arşivhaberDAHA KAÇ YÜREK TRAFİK TERÖRÜ YÜZÜNDEN DURACAK? - Salih Batak

DAHA KAÇ YÜREK TRAFİK TERÖRÜ YÜZÜNDEN DURACAK? – Salih Batak

Kategori:

Evet, benim de her yurttaşın, her insanın almaya hakkı olduğu gibi bir ehliyetim var… Ve her yurttaş gibi şikâyet etme hakkım da var.

“Olmaz olaydı” diye çok iç geçirmişliğim olmuştur ama alternatif bir çözüm yolu maalesef yok…

Tek yaptığım, trafik teröründen nasibini almış, suçlu veya suçsuz zarar gören insanların arkasından üzülmek ve devletin acizliğini izlemek…

Hepsi bu…

KKTC’de, toplu taşımacılık neredeyse, sıfırın altında eksi otuz bir…

“Çük kadar adamızda, sokağa çıkmaya korkar olduk” diyebilecek haklı bir bahanemiz de trafik terörü…

Trafikte can kaybının yaşanmadığı gün ya da hafta geçmiyor. Neredeyse her gün bir can dikkatsizlik veya sorumsuzluk yüzünden hayatından oluyor. Bir can demek: Onlarca aileyi ölümden beter etmek demek… Genci/ yaşlısı sokaklarda affedersiniz çatır çatır giderken “nerede bu ‘devlet’?” diye soran yok!

Neden bir önlem alınmıyor kimse merak etmiyor…

Hız yapan kişi suçludur mutlaka…

***

Altı aydan fazla İngiltere’de yaşa(mak zorunda kal)dım. Neredeyse geri döneceğim güne kadar, trafik kurallarına bir türlü alışamamıştım.

Neden mi?

Kıbrıs’ta yaşadığım süre zarfında trafik kurallarına uyum konusunda çok umursuz davrandığımızdan, ‘yaya’ geçidinden geçmeden önce arabalara yol veren ben oluyor(d)um – şoför efendinin nezaketen teşekkürü dâhilinde tabii- ve sonra eğer yol müsaitse benim geçme hakkım doğuyor.

Yurtdışına ilk gidişimdi, abartmıyorum: Ehliyetimi aldığım ilk sene olduğu için arabalara karşı çok düşkün bir dönemdi benim için… Ve İngiltere’de altına araba çekmek için çok imkân olduğu halde; toplu taşımacılığın (kırmızı otobüsler ve metroların) verdiği kolaylık ve zevki arabalara tercih ettim…

Arabasız da yaşanabileceğini ya da arabaya sanıldığından çok gerek olmadığını ancak orada yaşayıp görebilen insan bilebilir…

Ve birde çoğu kez yaya geçitlerinden geçerken ne zaman yolun kenarına yaklaşsam yaya geçitlerinde durduğum için, sekiz milyon kere uyarıldığım oldu şoförler tarafından…

Yaya geçitlerinin de yayalara ait olduğunu yine orada fark ettim…

Bu daha bir kaç örnek elbette. Sadece aklımda kalanlar…

***

Kıbrıs’ın güneyindeki durumu bilmiyorum ama Kuzey’de son haftalarda üzüldüğüm birçok haber aldım. Özellikle Kamil amcanın yok yere aramızdan ayrılışı beni derinden etkiledi…

Tanışıklığımız var…

Çok sevecen bir insandı…

Bana çoğu kez 1950 sonrası Kıbrıs’ta yaşanılan olayları ve kendisinin olaylar içindeki rollerinden bahsetti…

TMT’nin çıkardığı infaz listesinde ismi bulunduğunu…

Birkaç kez ölümle karşı karşıya geldiğini…

Ve daha neler…

Geçen gün, pisipisine trafik terörünün kurbanı oldu…

TMT’nin yapamadığını, Trafik terörü yaptı yani!

***

İtiraf etmek gerekirse haberi görmesem bu konuda yazı yazmayı düşünmeyecektim bile…

Fakat suçlu aramaktan çok madem bu olaylar sıklıkla yaşanıyor, bu işte de devletin büyük bir sorumsuzluğu var.

Arkadaş sen madem devletim diyorsun, “yok çok hızlı sürüyorlar, yok aileleri daha elleri doymadan altlarına son model araba çekiyor ve saire” gibi bahanelerin altına sığınarak sıyrılamazsın… Mademki bu kuduzlar saatte 240 km. hıza ulaşabiliyor ve madem ki sende bunların adaya girmesine izin veriyorsun ve madem senin toplu taşımacılığın yok: Gençtir basacaktır devlet baba. İlle de biri mi hatırlatacak bunu sana, yoksa bir tek vatan hainleri işgal/ barış/ korsan deyince mi aklına gelir devlet olduğun?

Olur olmaz yere kamera takmakla kazaları önleyemezsin…

Ya da şehir içinde işinden, 100 metre öteye gitmek için kemerini takmayan insana yüzlerce lira para kesmekle bu sorunlar önlenemez…

Kimi zaman başımıza bir dert gelmezse akıllanmayız derler… Biz dertler yumağında boğulur olduk, hala bu duruma dur diyebilecek bir girişimde bulunan yok.

***

Kamil Tuncel’in, canı pahasına sendikal harekette verdiği mücadeleler, iki toplumun kardeşçe yaşayabileceğine yürekten inanan ve bu yolda uğraş veren güzel insan: Biz genç nesillere miras bıraktığın mücadele devam edecek…

Kamil yoldaşımızın ve tüm ailesinin başı sağolsun…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısı Dükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,487BeğenenlerBeğen
1,562TakipçilerTakip Et
3,957TakipçilerTakip Et
848AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Ortadoğu’da Kurban Bayramı çok buruk geçti

Kıbrıs'ı da genellikle iki kıskaç içinde Ortadoğulu da sayanlar...

D-79 Talimatı – Taner Akçam

Ekte orijinalini de yayınladığım bir belge var.  “1- Askeri Mekteplerimize...

Varlık barışı ve uluslararası alanda gri liste riski — Tuncay Kapusuzoğlu

I- Yasal düzenleme  Varlık barışı düzenlemesini de içeren kanun teklifi, 21...

Fetih söylemi ve Gezi hakikati — Gözde Bedeloğlu

29 Mayıs, İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümüydü. Haliç’teki törende...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....

Esas galip – Neşe Yaşın

Her günün bir iç müziği var. Bazen sabitleyemezsin bu...

Haydutluğun stratejik bağlamları — Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump’ın muhataplarına “Hadi oradan, densiz” dedirten...

Canlı yayın