yaklaşımlarAykut Bektaşoğluİçinizi düzelteceksiniz. Öyle mi? – Aykut Bektaşoğlu

İçinizi düzelteceksiniz. Öyle mi? – Aykut Bektaşoğlu

Sevsinler sizin içinizi…

‘Ne yapalım artık?’ diyorsunuz. ‘ Ülke olarak, bir ve beraber olarak, nemalanacak daha mümkün bir yer bulamadık. Hadi bakalım, el atın da kendi içimizi düzeltelim. Mutlu geleceğe yürüyelim.’ Yani? Mevcut avanta düzenine devam… hayırlısı…

Yemin ederim, şu bizim Kıbrıs kadar bir ve beraber bir toplum daha yok…

Bu sözümü şuraya yazın; Kıbrıs’ta şovenizm tavan yapacak. Demedi demeyin…

İçimizi düzeltelim hevesleri, istibdat eğilimlerini ortaya çıkaracak ve iç ve dış destekçileri tarafından güçlendirilecekler… Bunun Türkçesi budur…

Niye böyle diyorum?

Hemen tüm kesimler, memleketin bir hal yordamına sokulması için denetimsizlikten şikayetçidirler ve bu bağlamda, zaptiye tedbirlerinin güçlendirilmesinden bahsediyorlar. Sözüm ona, barışçı-ilerici kesimler de dahil…

Ne olmuyorsa olmasın, düzen bozulmasın… Kolay yaşam, bir şekilde devam etsin…

Anlaşılan bu. Yalansa, nasıl yalan? Söyle…

Yoksa bana, ‘iç düzeltme’ safsatasını anlatmaya çalışma…

Hangi içten bahsediyorsun?

Bildiğim iki iç var ki, birinciye inanamazsın,

İnanılmaz düzgün. Neyini düzelteceksin? Bu ‘İç’, iç destekleri olsun, dış destekleri olsun, her yerden yönlendirilir ve bütün arzuhalleri de yerine getirilir…

Bu güne kadar ne istediler de elde etmediler. Ne istediler de verilmedi…

Bu ülkede, bunlara ‘Yöneticiler, eşraf memurları ve örgütleri’ denebilir. Gayet düzgündürler…

Düzeltilmeye de ihtiyaçları yoktur…

Bildiğim diğer bir iç,

Pek düzgün sayılmaz. İyice dağılmış.

Büyük bir kısmı, son altmış yıldır dünyaya dağıtılmış, göç ettirilmiş. Kalanların bir kısmı, önce esnaf olmuş, faiz düzeninin esaretine hapsedilmiş, aileleri dağıtılmış, mutsuzluk sarmalında yaşamlarını sürdürmeye devam etmektedirler… Daha bunları mı düzelteceksin? Yeni yükümlülükler altına mı sokacaksın? Niyetiniz ne? Gücünüz kime yetiyor?

Güney Kıbrıs’a gidip çalışan işçilere yasak mı koyacaksınız?

Denetimleri mi arttıracaksınız?

İçimizi düzeltelim diyenlerin hiçbirisi, mutsuz edilenlerin yanında durup, kendilerinin de dahil olduğu, faiz düzenine karşı, tek laf etmediler. Sermaye düzenini kutsadılar…

 

Muhalif-demokrat kesimlerimiz ise oldum olası, kendilerini tanımlarken, Kıbrıs’ın ortak yönetimini arzuladıklarını söylediler. Bu söylem, onların yenilikçi, değişimci olduklarını belli eden yeterli bir kavram sayılmıştır. Başka da bir özgün demokrat tavır ölçütü gelişmemiştir. (Ama ille de yönetim ve denetim). Hepsinden bağımsız, özgürlükçü sivil toplum özlemlerinden bahsedilmemiştir…

Dönem dönem gelişen bağımsız tavırları, toplumun bünyesi kabul etmemiştir…

Taraflar denilenin, Türkler ve Rumlar olmadığını, sorunun ‘Kıbrıs Meselesi’ olmadığını, sorunun, Kıbrıs’ta ve bölgedeki mağdur olanlar ve egemenler arasındaki çelişkiden ibaret olduğu görülmek istenmemiştir…

Zoruna gitmiştir. İnkar etme…

İçimizi düzelteceksek, önce çaresizlerin kurtuluşları hakkında kafa yormalıyız. İktidar sınıflarının yönetim aklı ve aygıtları olmak bize düşmemelidir. Kaldı ki istibdadın  -denetimin- nasıl daha iyi olabileceğini, temcit pilavı gibi ağızlarımıza almamız, pek yakışık almıyor. Kime karşı durulması gerekiyorsa, ona durulmalı. Birbirimizi kandırmaya çalışmayalım…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Yaşam alanları, müşterekler, kamunun olanlar yok edildikten sonra neyi kurtaracaksınız?

...yaşam alanları, müşterekler, kamunun olanlar yok edildikten sonra neyi...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Kapitalizme karşı özgür, demokratik, insan ve doğayı önceleyen bir Kıbrıs yüceltilmeli

Ekonomi büyütülüyor Ekonomiyi büyüterek daha çok gereksiz iş alanı ve...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Barış ve demokrasi asıl sahibi olan halkın elinde yükselecek

Görünen o ki, hareketli bir yıl yaşanacak. Önümüzdeki iki...

Halk direnişi sevdi, grev dalgası iktidarı korkutuyor – Aykut Bektaşoğlu

Bir adım öne çıkmışken, demokratik düzenin nasıl oluşturulabileceği konu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Canlı yayın