14 Şubat 2026, Cumartesi
12.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıUkrayna Kıskacına Takılan Rusya Gerçeği - Özkan Yıkıcı

Ukrayna Kıskacına Takılan Rusya Gerçeği – Özkan Yıkıcı

Dünyamız altüstler dönemini yaşıyor. Tabii ki propaganda aygıtları da işletilmeye hız verildi. Algı operasyonlu propagandalar epey revaçta. Kimisi olağanüstü boyut ekseninde dolaşırken, kimisi de olduğundan fazla abartılarak yapılan hamlelerini haklı algılatma peşindedir. Genel politikada kolayca bir düşman yaratma kolaylığı da oluşturulur. Trump döneminde biraz düşse de Rusya bu role gönderilen ülkelerden biridir. Bazısı da Amerikan karşıtlığında Rusya seçeneğini sık sık kullanmaya uğraşıyor. Ama net olan şu: Rusya birçok yönüyle dünya politikasında rol aldırtılıyor. Bazen gerçek Rusya ve özellikle karşıtları abartılarak Rusya konumlanması yaptırılmaktadır. Fakat Trump döneminde de görüldüğü gibi Rusya, bir anlamda Ukrayna kıskacında sıkıştırıldı. Öyle ki her olay sonrası yapılan yorumlarda Rusya için de Ukrayna pazarlığı olmasa da konumlandırmaktan geri kalınmıyor.

Genel kuraldır: Karşıt bulup her olayda mümkün oldukça kullanmak, politika için önemli bir enstrümandır. Nitekim Sovyetler’in dağılmasına, bir dönem Rusya’nın Batı’nın tüm istediklerini yapmasına karşın, imzalanan tüm anlaşmaları Batı’nın inkâr edip silmesine rağmen, Rusya suçlama algılarıyla yine de karşıt eksen düşmanı olarak kullanıldı. Öyle ki her konuda hâlâ Batı, Rusya’yı önemli düşman kılıp silahlanmadan ekonomik yasaklar koymaya dek tutumlar silsilesini uygulamaktadır. Özellikle Trump’la Amerika biraz sendeler gibi olsa da AB hâlâ Rusya’nın kendini işgal edeceği bahanesiyle Rusya’yı kuşatma hareketlerine ağırlık veriyor. Ukrayna konusu, Ermenistan kartı bunlardan birkaçıdır.

Son Grönland adasında da aynı senaryo sahneye kondu. Koyan Amerika, Avrupa ise şaşkınca davranıyor. Amerika, Grönland’ı işgal etme talebinde Rusya-Çin kartını masaya koydu. Koyduğu kartta Rusya yok ama adı anılarak bahaneleştiriliyor. Hâlbuki tüm gerçek araştırma gözlemcileri Rusya’nın öyle Grönland’la falan alakası olmadığını söylüyor. Çin’in bölgeden gemisi dahi geçmedi. Ama bahane hazır: Grönland tartışılırken Rusya da katıştırılıyor. Bu da genel emperyalist politikanın bir gerçeği hâlinde tekrarlanıyor.

Bu ne ilk ne de sondur. Birçok konuda Venezuela’dan Grönland’a hep Amerika ve Batı, Rusya’yı işaret ederek onun tehdidinden dolayı aldıkları kararları haklı göstermeye uğraşırlar. Doğrusu tutuyor. Çünkü öylesine işlemeye başladılar ki AB, Ukrayna müdahalelerini Rusya’nın Avrupa’yı işgal edeceği paranoyasıyla propagandalaştırdı. Ülkelerinde hakları kısıp militarizme yönelirken de yine Rusya’nın saldıracağı algısını kullanıyorlar. Doğrusu sermayenin de bu alandan kâr yapma gerçeği olması sonucu bu propaganda tutuyor. Hep Rusya’nın Ukrayna müdahalesi sunuluyor. Olayın özünde başta AB müdahalelerine haklılık kazandırma, abartılı Rusya müdahalesi ile askerî silah sanayisinin artırılıp kârına kâr katmanın enstrümanı olmaktadır.

Şimdi de Grönland’da Rusya adı duyuldu. Konuyu biraz bilenler Rusya’nın Grönland’la alakası olmadığını anlatır. Hatta istese de uluslararası böyle bir girme olanağının olmadığı da biliniyor. Ama hem de Rusya’ya karşın daha yumuşak davranan Trump, sırf Grönland-Kanada politikalarının ilhakî bölümünü haklı çıkarma adına bunu kullanıma sunuyor.

Rusya ise kapasitesinin belli olduğunu en iyi bilen bir konumdadır. Ukrayna kartındaki tahmininin de gerçekleşmemesi, onlarda gösterilmese de ders alıcı bir durum yarattı. Batı, Rusya’yı Ukrayna kıskacından kapana almak istiyor. Rusya ise eldeki kartları resmen Ukrayna lehine kullanma peşinde. Başta Amerikan çevreleri de propaganda psikolojik algılarında sanki pazarlıklar onların yaptığı ve Rusya’ya Ukrayna’da verilecek taviz noktasında yoğunlaştı. Şimdi Grönland konusunda da Rusya’nın Ukrayna hesabı birlikte yorumlanıyor. Ama AB çevreleri bu konuda daha tutucu. Örneğin sırf militaristleşme ile askerî sanayideki sermaye gücünü güçlendirme adına hep Rusya karşıtlığını baş yere koydular. Rusların Avrupa’yı işgal etme olasılığından tutun, rekabette ekonomik kazancın ivmesi vurgulanmaktadır. Uluslararası ilkeleri dahi yerle bir ettiler. Rusya mal varlığına el koyup Ukrayna’da kullanmayı dahi karara aldılar.

Tekrar özetleyelim: Rusya uluslararası bir güç değildir. Hele uluslararası kapitalist yapıda sermaye ekonomisi bakımından ilklerde değildir. Bölgesel askerî güçtür. Tüm çabası da emperyalist stratejinin Rusya’yı kuşatma planını engellemektir. Nitekim müdahale ettiği ülkeler çevresindeydi. İran’a dahi yardım etmedi. İlişkileri ise devletler düzeyindedir. Rusya’nın arkasında bir ittifak bloku yoktur. İkili devlet ilişkileri vardır. Bunlar dahi Rusya’nın süper güç değil, bölgesel güç olduğunu anlatmaya yetiyor. Hele ekonomik rekabet konusunda söylenenler tersinedir. Ama şu gerçek de var: İmzalanan karmaşık anlaşmalardan Rusya değil, AB ve Amerika çekildi. Nükleer silahlar dâhil.

Şimdi tüm anlatılanlardan sonra, Grönland krizi de karşımızdayken, gözlemcilerin Rusya’nın alakası dahi olmadığı hâlde neden “Rusya tehlikesi” denildiğini sanırım biraz olsun anladınız. Hele buna bir ek olarak Amerikanın Ukrayna konusunda Rusya’ya taviz kelimeleri de başka bir anlamda değerlendirilmelidir. Ukrayna krizi, Rusya’nın elini kolunu bağlayıp kapasitesinin sınırını da gösterdi. Onun için Kafkaslara dahi müdahale edemediği, Suriye’den çekildiği örneklerini kafanızın bir yerine koyun.

Diğer yazıları

Pakistan örneği ve Kıbrıs – Özkan Yıkıcı

Haberleri izliyorum. Arada kırık sesler gibi olanlar var. Kıbrıs...

Bir Altı Şubat daha geldi – Özkan Yıkıcı

Son yılların Altı Şubatı, bambaşka bir acıyla hatırlanır oldu....

Jeffrey’den Trump’a, emperyalizmin resmi – Özkan Yıkıcı

Son günlerde iyice ısınan bir dosya var: Epstein. Dosyanın...

Afganistan tetiklemesinden Suriye yangınına gelirken – Özkan Yıkıcı

Bazı gerçekler öyle ansızın gelip de habersiz yakalamaz. Bağıra...

Suriye – Kıbrıs Yelpazesinden – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta yaşamak, Orta Doğu’nun rüzgârlarını direkt hissetmek, emperyalizme bağımlılığın...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,993TakipçilerTakip Et
772AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Türkiye’nin de dahil olduğu yeni güç savaşları – Hediye Levent

Gazze, Lübnan, Suriye, İran derken epeydir yakın coğrafyamıza kilitlenmiş...

Kıbrıs Sorununda Son Gelinen Durum ve Görüşme Süreci – Şener Elcil

2020 yılında, Türkiye’nin açıkça seçimlere müdahalesi ile Kıbrıs Türk toplum liderliği (cumhurbaşkanlığı)...

Dikkat Ekonomisi, Kültürel Temsiliyet ve Yapay Zekâ – Çağla Elektrikçi

Manuel Castells’in (1996, 2009) “ağ toplumu” kavramı, çağımızda dikkat...

Seks, yalanlar ve video kayıtları: Esptein skandalının siyaseten düşündürdükleri… – Yonca Özdemir

ABD’de Jeffrey Epstein dosyalarının önemli bir bölümü geçenlerde kamuoyuna...

Dünya Düzeni El Değiştiriyor – Şener Elcil

“Tarih tekerrür eder, tarih tekerrürden ibarettir” veya “Geçmişi hatırlamayanlar...

İran: Barbarları beklerken – Zafer Yörük

İran, uzun süredir tarihin bir eşiğinde bekliyor. Ama bu...

Canlı yayın