadır.

Kapitalizm nasıl ki, modern mülksüzleşmenin yaratıcısı olarak kendi karşıtını kendisinin ayrılmaz bar parçası olarak kendinde, kendisinde taşıyorsa; aynı şekilde kendiside egemenlik halinin devamını yaşayan erkek egemen dilinin, kadın işgücünün üretim sisteminin parçası olarak var olması sistemin bunu kendisinin bir zorunluluğu olarak görmesi, erkek egemen dilinin yok edicileri olarak sistemin taşıyıcı karakterini kendisinden ayıramaz konumdadır.

Yukarıda alıntıladığım tırnak içindeki cümleler; insanlık onuru kavramından ne kadar uzak olduğunu gösteren bir dil olması yanı sıra, dünyada sorun sıralamasında devamlı yer bulan “kürtaj” meselesiyle, kadınlar bir kaz daha erkek egemen dilinin hayasızca saldırılarına uğramaktadırlar.

Bugün, gerek başbakan Erdoğan ve gerekse de Diyanet İşleri Başkanı tarafından kullanılan dil kadını kendisinden de ötekileştirmektedir. Onların bu dili, kadın sorununa yoğun bir görünürlülük sağlamışken kendilerini kadının dili olarak farklılaştırıp toplumda güç odağı olmak zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir.

Kadını erkeğin diliyle anlatan söylemi toplumsal ve hukuksal meşruiyetin dışına atmayı kendisine öncelik olarak getirmeli. Kendi dilini mülkiyetsizlik dili ile içselleştirip, aynı zamanda gelecekteki üretim biçiminde dağıtım, paylaşım ve üretimin bu dille en iyi yürüyeceğini topluma taşımalıdır.

Yukarıda ki alıntı, erkek kimliğinden bir birey olarak boynuma asılmış bir suç yaftası bana utanç vermektedir.

Özür diliyorum.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şifrelenen Kıbrıs gerçekleri

Basit bir kuraldır: siz bir sorunu çözmek veya nedenini...

Kıvanç Eliaçık yazdı: ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

Sağanak yağışta veya kavurucu sıcakta kapı kapı dolaşan kuryeler, ev temizliği...

Özgür Gürbüz yazdı: Enerjide güneşin önemi

Türkiye’nin elektrik talebinin en yüksek olduğu an 28 Temmuz 2025, saat...

Canlı yayın