yaklaşımlarAlpay DurduranDünya düzeni liberal ekonomi dizginlenmelidir – Alpay Durduran

Dünya düzeni liberal ekonomi dizginlenmelidir – Alpay Durduran

Türkiye döviz krizi yaşıyor ve faizleri artırmaktan başka silahı kalmadı. Bunu ideolojiyi değil hesabı dikkate alan ekonomistler vurguluyor. Ama çare deseniz çarenin ne için arandığını bile belirtmiyorlar. Çare olarak “dövizin değerinin artışını önlemek” belirlenirse döviz artmasa bile işlerin kötüleştiğini gördüklerini söylemeden de edemiyorlar. Yani dövizin artışı önleseler de sorunlar devam ediyor.
Tarımda hemen bir çare belirlendi ve çare diye ithalatla fiyatları düşürmeye çalıştılar. Sonuçta tarımdaki fiyatların azalacağına artığını hem de destek paraları da ödendiğini açıkladılar. Daha da kötüsü tarım alanlarının da azaldığını ve pamuk gibi bir ürünün daha az alana ekilip ithalinin arttığını gördüler.
Bir anlamı varmış gibi desteğe verilen parada %62 daha fazla para ithalata gitti diye yorum yaparken gösterdiler ki ilgili bileşenleri tam olarak göz ününde tutmazlar ve devlet maliyesi ile milli gelirin unsurlarını ayırt etmezler. Yani verilen bilgilerden çare ortaya çıkarılamaz ve durumun içinden çıkılmaz olduğundan başka bir şey söylememiş olurlar. Yoksa ithalattaki artışı pamuğa destek diye verseniz daha fazla pamuk üretemezsiniz, çünkü pamuk fiyatları destekli ama o fiyatlarla ancak bu kadar üretim yapılmasını halk kabul etmiştir. Hesaba pamukta verimliliği ve teknolojiyi ve dış rakipleri düşünmeden planlama yapılamaz. Sonunda büyük bir para ile garı memnun bir üretici kitlesi ortaya çıkabilir ve krize neden olur.
Az kuru az pilav gibi yemek güzel olabilir ama kapitalist anlayışla plan yapmak başkadır, kapitalizmle yarışabilecek sol bir plan yapmak başkadır. Kapitalizmi seçtiler ve serbest ticareti ve konvertibl lirayı benimsediler ama aynı zamanda baba devlet hem de dünyaya meydan okuyan devlet olmayı da düşündüler.
Kapitalizm der ki devlet destekleri piyasayı bozmamalıdır. Bunu yaparsanız piyasa bozulur ve fiyatlar farklılaşır yani AB bile hala fiyatların kendi içinde farklılaşmasını önleyememiştir. Yani kapitalizmin alternatifi kalmamıştır iddiası masaldır. Olmayan farklılaşması karşısında kapitalistlerin rekabetine rağmen desteklenen sektörün yarışmada kalmasının sağlanmasına yetecek kadar hesaplı kitaplı gidilebilmesidir. Bunun sağlanabilmesi ise ancak etkin ve verimli ve kalemi sıkı şekilde izlenen şeffaf devletin gerçekleştirilmesine bağlıdır. Bunu başarmadan gidilecek yol hababam usulüdür ve hep sancılı olur. Asları yüzünden pahalı halde sürdürülebilir. Onun içindir ki Türkiye her zaman devlet desteklerinin incelenip yararlarına göre kaldırılmasını bastırır. Kendi icadı önlemler bile yarasız bulunup kaldırılsın der.
Sanki kendi yapabildi de bizimkilere akıl verir.
Kalkınmaya ihtirasla bağlı bir siyaset sağlam bir yönetim kurmak ve dövizi adım adım izlemek zorundadır. Yoksa hem liberal hem de kalkınma hevesinde ama olup biteni izleyecek bir sistemi bile yok; öyle şey başarılı olamaz.
Daha ileriye bakıp sistemini kurmadan devlet oraya buraya tüzüklerle müdahale ederse orada yolsuzluk ve suiistimal egemen olur ve ne demokrasi yaşar ne de ekonomik hamle yapılabilir.
Dünya düzeni de bir yığın uluslararası anlaşmayla liberal ekonomiyi egen kılmıştır. Onun için o da ancak etkin ve verimli bir devlet yapısıyla ve halkının yüksek ahlak sahibi olmasıyla açılacak yolda ve dünya düzenine kaşı çıkacak güçte olmakla sağlanabilir.
İşimiz zor çünkü bir daha devlet neyi ne kadar destekliyor öğrenemiyoruz. Destek ne işe yaradı diye bir değerlendirme yapıldığını göremiyoruz. Konuşmalar hep devlet himayesi aramaya dayalı olarak yapılıyor. Maliyeti değerlendirilmiyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
944AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Nereden bakarsan bak!

Siz ne kadar çırpınırsanız çırpının. Var olan gerçeklerle değil...

Fikret Başkaya yazdı: Kapitalizmden çıkmanın gerekliliği ve aciliyeti…

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Canlı yayın