arşivAli SarıtepeAydınlarımız ve dilekçeleri - Ali Sarıtepe

Aydınlarımız ve dilekçeleri – Ali Sarıtepe

Kategori:

Ve her kesin eteğindeki taşlarını döktüğü bir sürecin yaşanıyor hali içerisinde, aydınlarımızın da; ilim ve irfanın kendilerinde vucut bulmuş haliyle düşüncelerini bizimle paylaşmaya başlamasının şansını yaşıyor haldeyiz.

Aydın üst başlığı ile anlatmaya başladıkları zaman/için, doğal olarak aydın olmanın olmazsa olmazları arasında olan; olgulara ve olaylara öncelikli olarak kendi öznel düşüncelerinden azade bir tutum içerisinde bakmalarının, onların çıkış noktası olacağı anlayışı aklımıza gelmektedir.

Olgu ve olaylara bu şekilde bakıp buna açıklık getirdikten sonra, duruma yorumlamalarını katmalarını beklemek, olgu ve olayın gerçeklik halinin tartışılmısı değil de; tespit edilen bu gerçeklik/objektiflik üzerinden edindikleri toplam edinimlerinin ifadesi olması gerekmektedir.

Anadolu topraklarıda medeniyetlerin ve kültürlerin üst üste yaşanmış olmasının zenginliklerinin getirdiği ufki genişlikleri yaşaması gerekirken, aydınlarımız; kültürel çoraklık/yoksunluklar içerisinden süzülerek gelen, kültürel damıtımları olmayan, okuma ve yazması olan karakterler olarak karşımıza çıkmaktadırlar.

Olgu ve olaylara, önce kendi öznelliklerinin ifadesi olan bir karar vermekteler, ondan sonra da bunun üzerine kendi mantık gömleklerini giydirip; öznelliklerini olgu ve olay/ olguların ve olayların objektif hali diye sunuma kalkmaktadırlar.

Bu şemsiye altında olan okuma-yazma becerili insanlara illa ki aydın denmesi gerekiyorsa, evet onlara aydın kelimesini kullanalım ama devletin aydını, çünkü onları anlatan en tam tanım/anlatım budur.

Türk milleti kavramını, kapsayıcı millet kavramı içerisinde kullandıklarını ifade ederler ve öyledir derler.

İyi güzel hoş da, madem ki kapsayıcıdır: TC devleti kuruluş aşamasından başlamak üzere, Anadolu ve Rumeli’de yaşayan Rumlar neden Türk milleti kavramı içerisinde görülmedi de, onlar ötekileştirilerek terk-i diyar ettirildiler.

Türk milleti kapsayıcılık kavramı esasıyla bir ifadeyse: 1922′ lerden itibaren TC devleti Kürtsüzleştirme politikası izledi. İnkar, asimilasyon ve katliamlar yaptı.

Daha düne kadar Rumlar, Yahudiler, Süryaniler terk ettirilmelere uğratılmadı mı!

Ermeni soykırımıyla tarih sahnesinden silinmeye çalışılan halk, hala baskılanmıyor mu!

Madem ki Türk milleti kavramı kapsayıcı bir kavramdır, yapılan bu şeyleri Türk milleti kapsayıcılığı içerisine nasıl sokacağız!

TC’nin aydınları; TC’nin kuruluş halini kutsal doğru olarak konumlandırıp, ideolojilerini bunun üzerinden kurgulayarak; yaşananları ve yaşattıklarını görmezliyerek, Türk milleti kavramının kapsayıcı bir karakter olduğunu anlatmaktadırlar. TC aydınları kendi anlattıklarına kendileri de inanmamaktadır ama gayeleri gerçekleri saklamak olduğu için, izledikleri yol onlar için mübah olmaktadır.

Türk milleti kavramının kapsayıcılığı için şunu deseler, tartışması kendi içinde olmak kaydıyla anlaşılmaya çalışılabilinir:

Osmanlı imparatorluğunun parçalanması ve buradan ulus devletlerin kurulması aşamasında -geliş biçimleri saklı kalmak kaydıyla- Anadolu’ya taşınmış olan farklı etnik karakterli İslam/Müslüman ortak paydalı toplulukların, Osmanlı-Rus savaşlarının sonuçları olarak Kafkasya’dan sürülen Müslüman toplulukların Anadolu’da ki sosyal yaşama katılmaları Türk milleti kavramının geniş halinin alt yapısıdır, kapsayıcılığı budur.

Böyle bir tartışma ya da kavramsal anlatım, Anadolu’da yaşayan kadim halkları kapsamadığı için anlamaya çalışmaya kolaylık getirir. Anayurtlarından yoksunlandırılmış göçmenlerin Anadolu’yu yurt olarak benimsemeleri için yaratılmış bir kavramdır dense bu daha farklı bir şey olur.

27.03.2013 tarihinde Kayseri ‘de Yeni Ufuklar Dergisinin “Türkiye’nin Meseleleri” konulu panelinde:

Deniz Baykal, “Bu millet haysiyet ve şeref için Anadolu’yu temizleyip, bağımsız devletini kurdu. …”

TC devlet tarihinin kuruluşundan bu güne kadar ki hakim devlet politikasının anlatımının en tam sözüdür. Burada ki “temizleyip” kelimesi Anadolu’nun açık işgalinin sona erdirilmesini anlatan bir ifade olarak görmek mümkün değildir. Çünkü, “Türkiye’nin Meseleleri” panelinde meram bu değildir. Temizlemekten murat, Anadolu’nun yerleşik halkından olan Rum milletinin bu topraklardan yok edilmesinde   temel kırılmayı anlatmaktadır. Ve daha da başa dönersek Ermeni soykırımı da bu anlatıma girmekte, Türkiye halkı olarak kurulan devlette Kürt halkının asimilasyonu ve yok edilmeye çalışılması, yok sayılması anlatılmaktadır.

Devamla, “Ezanda,…bir olacağız”  bu ifadesiyle Türkiye’de din birliğini oluşturduğunu ve bunun mezhep birliği üzerinden yapıldığını gayet güzel anlatmaktadır. Diğer dinler yok derecesine düşürüldüğü için bahsetmiyorum.

“Kalıcı olan Türk milletidir, Türk devletidir.” anlatımıyla da TC devletini Türkiye devleti olarak değil Türk devleti olarak ve Türk devleti ile Türk milletini eşitleyerek bu topraklarda ki demografik farklılıklara ve inanma zenginliklerine ne kadar ötekileştici olduğunu en net şekilde anlatmaktadır.

Türkiye topraklarının anlatımı olmayan ve seksen yıldan fazladır egemen kılınmaya çalışılan tek din, tek millet kavramının, bu topraklara egemen edilemeyeceği artık bir çıplaklık olarak ortada durmaktadır.

Aslolan; tarihimizle hakikaten tanışmak ve hiç bir değeri inkar etmeden, ötelemeden, hayatı yeniden kurmaya başlamaktır.

Yoksa bu su ile bu pilav pişmez.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
958AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiltere nereye doğru gidiyor?

İngiltere'nin Kıbrısla alakalı önemi desem, artık K. Kıbrıs'ta nüfusun...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Canlı yayın