Son günlere bakın: İsrail merkezli uygulamaları kısaca incelemeğe girişin. Çok basit net gerçeklerle karşılaşırsınız. En ufağından başlayalım: hesapta İsrail hem Gazze hem de Lübnanla ateşkes anlaşmaları yaptıydı. Öyle bir aptı ki dünya sanki sorunların artık çözüleceği havasına sokuldu. Ama ateşkes denilince günümüz uluslarası kuralların nasıl yerlerde süründüğünü de gördük. Daha birkaç gün öncesinde dahi israilin Lübnanı bonbaladığını, Gazzede çadırlara dahi saldırıp çocukların öldüğü haberleri dolaşıma girdi. Ama kimse açıkça enazından israili hem de B.M. onayı ile de ilan edilen ateşkeslere uymadığını belirtmedi.
Ama belli ki Metanyahu esas bonbayı hafta sonunda patlatmayı yeyledi. Bir anlamda tekrarlana tekrarlana ihlal edilen anlaşmalara rağmen sesizliğe yeni bir dinamit atma gibi oluyordu. Metanyahu açıkça cumhur başkanı Herzoktan afedilmesini istedi. Buda madalyonun öteki yüzü idi. Dış politikada soykırımlarla ünlenen, ateşkesli kendi istediği gibi ilan etirse de uygulamayan Metanyahu, iç politikada kendine yönelik açılan davalar karşısındaki çaresizliğini cumhur başkanından afedilmesini isteyerek açıkça itiraf ediyordu.
Son saldırıların zaten genel politik anlayış yanında, Metanyahunun ülkesinde açılan yolsuzluk üç dava nedeniyle gündemi de kontrol edip kendi ömrünü uzatma amacı olduğu söylemleri epey yaygındı. Metanyahu, önce yargı yasalarında müdahale yaptı, bazı kararlarla dondurtmaya girişti. Fakat olmadı. Yargı devam etikçe hapis yama olasılıkları da sırıtmaya devamn ediyordu. Üstelik parlemento hamlelerine karşın halk sokakta yerini alıyordu.olayın önemi şu: onca yalanlama ve tehtitlerden sonra İsrail bsşbskanı Metanyahu, cumhurbaşkanından afedilmesini istedi. Kılıfı ise “birliği koruma” ismine indirgedi. Bir yerden af istemek demek, ilgili suçu kabullenip af dilemek olduğubna dahi dikat ediledi. Ama hukuk deiliyor: soykırım yapılıyor, ateşkesleri ihlal ediyor, iç politikada yolsuzluklar aldı başını gidiyor. Dış politik kıyımda kahramanlaşan Metanyahu, nedense iç yolsuzluk boyutunda bataklığa saplandı gibidir. İşi birlik adına Herzondan af deilemeği dahi istemeğe taşıdı.
Günümüz emperyalist faşist gerçekliğin hukuksal boyutuna getirilmektedir. Hani hep ezberletilen uluslarası hukuk veya devlet hukuku ezberleri varya, Metanyahu ile duvara çoktan tosladı. UCM kararıyla tutuklanması dahi birçok ülke tarafından uugulanmıyor. İçteki uolsuzluk dalgası ise onca çaba sonunda sonuç vvermeğince, cumhurbaşkanından af dileyerek kurtulma denildi. Hem de ulusal birlik adına!
En tamamlayıcı noktayı da ekleyelim: bu konuda önce İsrail cumhurbaşkanının Metanyahuyu afetmesini bizat Amerikan başkanı Trump açıkladı. Peşinden kısa zaman sonra da Metanyahu istedi. Trumpun çağrısına İsrail cumhurbaşkanı “önce kendi afedilmesini istesin” karşıtını verince belki de Metanyahu son çare olarak konuştu. Bu arada israilde muhalefet her hafta sokakta hem İsrail başbakanının yargılanıp görevden alınmasını hem de Gazze soykırımını kınayarak önemli direnç barikatı kurduğunun da hakını verelim.
****
Metanyahu bunlarla uğraşırken, başka bir ironikleşen lider de Vebnezuela devlet başkanı Madurodur. Maduro kendi ülkesinde değil de Amerikanın baskılarıyla görevden gitmesine yönelik hareketlerle karşılaşıyor. Trump, önce lideri terörist listesine koyup ince yasal izni kırdı. Çünkü Amerikan yasalarına göre savaş ilanı için enazından senatodan izin gerekiyor. Oysa terörist veya terör örgütüyle mücadelede dilediği müdahale yetkisini kulanma şansı vardır. Bundandolayı da Maduroyu çoğunun adını dahi duymadığı bir uyuşturucu örgütle alakalı ilan edip teörist listesine koyakmla da kalmayıp, başına milyonlarca dolar koydu.
Yine yetmedi, son kararla da Venezuela hava sahasını da tehlikeli alan ilan ediyor. Arada gelen bilgiler ise Trump ile Maduronun telefon görüşmesi yaptığı da var. ama Amerika net oynuyor. Kanıtlanmayan bilgilere karşın tekneler batırılıp insanlar katlediliyor, olduğu ısbatlanamayan uyuşturucu örgüt liderlerinden denip de başına ödül koyuluyor. Ama ençok uluslarası hukuku da kelimesel olarak vurgulanmaktan kgeri kalınmıyor. Belli ki Amerika Maduryu devirmeğe karar verdi. Zaten Trump hep açık oynuyor. Tıpkı son Hondoras seçimi gibi… yaklaşan Hondoras seçimlerinde açkça halka kadın başkana oy vermemelerini söylüyor. Ayni müdahaleleri Arjantine de yapıp ara seçimde Miloni lehine kayışı sağladığı da belli. Ama hedefindeki Maduroyu devirmek artık kararlarla adeta şimdiden ülkeği kulatarak hamlelerei sıklaştırıyor.



