yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÇakışan gerçeklerle, sorgulama yapma girişimim - Özkan Yıkıcı

Çakışan gerçeklerle, sorgulama yapma girişimim – Özkan Yıkıcı

Bazen şartlar size önemli zenginlikleri karşınıza getirir. Aslında bu yıl ki temuz ayı bu örneklerle geçiyor. Şimdide yakın tarih ile gelinen noktayı birlikte sorgulama kolaylığı yaratan zaman dilimindeyiz. Bir yanda 15 20 temuz yetmişdört döneminin yıl dönümü,, öte tarafta da iki tarih arasında yapılan görüşmeler.. yakın tarihteki Kıbrısın fiylen ikiye ayrılmasından şimdi gelinen sonuçları ayni günlerde birlikte kolayca sorgulama geniş alanına da sahiplik yapılmaktadır. Tabi ki konuya diyalektik bütünsel bakış  kuralına düşünsel olarak bkavrıyorsanız.

Tam da yirmi temuz gününe geçtim. Uykum da kaçtı. Daha önce yazacaktım. Halsiz olduğum için, biraz kestirdim. Sonra gecenin ağustos bögekleri sesleri ile gecikerek yazıya vaşladım.

Girişte belirtiğim gibi: hem önemli yakın tarih günleri, hem de günümüzde hesapta çözüm görüşmmeleri garip olmayan, yetmişdört Kıbrıs faciyasını yaratan kesimler, şimdi masada hem de tam elibir yıl sonra masada. Bu dahi sorgulamaya yeter ve artar. İki toplum lideri ve garantörler. Ayni durum yetmişdörtde Yunanistan cuntalı Kıbrıstaki darbe ve sonradan Türkiyenin adaya çıkıp bir bölümünü ele geçirip yeni yapısal sistem kurma sıçramaları yaşandı. Adanın bağımsızlığğı ve toprak bütünlüğünün garantörleri resmen ikiye ayırıp tam tersiyle pratiği gerçekleştirdi.

Aradan elibir yıl geçti. Deyerlendirme yapmak için önemli zaman dilimidir. Zaten, daha aştan, darbe yapılacağı anlaşıldığı anda dahi Kıbrısın ikiye ayrılacağını herkes kabulleniyordu. Yine, Türkiye adaya çıkarken bir daha çıkmayacağı inancı da kesindi. Ama yine de laflar uyduruldu. Barışn falan dendi. Garantörl,ük hakları denip “aslında tam tersiyle” süreç sıçrayarak devam ediyordu.

Fazla söze gerek yok: tam elibir yıl sobnra yapılan arradaki görrüşmeler, her şeyi anlatmaya yetip artıyor. Parçalama ve sistem içinde tutna stratejisi sürerken, hep “iki toplum, çözüm”deniliyor. Ama yaşadık ki öyle çözüm veya yine alınan B.M. kararlarından esinti yok. Ama görüşme sonrası da herkes memnun. Ozaman, sistemi kim değiştirecek sorusuyla kalırz.

Önceden hiç olmazsa, zıplamacılar zıplayıp “cesaretytlendirin” diyordu. Kimisi de Guterese mektup gönderiyordu. Bazı ganimet yiyicisi de endişeler duyar gibiydi. Bu defa hiç olmadı. Görüşmelerden memnunherkesli sistam tutsaklığı olup geçildi. Ama B.M. de memnun. Nedeolsa onca soykırımlı yaşananlar varken, pek de muhalefif ses olmayan Kıbrıs kısır döngüsünde, diplomatik atış yapma alanı serbesti.

Derken yirmi temmuza geldik. Daha görüşmelerin havası sıcakta yakarak hissedilirken, hamasi törenler, kükremeler ve çığlıklar adanın iki tarafında esmeğe başladı. Bu arada küliye gee gerçeği ile Erdoğanın gelip konuşması da konunun öyle görüşmeler falan masalını çoktan yerlebir yapacak. Tabi küliye benim yaşadığım yerin dibinde olması nedeniyle de ben oradan uzağı seçtim.***

Tam elibir yıl oldu. Daha Girnede çatışmalar olurken, hepimiz biliyorduk ki artık ada fiylen ikiye ayrılacaktı. Kuzeği Türkiyeleşecekti. Ne anlaşmalar nede gösterilen gerekçelerin hiçbir anlamı yoktu. Kıbrıs yakın tarihi bunun zamana yayılan kanıtlarıyla doludur. Görüşmeler ve şu veya bu anlaşma denilirken, kuzey ilhaklaşma güneyde başka isimle resmen yeni sömürgeciliğin Ortadoğu örneği olarak yerini alıyordu. Hep anlaşma denildi. Bazı ilkesel anlaşmalar da oldu. Birçok uluslarası kararlar da alındı. Ama bunlara ters gelişmeler de devamdan başka işlevcvi yapmadı. Sonuçta da yapılan anlaşmalar, alınan uluslarası kararlar değil elilerin stratejik siyasal planı hayata geçti. Bunun üstünü de başka sanal gereçklerle doldurup resmi idolojikleştirildi. Öyle bir hal oldu ki yazılı metne rağmen çekinmeden kocaman yalanlarla kendi gerçekleri yaratıldı. En başta da garantörlük ve adanın bağımsızlığını istemekti.

Kısaca, bir yirmi temmuza daha geldik. Çok net elibir yıl sonuçlarıyla birlikteğiz. Bir de küliye gerçeğimiz de oluştu. Hamasi ve çığlıklar etrafta dolaşır gibi olacak. Banbaşka Kıbrıs anlatılarıyla da gün geçecek. Zaten kuzeydeki nifusun hen de çok önemli kesiminin ilgili süreçte burayla alakası da yok. Ama tam da bu hamasi kasırgada, öte yandan da B.M. kontrolundaki görüşmeler mezesi var. dileyen istediğini alıp yer. Fakat, artık Kıbrısa elfatiha çoktan okunmasıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın