Nükleer karşıtı haber ve yazılaranti-nükleer yazılarÇernobil’de kaç kişi öldü? - Tayfun Özkaya

Çernobil’de kaç kişi öldü? – Tayfun Özkaya

çernobilçernoBaşı buzdolabında, ayakları ise bir fırında olan adama “nasılsın?” diye sormuşlar. Adam da “ortalama olarak iyiyim” demiş. Üniversitede öğrenci iken istatistik hocamız bu fıkrayı anlatmıştı. Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Sayın Taner Yıldız birkaç yıl önce “Amerikalıların yaptığı istatistik hesaplamalara göre bekâr kalmanın insan ömründen 6 yıl, nükleer santrallerin ise sadece 0,03 gün götürdüğünü” açıklamıştı. Bu hesap sanırım ABD’de nükleer kazalardan öldüğü resmi kurumlarca kabul edilenlerin kaybettikleri yılların toplamının tüm nüfusa bölünmesi ile bulunuyor. Ve bu hesap bizim fıkramıza çok benziyor.

Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Santralı kazasında Birleşmiş Milletler Atom Radyasyonu Etkileri Bilimsel Komitesine (United Nations Scientific Committee on the Effects of Atomic Radiation) göre 4000–5000 kişi ölmüştü. Halbuki New York Academy of Sciences’da yayınlanan Rus yazarlar Alexey V. Yablokov, Vassily B. Nesterenko, ve Alexey V. Nesterenko tarafından yazılan bir esere göre (Chernobyl: Consequences of the Catastrophe for People and the Environment ) 2004’e kadar uzanan ölümlerin bir milyona çıktığı açıklanmıştır. Bu ölümlerin de 170 bininin Kuzey Amerika’dan olduğu kaydedilmektedir. Şimdi diyelim ki bir milyon değil de sadece 4000 kişi öldü. Bunların hayatından 0,03 gün gitmiş olmuyor. Ayrıca ölmemekle birlikte yüz binlerce kişi hasta oldu. Yüz bin kişi yüksek dozlarda radyasyon aldı. Bu bölge bugün hayalet kent halindedir. Yolların ortasından ağaçlar çıkıyor.

Felaket Ukrayna, Belarus ve Rusya’da 7 345 329 (yazıyla yedi milyon) kişiyi çeşitli şekillerde etkiledi. Evlerini terk ederek yeniden başka yerlere yerleştirilenlerin sayısı 492 099’dır. (yazıyla yaklaşık yarım milyon) Bu sayıları veren Birleşmiş Milletlerin UNDP, UNICEF ve WHO örgütleridir. 2002 yılında hazırlanan rapor (The Human Consequences of the Chernobyl Nuclear Accident -A Strategy for Recovery, www.unicef.org/newsline/chernobylreport.pdf) bu sayıları vermektedir.

Bu insanlar hala evlerine dönemiyor. Yüzlerce yıl bölgeye dönülemeyeceğini uzmanlar söylemekte. Şimdi ölen, hasta olan, memleketini terk etmiş ve ömrü boyunca dönemeyecek olan Çernobilliler için bu 0,03 gün hesabının bir anlamı var mı? Bekâr kalmak ile nükleer santral zararları arasında başka bir fark da var. Sanırım hiçbir hükümet bazı vatandaşlarını bekârlığa mahkûm etmiyor. Bunun bireysel bir karar olduğunu söyleyebiliriz. Ancak doğduğunuz bir kentin veya köyün yakınına size hiç sorulmadan bir santral getiriliyor.

26 Nisan Çernobil felaketinin yıl dönümü. Bu olayın tarım üzerinde de çok ağır etkileri oldu ve oluyor. Atom santralinin 400 km uzağındaki köylerde sütteki kirlenme düzeyinin standartlarda izin verilenin 200 katı olduğu saptanmış. (Yeni İnsan Yayınevinin “Çernobil Halk Mahkemesi” kitabı, sayfa: 57)

Yurt Gazetesi, 2.5.2013


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Putin’in öpücüğü: Akkuyu Nükleer Santrali! – Yusuf Karadaş

Her ne kadar Erdoğan’ın hastalığının gölgesinde kalmış olsa da...

Akkuyu NGS durdurulsun – Özge Güneş

Almanya’da 60 yılın ardından nükleer enerji dönemi sona erdi....

Çernobil nükleer gerçekler Akkuyu yalanları – Fatoş Negiş

İnsanları ve doğa üzerindeki tüm canlıları yüzyıllarca etkileyecek olan...

Çernobil’in yıldönümünde nükleer yakıt müjdesi – Bayazıt İlhan

Kulağa tuhaf geliyor, değil mi? Dünya tarihinin gördüğü en...

A’dan Z’ye Akkuyu Nükleer Santrali ve uyku kaçıran endişeler

Nursun Erel muhalif.com.tr'deki yazısı için Necdet Pamir ile A'dan Z'ye nükleer santral konusunu görüştü
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
940AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yunanistan, Sırbistan ve K. Kıbrıs

Son günlerin konusu: Girne'den kalkan tekne veya geminin batması....

Ceren Ergenç yazdı: Çinli işçinin beklenmedik ‘müttefiki’

Türkiye'de yaz boyunca fazla mesai haberleri üst üste geldi....

Yusuf Karadaş yazdı: ŞİÖ zirvesi, Erdoğan-Putin görüşmesi ve S-400’ler meselesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İş Birliği Örgütünün (ŞİÖ) genişletilmiş başkanlar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

Canlı yayın