arşivUlus IrkadBARIŞA GİDEN YOLLAR NASIL DÖŞENİR? - Ulus Irkad

BARIŞA GİDEN YOLLAR NASIL DÖŞENİR? – Ulus Irkad

Kategori:

Şu anda Doğu Akdeniz’de meydana gelecek bir savaşta taraflardan biri olabilme ihtimalimiz yüksek ve beklemediğimiz anda da bu çıkacak olan savaşta kafamıza bombalar da düşebilir.Bu yarışta bir menfaatimiz de yok. Ama savaşın içinde taraflardan biri olarak hiç beklemediğimiz bir anda kazaen de öldürülebiliriz. Maalesef barışta yüzümüze  bakılmasa bile, savaşta atılacak füzeler bizim işimizi bitirebilir.  Aynen 1974 yılında olduğu gibi savaş kapımıza dayanıp bir anda uyukudan uyanır gibi karşımızda savaşı bulabiliriz. Bunu Kıbrıs’ta yaşayan hiçbir kimse arzu etmez muhakkak. Ama gerçek de bu. O halde barışa giden yollar nasıl döşenebilir diye düşünmemiz ve kafa patlatmamız gerekiyor. Bana göre barış savaştan daha da zor. İnsanlar çok kolay kavga edebilirler ama barışmaları oldukça zordur. Çünkü savaş sırasında kan dökülmektedir. Kan dökülünce de aradaki husumeti nasıl gidereceksiniz?  Gideremezsiniz…Bu çok zaman alır. Veya bilinçli bir eğitim süreci takip edebilirsiniz. Psikanaliz metodları, toplumda oluşan nevrotik durumu ve travmaları yatıştırmak için çeşitli yöntemler uygulayabilirsiniz. Toplumları birbirlerini affetmek ve özür dilemek için çeşitli teknik ve metodlarla barışa hazırlarsınız. Empati yapma teknikleri öğretirsiniz. Öteki olan toplumun ne gibi acılar çektiğini kendiniz de onun yerine geçerek anlamaya çalışırsınız. Bir nevi roller üstlenirsiniz. Karşı toplumu affetmeye hazırlatılırsınız. Aradan geçen birçok ihtilaflı olayı affederek ve özür dileyerek barışa hazırlanırsınız. Güney Afrika’da da bu tip yollar denenerek ezenlerle ezilenler arasındaki ihtilafı sonlandırmaya çalıştılar. Gerçi sorunlar bitmedi ama hiç olmazsa büyük olaylar bu şekilde önlendi. Bir bakıma daha huzurlu bir ortam hazırlandı. İnsanlar çeşitli toplantılar veya konseylerde görev alarak deşarj olma süreci yaşadılar. İrlanda’da da aynı süreçlerden biri yaşandı. Eğitimde okulllardaki öğrenciler birbirlerini haftada bir gün olsun ziyaret ederek birbirlerini öğrenme süreci yaşadılar. Muhakkak olaylar hemen bitmedi ama azaldı. İnsanlar birbirlerini tanıdık sonra onlar hakkında önyargı üretmezler ve bir bakıma da olaylar belli bir noktada durgunlaşır. Pek tabi ki olayların veya ihtilafın durması için eğitimde de önlemler almak gerekmekte. Eğitimde neler yapılabilir?

Eğitimde bilinçli bir şekilde öğrencilerin üzerinde daha birbirlerini tanımadan önceki bilinç düzeyleri anketlerle ve mülakatlarla ortaya çıkarılabilir. Sonra gene “Barış Eğitimi” adlı bir eğitim verilebilir. Bu metod tabi ki çeşitli yollarla öğrencilere barışı öğretebilir. Bugün resimlerle bile hem o toplumun hem de o küçük çocukların toplumdaki yansımalarla bilinç düzeyleri ortaya çıkarılabilir ve genel kanılara bile varılabilir. 2004 tariihinde Gerek Kuzey’de ve gerekse Güney’de çocukların resimleri üzerindeki yapılan araştırmalarda toplumlardaki barış ve çözüm istenci konularında bayağı kesin saptamalara girişmiştik. Bu araştırmayı yapan da London School of Economics’de okuyan bir Kıbrıslırum genç kızdı. Kuzey’deki çocukların barış istenci gerçekten bu araştırmada da göze çarpmaktaydı. Pek tabi ki 2000’li yıllarda başlayan radikal çıkışlarla halktaki barış istenci gerçekten o sıralarda bayağı etkiliydi. Şu anda ne duruma geldiğimiz ise herhalde tartışılabilinir. Ama burada da gene şu sonuç çıkabilir, halkın değişim istenci  toplumun enerjisini ve değişim arzusunu da en doruk noktasına çıkarabilir. Bu arada değişim arzuları ortaya çıktığında oluşan politik bilinç çeşitli yaratıcılıklara da yol açabilir. Rönesans sırasındaki yaratıcılıklar o dönemde engizisyon ve gericliklere karşı da bir tepkiydi aslında.

Değişime öncülük yapma peşinde olanlar aslında değişim dinamiğini frenlemek için oraya gelmişlerse aslında bu değişim dinamiği pek fazla yaşamaz. Şu anda içinde bulunduğumuz kısır döngü de bundan kaynaklanmakta. Değişim arzularını dile getire getire öncülük mertebesine gelenler, eğer geniş bir vizyon hayal etmiyorlarsa değişim dinamiği büyük bir darbe yiyecektir.  Bu da o öncünün politik bilincinin, ideolojisi ve felsefesinin de tutarlı olmasıyla ilintilidir. Okumayan, kendini yenilemeyen, güncel politik konuları hem demokratik hem de ideolojik olarak kendi arasında tartışamayan bir partide hiçbir değişim olmamıştır ve bu gibi partiler de bunları yapmadıklarında gerici bir işlev yerine getirmektedirler.

Değişimin dinamiğini anlayabilenler gerçekten başarı kazanacaklar ve halka da liderlik ve öncülük yapabileceklerdir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Tartışmanın ortasında federalizm ve üniterizm – Ulus Irkad

Bizim tanınmamış ve pek de tanınacağa benzemeyen “KKTC”de ,...

Tarihle hesaplaşmamız – Ulus Irkad

Osmanlı adayı İngilizlere kiraya verirken aslında tüm mallarını ve...

Ekonomi de Kıbrıs sorunu da kötüye giderken- Ulus Irkad

Kıbrıs Sorunu Türkiye’nin tekelinde kötüye giderken son zamanlarda artık...

Evrensel hukuk yoksa kaybettiniz demektir – Ulus Irkad

Haftalardır tüm konular dönüp dolanıyor ve Türkiye’de artık devletin...

Sağ milliyetçi politikacılar harakiri mi yapıyor? – Ulus Irkad

Şimdi öncelikle son 70 yılda Kıbrıs görüşmelerinin geldiği en...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın