yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSorgulanması gereken acı bir durum - Özkan Yıkıcı

Sorgulanması gereken acı bir durum – Özkan Yıkıcı

Yeniden görüşmeler döngüsüne girdik. Laf çok. Ama bazı şartnameler de gelip gidiyor. Görüşmeler ve duyarlılık denklemi önemli. Görüşme gelişirken kamuoyu duruşu da gözetilmek zorunda. Çünkü öyle bir adada bulunuyoruz ki buradaki yönetimlerin kendi geleceklerini belirleme gücü yoktur. Hem gücü yok hem de iç dinamikler de buna göre şekilendi. Zaten resmen garantörler denilen bir üst şemsiğemiz mevcut. Daha da ileri gidecek olursak, Kıbrıs, sistem ilişkilerindeki çok yönlü sömürgesel ikilerden dolayı kendi geleceğini bulma şansı da elinden alındı. Hat da düşünsel olarak başlayıp siyasal kültürleşen olgu, birçok konuyu görmezden gelme veya konuşmayarak yok sayma değerleri de epey yerleşti. Normal hale sokuldu. Bundan dolayı giderek yaşananlar salt dış dinamiklerin silinmesi değil içteki ortak bazı davranışlar da giderek erozyona uğradı. Buna adanın uluslarası sistem kurumsallaşma gereği yasal ve yasadışılık ikilemlerine dek ulaşması da başka yeni sömürge ağının da örneklemi haline getirildi.

Kısaca, Kıbrıs çok yönlü emperyalist alanda sömürge yapısında. Kendi içinde de ayrışma yasal yasadışı veya değişken ilhaklaşma sömürge cenderesinde. Bu nedenle iç dinamikleri artık net şekilde adanın genelinde ortak değildir. Ayni şekilde müdahalelerle hem ekonomik hem de sosyolojik altüstlerle de farklılaşmalar da derinleştirilip sorun haline sokuldu. Onca yüklenen karmakarışık ilişkili adamız, elbet kendi dinamiği ile yol bulması da pek de günümüzde mümkün değildir.. üstelik genel gerçeklerin dahi konuşulması artık yapılmıyor.

***

Son dönemlerde ben bazı ufak incelemeler yaptım. Bunu medya alanında daha ağırlık şekliyle izledim. Hep Kıbrıs diyoruz. Hat da ortak vatan dahi belirlenen kelimelerimiz de var. ikibinler başında açılan kapılarla da ilişkiler daha bir akışkan oldu. Ama banbaşka tehlike de gelişiyor. Her iki taraftakilere yabancı olma. Bu nasılmı olur: kuzeyde olan güneyde, veya tersi, bu tür önemli gelişmeler dahi karşıt medyalarda haber niteliği dahi olmama normallikleri gerçekleşti. Örnek mi, hemen güncel bir konuyla somutlayalım: Kıbrıs cumnurietinde öğretmenler greve girdiler. Günlerdir karşılıklı açıklamalarla protestolar da  gırla akıyor. Fakat, bu sabah bizim medya dolaşımı yaptım. Konu pek de haber değeri oluşturmadı. Oysa benzer olmasa da ayni alandaki değişik sorunlar Kuzeyde de yaşanıyor. Eğitim konusudnda hem güney hem de kuzeyde hem de sendikal eylemlerle epey sarsıntıların yaşatıldığı kesin. Ama özellikle karşıt denilen medya bunu haber yoruma taşımıhyor. Halbuki hem de sınırların kapalı olmasına karşın ikibin başlarına dek güneyde olan gelişmeler kuzey medyalarında ister dost ister karşıt şekliyle olsa da bilgilendirme oluyordu. Ayni şekilde güneydeki medyalar da kuzeydeki gelişmeleri önemsiyordu. Bu nedenle birçok kuzeyde olan durumu güney medyasından duyduğumuz da oldu.

Halbuki Annan planı ve kapıların açılmasıyla yoğunlaşan ilişki normalleşmesine karşın sanki bıçak gibi kesilen bir düşünce yabancılaşma dönemi hızlandı. Son verdiğim hem de eğitim alanındaki yaşananlar ise salt olay değil, gelecek insan yetiştirmeden, kurumsallaşma geçişleri için de önemlidir. Ama oluşan yabancılaşma ile ortak alanın daralması sonucu, başka ülkedeki öğretmen grevleri haber olurken Güneydeki olamaması tesadüften çok gelinen düşünsel bağlar bakımından tehlikelidir.

Burada şunu da eklemek önemlidir: Kıbrısın yükünü özetlerken saltiç değil, garantörler gölgesi de yetmiyor, sistemsel ağırlıklar da gün gelir adaya çöküyor. Son güneydeki eğitim alanındaki denetim sorunu da bunun rneğidir. Bunu bizart ikibinaltıda yaşadığım için, beynim hemen beni uyardı. Yeni yeni ilişki akışkanlığı gelişirken, tartışmalar ve konuşmalar da karşılıklı oluyordu. O tarihte ben rumlara “İMF reçetelerinin AB kanalıyla güneyi de uracağını” söyledim. Nerede ise alay etiler. Ama iki yıl sonra bankalar krizi hem de AB tetiklemesiyle güneyi de vurduydu. Benzer konularda özellikle pek az olsa da Kuzeydeki bazı aydınlar daha birikimliydi. Çünkü enazından yaşanmış bir Türkiye örneği vardı. Ayni beklenti eğitim için de konuşuldu. Özellikle bazı öğretmenler perfonmans tipi denetimin güneyde tutmayacağını hep açıkladılar. Fakat fazla zaman geçmedi. Şimdi zamanında söylenenler şimdi pratikte. Hem de yasa olarak da mecliste. Öğretmenlerin denetlenmesi, değerlendirilme şekileri birden yapısal krize dek uzadı. Tabi ki örneğin veli kuruluşları da olayın genel neoliberal durumunun farkında olmadıkları için ikili tutumda kalıyorlar. Tıpkı zamanında bizde aynen yapığımız uyarılarda sendikcıların dahi kalması gibi.

Ama sendikalar karşı çıktı. Eylem ve grevle devam ediyor. Konu mecliste. Rumlarda şöyle bir başka ince nokta var: devlet başkanlığı sistemi var. bazen parlemento sayısı ile başkanlık gücü çelişkili sayıda oluyor. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Sağ kanat parilerin yönetinin yanında olup olmaması bu nedenle önemlidir. Ama gerçek, neoliberalizmin birçok kuralı gibi eğitimde hem de sendikalı öğretmenlerin performans ilkeli denetimi gelip çatı. Bu esnek emek ile iktidar denetimli breyseleştirmenin önemli silahıdır.

Tesadüfe bakın: kuzeyde de eğitim gündemde. Öyle gündemde ki olmaması gereken, olmazsa olmaz derecesinde bina yapımından tutun gericileşme sistemine gidişata dek birçok konuda hamleler oluyor. Burada da açıklamalr ve eylemler var. basit eylem veya konuşulanın fazla önemli olmadığı imajına karşın, aslında olay sistemsel dönüşümden başka bir şey değildir.

Hem Kıbrıs sorununun konuşturulduğu hem de eğitim gibi alanda sorunların sokak karşılığına gelmesine rağmen ne kuzey güneyi, nede güney kuzeyde olanları aktarıyor. Bir yabancılaşma kültürüne takılıp gidiliyor. Ortaklaşa yok. Ama sorunlar da akıyor.  Halbuki örneğin güneydeki durum cidi. Eğitimdeki neoleşme oldukça tehlikelidir. Hele de denetim adıyla performans kkriteri epey sorun yaratmaya adaydır. Tüm sistemde bu uygulama çok yönlü sorunlar çıkardı. Ama sermaye karı, sendikal gücü azaltma, bireyselleştirme ile merkezi daha kolay kontrol ile esnek emeğe geçiş oluşu bu konuyu hep önemsemek gerektiğini biza kanıtlamaktadır.

***

Kısaca, annan planı süreci ile gelişen kapıların açılma koşuluna karşın, ortaklaşma yerine daha bir yabancılaşma gelişti. Öyle ki olan bilgilendirme durumları dahi resmi idolojik ajandaya uygun değilse haberi dahi olmuyor. Daha kötüsü konuştuğum hem de güneyde çalışan insanlar, olayın haberinde dahi değildir. Ama iki lider şovu ile bir abartı gidişatı alır başını gider. Enazından anlamak ve ortaklaşmak için önce olanları doğru kavramakla başladığını aklımıza getirelim. Bu dahi yokken, buluşma siyasal sosyal kısırlık olursa, dileyen dilediği oyunu da oynar.

Diğer yazıları

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...
4,427BeğenenlerBeğen
1,502TakipçilerTakip Et
3,965TakipçilerTakip Et
831AboneAbone Ol

Son eklenenler

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Canlı yayın