iktibasMetin YeğinGelecek mi? Ne istenebilir ki? - Metin Yeğin

Gelecek mi? Ne istenebilir ki? – Metin Yeğin

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:
Venezuela’da altın madenlerini dolaşıyordum. Bir evin bahçesinde karı-kocanın kendi kuyuları vardı. Hiçbir şey yasal değildi ama zaten bu gerekmiyordu da.

Çıkrık sesini çok iyi hatırlıyorum. Her dönüşü ip kopuyor sesi veriyordu. Bolivya’da gümüş madeninin dibinde bir yerdeydim. Daha da derine bir kuyuya iniyordum. Her çıkrık dönüşü ip kopması gibi geliyordu; çünkü beni indiren madenci uyarmıştı. 15 yaşındaydı. İp kopması sesini duyduğunda kollarını bacaklarını açıp duvara tutun, seni oradan alırım demişti.

3-4 çıkrık sesinden sonra aldırmamaya başladım. Zaten yapabileceğim bir şey yoktu. 50 metre kadar derinliği olan bir kuyuya düşerken, duvarına tutunanabileceğimi pek sanmıyordum. Bu yüzden dert etmemek en iyisiydi. Uçakta uçuş korkusu gibi bir şeydi bu. Korkmak bir şeyi değiştirmiyordu.

Tabii ki her şeyi şansa bırakmadım. Güvendiğim şeyler vardı. Madene girerken önce madenciler Azize’nin önünde haç çıkarma töreni oluyordu. Zayıf, bodur bir azizeydi. Alçıdandı. En azından azize gümüşten olmalıydı diye düşünüyordum. Gümüş madeniydeydik çünkü. Sonra belki Azizeyi de satarlar diye alçıdandır diye düşündüm ama üstü bütün gümüş tozuydu.

Madenci üstleri ve yüzleri, boğazları ve akciğerleri gibiydi. Bazı yerleri kırılmıştı. Alçı gümüşlenmeyi bekliyordu kırıklarda. Madencileri koruduğu söyleniyordu ama ona pek güvenmiyordum. Haç çıkarmadığım ya da çıkarmayı bilmediğim için değildi bu. İstesem öğrenirdim zaten. Ne olacak iki el hareketi. Bilmem kaç rekat değil ki.

Tio-Amca’ya güveniyordum ben. Girişten 50 metre kadar daha aşağıdaydı. O da kısaydı ama bence yakışıyordu ona bu. Çanak çömlek toprağından yapılmıştı ve bir yanağı şişti. Koka yaprağı çiğniyordu. Önünden geçerken sigara ya da koka yaprağı bırakılması gerekiyordu. Belki bu yüzden ona güveniyordum, en azından sadece el hareketi yapmıyorsun. En az 2-3 koka yaprağı bırakmıştım. Kuyuya düşmemi engellerdi sanırım. Gerçi tahta çıktık meselesini bilseydim haç da çıkartırdım… Öğrenirdim…

Venezuela’da altın madenlerini dolaşıyordum. Bir evin bahçesinde karı-kocanın kendi kuyuları vardı. Küçük bir bakkal dükkanı gibiydi. Bir 12 metrelik kuyuları ve henüz 3 metrelik başka bir kuyuları vardı. Hiçbir şey yasal değildi ama zaten bu gerekmiyordu da.

Chavez eğer kooperatif kurarsanız size bedava petrol veririm diyordu. Legal ve güvenli olursunuz. Pek kimse yanaşmıyordu. Çünkü herkesin kafasında, bir sabah kalktığında 100-200 bin dolarlık bir altın kayası bulma umudu vardı. Ben hiç bulana rastlamadım ama bu zaten bir şeyi değiştirmiyordu. Olmayan altın kayası, olan bir kooperatiften daha gerçek geliyordu.

Evin kadını Maria ‘Altın sizin için süs eşyası, bir takı ama benim için ekmek’ diyordu.

Bolivya’da kuyuda, madenciye, ‘gelecekten ne istiyorsun diye sordum, dedim ya 15 yaşındaydı; ‘Gelecek mi? Ne istenebilir ki’ dedi.

Sonra maden çıkışına doğru yürüdük. Azize ve Tio bizi bekliyordu…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
933AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

Canlı yayın