Öylesine askeri güç yığıldı ki, peşinden saldırı olmazsa olmazdı. Amerika yöreğe öylesine güç taşıdı ki bu öyle caydırıcılık fanan kelimesi çok kısır kalırdı. Net, vir savaşa girişileceğinin direk mesajıydı. Sadece anlık zaman belirsizdi. Üstelik bölge ülkeleri tedirgin, kendi kamuoyunda kuşkular da vardı. Yetmezmiş gibi bir de hala görüşmeler iranla sürdürülüyordu. Halbuki yaşanmışlar akla gelse ysnıt net di. Saldırıyı İsrail yapacak, peşinden Amerika da katılacaktı. Bu tekrarlar neyazık sık sık yaşandı.Nitekim bildik sahne yeniden yazıldı. Amerika ve iran görüşmeleri sürüyordu. Arabulucu Uman memnun iken, Amerika memnun değilmiş havası çalıyordu. Yine de hafta başı görüşmelere devam edilecekti. Fakat, bölge temel oyuncusu nedense ansızın unuturuldu. Öyle unuturuldu ki direk saldırıları başlatan İsrail sanki yokmuşçasına akıl brakıyorlardı. Ama unutulan yine gerçekle karşımıza geldi. Görüşmeler konuşturulurken, bölgeğe Amerikan askeri gücü asronomik dereceğe gelirken, birden İsrail irana saldırdı. Peşinden Amerika da rolunu aldı. Ortadoğusuz İsrail düşünmenin yeniden eksiklikle, olacak öngörü yanlışına düşme yaşanııyordu.Hep çok önemli gerçekler göz ardı ediliyor. Çağımızın emperyalist çağ olduğu. Faşist devlet biçimlerinin de oluşturulduğu. Ortadoğu denilince İsrail merkezli hareketini silmemek önemini de hep akılda tutmamız şart. Emperyalğist gerçeklik düşüncesi olmadan olanları anlamak zor. Zaten buğun enson yaşadığımız İsrail Amerikan saldırıları bunun ta doksanlardan plananlanan strateji olduğu da net. Doksanlarda özellikle Amerika ve iran karşı karşıya değildi. Taki Ortadoğu BOP projesinin oluşturulup yeni dönemin siyasertinin merkezine oturtulmasına dek. Bu planla da bölgede enson tasfiye edilecek devletlerden biri de iran oldu. Ta ozamandan beri yapılan geniş ekonomik planlarda bile daha karlı olsa da iran hep dıştalanarak yapıldı. Hazar enerji projesi ilk belirtileri doksanlar ortasında veriyordu.Özetlediğim kısa genel durum akılda mutlaka olmalıdır. İran ugünün karşıt hedefi haline gelmedi. İsrail kurdurtulup emperyalist Ortadoğu planlarının merkezine konuduydu. Normal bir ülke gibi oluşmadı. Emperyalist müdahalelerle, faşist devlet yayılmacı eksenli konumuyla taşınan nifusla oluşturuldu. Bunlar günümüz politikasını anlamada önemlidir.Önemli olan başka nokta da şu: doksanlarda Sovyetler dağılırken, emperyalist sistem yeni stratejiler geliştirdi. Bunlardan biri de Ortadoğu planı idi. Yıeniden dizayinle İsrail merkezli olacaktı. Temel karşıtı da mezhepsel üzerinden iranı koydu. İran çizilen siyasal stratejilerde Şeer eksenine kondu. Hat da yıkılacak tarihleer dahi günümüze yakın dönemler oluyordu.Hayal denilen bu durum 11 eylül ile hayata geçti. Afkanistan, ırakla başlayıp, Libya Suriye ile devam ediyordu. Şimdi sıra planın önemli halkası irandı. İran sürpriz değildi. Bu genele elbet başka koşullarda eklendi. Net olan başka gerçek de konulan tüm gerekçelerin hepsi, sonradan yalan çıkmasıdır. Sanırım ıraktaki nükler silah veya Libyadaki girişimler hepsi sonradan yanlış çıktı. Ama yalan söyleyip başarı kazananlar yargılanma ve yalan söyleme değil, başarılı ilan edildiler. Şimdi de ayni siyaset iranla oynanıyor.Bu aradabirkaç başka gerekçelerin de tetiklemesi var. örneğin Amerikada açılan Epstien dosyalarında Trumpun da olduğu bildiriliyor. Kapitalist ahlaksızlığın sistemsel belgeleri ile doludur. İsrail başbakanı Metanyahu ise yargıda. Kaybetmesi halinde hapse girme olasılığı yüksek. Savaş ve kriz onlar için ilaç gibi geliyor. Nitekim son dönemde Metanyahu birkaç defa Vaşinktona gider. Trumpla görüşür. Ama fazla açıklama olmadı. Amerikan kimi çevreleri ise Trumpa karşı olan kamuoyu kuşkuları nedeniyle Amerikanın irana saldırmada tereddütleri olduğu belirtiliyordu. Ama İsrail kesin saldırma hedefindeydi. Zaten önceki bazı saldırıları da Amerikadan sadece onay alıp başlatı. Ardından peşinden batılı dünya da sıralandı.Aldatıcı kamuoyu probagandasını da yeniden tekrarlayalım. Son gelişmelerde hep şu aldatmaca neyazık yaşandı. İster Hizbulah saldırıları ister Suriye hamlelerinde hep ya ateşkesler sağlanmak üzere veya görüşmeler tam başlayacak anda idi. Kamuoyu braz rahatlaşmışken, israilin suikaslerle başlayan saldırıları geldi. Ayni sahne galiba iranda oldu. Zaten görüşmelr vardı. Bir süreci daha tamamlanıp devamı hafta başı olacaktı. Amerika menün değilken, aracuı Uman ve iranın kendisi ilerlemeler olduğunu belirtiyorlardı. Yine de görüşme olacakmıştı.Ancak görüşmelerde olmayan İsrail hafta sonuna gelen anda saldırılar düzenledi. Peşinden bölgeğe yığılan Amerikan gemilerinden de füzeler yükseldi. Yine pek uygulanmayıp son israilin uyguladığı anti hukuk kuralıyla liderlere suikast amaçlı saldırılar da yapıldı.Bu defa iran yine karşılık verirken, Amerikan çevrelerinin de olduğu ülkelere yöneldi. Buda bölgesel ateşin işaretiydi. İsrail Amerikan saldırganlığı ile iran sayfasını da kapatarak daha kuzeye ve doğudaki Çine kuşatma hareketleri olacağı kesin.Raslantı gibi görülen başka gelişme de şu: Afkanistan Pakistan çatışmaları. Pakistan savaş ilan eder. İnce nokta şu: Afkanistanla irsn yakınlaştı. Üstelik Afkanistan radikal başta IŞİD tipi örgütleri de kontrol etmeğe uğraşıyordu. Pakistan savaşıyla bir anda sınırlar da darmadağın olma şansı çıktı. Pakistanın Amerikancı durumu, ülke içi huzursuzluklar, seçimlerdeki usulsuzluklarla iktidarı ordu yardımıyla çalma aonuçları eflasyonla brleşince, yönetimin savaş kartını onayla oynaması da normal hal şeklinde gelişti.Görüldüğü gibi İsrail irana saldırırken, koşullar darmadağın. Tam bir emperyalist yeniden paylaşım davranışı. Hegemonya mücadelesinden sömürgelşmenin yeniden şekillendirme hamlelerinin ortaklaştığı bir alan halinde uçuşmaktadır. Sistemi emperyalist, faşist devlet gelişmeleri ile nifus alan mücadelelerini emperyalist rekabet kriz dönemiyle bağdaşmadıkça, tümünü anlamak güç olacak.
An meselesi idi, gerçekleşti – Özkan Yıkıcı

Post Views: 241
Diğer yazıları
Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı
Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....
Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı
Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...
Yapısal koşullardan sıyrılırsak – Özkan Yıkıcı
Genelde siyasal sistemler değişik yöntemlerle kendilerini hem ayakta tutarlar...
Bir erken seçim daha – Özkan Yıkıcı
Konumuzun geçtiği yer Bulgaristan. Kolay değil: Beş yılda tam...
Karışık duygularla izlediğim üç haftalık gelişme – Özkan Yıkıcı
Pazar günü biraz da daha tembelleşen konumumla dünya içinde...
Son eklenenler
Özkan Yıkıcı
Hafta sonu “şekerleme gibi” haberlerden seçkiler! – Özkan Yıkıcı
Son günlerde Türkiye, K. Kıbrıs dolmuşları iyi iş gördü....
Taner Akçam
Hrant Dink ve Urfalı Hacı Halil’in anısına – Taner Akçam
23 Nisan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş günü, çocuk bayramı olarak...
iktibas
40. yılında Çernobil ve nükleer meselesi – Bayazıt İlhan
Yaşanan en büyük nükleer felaket olan Çernobil Nükleer Güç Santrali kazasının üzerinden tam...
yazılar
Annan Planı üzerine birkaç kelime – Özkan Yıkıcı
Yeniden bir yıldönümü makalesi yazmaya başlıyorum. Dünkü yazımda da...
Özkan Yıkıcı
Yıldönümleri havuzundan seçkiler – Özkan Yıkıcı
Bugün Yirmi Üç Nisan... Önemli tarihî günlerin de yaşandığı...
Ecehan Balta
Çernobil’in 40. yılında: Nükleer belaya karşı hafıza ve mücadele – Ecehan Balta
25 Nisan 2026 Cumartesi günü Sinop’ta, Nükleer Karşıtı Platformun...
Hediye Levent
Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent
İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...
iktibas
Palantir’in ‘teknolojik cumhuriyet’ manifestosu üzerine – Mahir Ulutaş
2003 yılında Peter Thiel tarafından kurulan, merkezi Silikon Vadisi’nde...
Canlı yayın
Önceki İçerik
Sonraki İçerik


