iktibasEcehan Baltaİklim Zirvesi: Sahne değil, strateji zamanı - Ecehan Balta

İklim Zirvesi: Sahne değil, strateji zamanı – Ecehan Balta

Orjinal yazının kaynağıilketv.com.tr
Kategori:

İklim zirveleri otuz yılı geride bıraktı. İlk Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 01) 1995’te Berlin’de yapıldı. Ev sahibi o dönem Almanya Çevre Bakanı olan Angela Merkel’di. O zirvede kabul edilen Berlin Mandası, sanayileşmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltması için bağlayıcı hedeflerin yolunu açtı — ve iki yıl sonra Kyoto Protokolü’ne zemin hazırladı.

Aradan geçen 30 yılda atmosferdeki karbondioksit oranı %20 arttı. Paris Anlaşması’ndan bu yana geçen sekiz yılda, küresel sıcaklık artışı 1,5 °C sınırına dayandı. Kağıt üzerindeki taahhütler çoğaldı, ama buzullar erimeye, ormanlar yanmaya, tarım toprakları çölleşmeye devam ediyor.

Belém: Amazon’un kalbinde çelişki

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının otuzuncusu (COP30), 10–20 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belém kentinde yapılacak. Lula hükümeti bu zirveyi “Amazon’un sesi dünyaya ulaşacak” sloganıyla duyurdu. Ancak aynı günlerde Peru–Belém otoyolu açıldı — ormanların ortasından geçen, ihracat koridorlarını genişleten bir proje. Lula’nın otoyolu “bölgesel entegrasyon” diye pazarlaması, iklim adaleti söyleminin içini boşaltan en çarpıcı örneklerden biri. Amazon’u koruma vaadiyle gelen zirve, Amazon’a yeni yollar, yeni maden ruhsatları ve yeni karbon piyasaları getirecek.

Karşı Zirve: Amazon’un direnişi

Bu nedenle COP30’un hemen karşısında, aynı günlerde Halkların Zirvesi (People’s Summit) örgütleniyor. Yerli halklar, çiftçiler, sendikalar, feminist örgütler, ekososyalistler ve gıda egemenliği hareketleri Belem sokaklarında bir araya gelecek. “Doğa metalaştırılamaz”, “karbon ticareti değil adil geçiş” diyecekler. Uluslararası iklim adaleti hareketinin bir parçası olarak biz de orada olacağız. Çünkü Belem’deki resmi müzakerelerde halkın değil, şirketlerin sesi duyulacak. Ama karşı zirvede, Amazon’un ve dünyanın gerçek sahipleri konuşacak.

Antalya mı, Avustralya mı?

Bir sonraki zirve için yarış şimdiden başladı. Türkiye Antalya’yı aday gösterdi, Avustralya da kendi ev sahipliğini dayatıyor.

Hükümetler bu tür uluslararası etkinlikleri bir tanıtım, prestij ve özel sektörler arası “yeşil işbirliği” fırsatı olarak görüyor. Oysa çoğu zaman sonuç ekonomik ya da politik kriz oluyor. Yunanistan örneği açık: 2004 Atina Olimpiyatları için yapılan harcamalar 15 milyar doları aştı; ülke altı yıl sonra borç krizine sürüklendi, kamu yatırımları çöktü. Türkiye’nin ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısında imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararnamesiyle çekilmesi, vitrinle gerçek arasındaki uçurumu gösterdi.

Antalya’nın COP31 için aday gösterilmesi de aynı vitrin siyaseti. “Yeşil dönüşüm” söylemi, özel sektör yatırımlarıyla “yeşil büyüme”ye indirgeniyor. Oysa ne bir emisyon azaltım planı var ne de fosil yakıtlardan çıkış takvimi.

Gerçek kriz, gerçek strateji

Gerçek soruna dokunmayan bu zirvelerin Türkiye’de ya da başka bir yerde yapılması sonucu değiştirmiyor. Gerçek bir iklim kriziyle mücadele stratejisi gerekiyor. Bunun için emisyon ticaretine dayalı piyasa çözümleri değil, üretim ve tüketim modellerinde köklü bir dönüşüm lazım. “Yeşil finans” adı altında özel sermayeyi teşvik etmek yerine, kamusal ve adil yatırımların öncelenmesi şart. Karbon nötr hedeflerinin arkasına saklanan masallara değil, fosil yakıtlardan planlı ve geri dönüşsüz bir çıkışa ihtiyacımız var. Ve en önemlisi, göstermelik “kadın ve gençlik forumları” değil, karar süreçlerinde hak temelli, eşit ve gerçek bir katılım olmalı.

Biz ne yapacağız?

Belem’de Halkların İklim Zirvesi’nde olacağız. Köylüler, işçiler, kadınlar, gençler ve yerli topluluklarla aynı safta, aynı taleple: Gerçek adalet, gerçek dayanışma, gerçek dönüşüm.
Eğer bir sahne kurulacaksa, o sahnede köylüler, işçiler, kadınlar ve gençler konuşmalı.
Eğer bir dönüm noktası olacaksa, bu yukarıdan değil, aşağıdan gelen bir dönüşümle mümkün.

COP31’e değil, gerçek dönüşüme ihtiyacımız var. COP31 Antalya’ya yapılacaksa Halkların İklim Zirvesi de orada olacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ecehan Balta yazdı: Denizi kafeslemek: Kafes balıkçılığı balıkçılık değildir

18 Ağustos sabahı Rize’nin Pazar ilçesindeki Balıkçı Köyü’nde jandarma,...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Ecehan Balta yazdı: Avrupa’nın çöpü Adana’da

Pembe bir Barbie çantası, çamura yarı gömülmüş halde duruyordu....

Ecehan Balta yazdı: NATO’nun savaş bütçesi, fosil yakıt düzeni

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ağırlık merkezi Donald Trump’ın yıllardır ısrarla...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın