yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluAllah ve Edebiyat - Halil Karapaşaoğlu

Allah ve Edebiyat – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Edebiyat tarihinde Allah ve Edebiyat ilişkisi kuşkusuz kulağa çok heyecan verici geliyor…

Edebiyat, insanlığın tek tanrılı dine geçmesinden önce de vardı…

Konu itibariyle…

Sözlü halde var olmasıyla…

İnsan gördüklerini duyduklarını aktarmadan yapabilir mi?

İnsan gördüğü büyük bir hayvanı abartmadan anlatabilir mi?

Ya da ava çıktığında, öldürdüğü hayvanın hikâyesini kurgulamadan ifade edebilir mi diğer insana?

Kahraman olmak için kurguya, hayal gücüne, olmayan olaylara ya da karakterlere…

Gerçek olsa da olur sorun olmaz hiç bizim için…

İhtiyacı yok muydu?

İşte edebiyat insanın bir şeyi aktarmak istemesiyle belki de insandan önce vardı…

Yani Allah’ın icadından çok daha eskiydi…

Kökleri bizim zannettiğimizden daha derinlere gidiyordu…

*                                             *                                             *

Edebiyat “Allah’a” en yakın olan sanattır…

İlgi alanı o kadar bir geniştir ki, insanı aşan her şey dâhil içine girer…

Yeryüzünde ne varsa her şey…

Sosyoloji, psikoloji, felsefe, fizik, kimya…

Mimarlık, mühendislik…

Çöpçüler, maden işçileri, demirciler, dülgerler…

Torbacılar, keşler, alkolikler, serseriler, evsizler, gezginler…

Sanırım edebiyat Allah’tan daha öte de duran bir “şeydir”…

Allah kendine itaat etmeyeni sevmez…

Allah şeytanı da sevmez…

Günahkârların yeri yoktur Allah’ın katında…

Ama edebiyat şeytan dâhil gelmiş geçmiş bütün günahkârları kucağında besler…

Memelerinden süt içirir onlara…

Ve kuşkusuz Allah’ı rahatlıkla reddedecek kadar da isyankârdır…

Kendi kendinin varlığını bile reddedebilir…

O kadar da alçak gönüllüdür…

Kapınızın girişinde duran pas pas gibi onu yere serebilir, üzerine çamurlu ayaklarınızı silebilirsiniz…

Ya da tuvalette işiniz bittikten sonra tuvalet kâğıdı olarakta kullanabilirsiniz…

Allah bu işlerde işe yaramaz, ancak edebiyat ayaklarınızın altında da çiğner kendini, götünüzü de incitmeden iyi davranır ona…

Allah edebiyatı sevmese de yasaklasa da onu dönem dönem…

O Allah’ı da sever onun kullarını da…

Çok canı sıkılırsa, kafası atarsa bir gün…

Ne kullara bakar ne de Allah’a…

*                                             *                                             *

Edebiyatta Allah gibi kendine ibadet edilmesini sever…

Edebiyat okundukça, yazıldıkça var olur…

Hiç kimse okumasa yazmasa yok olur gider…

Allah’a da tapacak kimse kalmasa yeryüzünde…

Ne camilere ihtiyaç olur ne de kiliselere…

İbadet etmeninde dili yoktur…

Edebiyatında…

Hangi dilde olursa olur…

Ama her ikisinde de dil vardır…

Çünkü Allah’ın kullandığı dil da edebiyattır…

Edebiyatın ürünüdür…

Diyebilir miyiz Allah’ın dilini edebiyat yarattı?

Edebiyat diye bir şey olmasaydı Allah dilsiz kalacaktı?

Allah’ın dili olmasaydı ne olurdu?

Kuran-ı Kerim, İncil, Tevrat vs…

Olmasaydı ne olacaktı?

Demek ki dinin yayılmasını sağlayan da edebiyatın ta kendisi…

Allah’ı ilk reddeden da edebiyat…

Dini görmezden gelen…

Ona karşı çıkan…

Ata sarılıp, ağlamaya başlayan adam değil miydi yazan çizen?

Bıyıkları olan hani…

Deli biri…

*                                             *                                             *

Allah ve edebiyat…

Yeryüzünde milyonlarca insanın her gün kendilerine taptığı iki “şey”…

Biri diğerinden farklı ama…

Birini siktirettiğinizde başınızdan gülerler size…

Diğerine öyle bir şey demeye kalkışsanız geceden sabaha yaşatmazlar sizi…

Bir gecede temizlerler acımadan…

Sonra diğeri, ötekinin cinayetlerini yazmaya başlar…

Ve böyle devam eder bu hikâye…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: MİT ve Türg Dış Politikası

Milli İstikbarat Teşkilatı (MİT), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2020...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,904TakipçilerTakip Et
961AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Volkan Yaraşır yazdı: Faşizm ve kadınlar

Faşizm, olağanüstü devlet biçimi olması yanında arzuyu, duyguyu örgütlemesi;...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Kıvanç Eliaçık yazdı: İklim suçları için vicdan mahkemesi

Adalet sadece adliye koridorlarında aranmaz. Devletler ve şirketler suçlarını...

Ecehan Balta yazdı: Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Canlı yayın