14 Aralık 2025, Pazar
17.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasŞener ElcilPatron kim? - Şener Elcil

Patron kim? – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Temsili demokraside halk şeffaf, hesap verebilir bir seçim sistemi ile belirlenen bir süre için kendini yönetenleri seçerek, yönetime getirir.

Bu sistem demokratik gibi görünse de dünyayı şekillendiren ABD–İngiliz orijinli küresel güçler; bu sistemi para ile satın aldıkları medya yardımı ile halklara demokratik seçim diye yutturarak, çeşitli yöntemlerle kontrol ettikleri kişileri, kendi çıkarlarına hizmet etmek için seçimler yolu ile yönetime getirmeyi başarmaktadırlar.

Türkiye’de 2000’li yılların başında, küresel güçlere hizmet etmek için iktidara getirilen Erdoğan ve AKP buna verilecek en güzel örnektir.

1960’lı yılların sağ – sol siyasetine saplanmış, kendini yenileyemeyen politikacılarla bir yere varılamayacağını gören küresel güçler, Türkiye’de Turgut Özal ile başlatılan yeni liberal politikaları ileriye taşıyacak yeni yüzler peşine düştüler.

Refah Partisi içinde bir grupla anlaşarak, Fetullah Gülen’in yetiştirdiği sol veya liberal çevreleri de kadrolarına katarak, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdular.

Bir şiir okuduğu için hapse atılarak, kahraman yapılan Recep Tayyip Erdoğan, hapisten çıkar çıkmaz soluğu ABD Başkanı Bush’un ve Yahudi lobi kuruluşlarının yanında aldı.

Tayyip Erdoğan, “Ben Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanıyım” diyerek kime ve neye hizmet edeceğini açıkça ifade etmişti.

Komşularla sıfır sorun” diye çıkılan yolda küresel güçlerin çıkarları, emirleri ve maddi destekleri doğrultusunda Orta D’nun yeniden şekillenmesine katkı koymak için kökten dinci terör örgütleri, Türkiye tarafından eğitilip silahlandırılarak komşu ülkelere sokuldu.

Irak, Suriye ve Libya’da yaratılan terör, devlet otoritesinin kontrolu kaybetmesine ve yönetimlerin bir, bir çökmesine neden oldu. Bu ülkelerde küresel güçlerin kontrol ve denetiminde kukla yönetimler iktidara getirildi.

1915 yılında İngiliz – Fransız dışişleri bakanlarının cetvelle çizerek belirledikleri Orta Doğu coğrafyasında yer alan ülkelerin sınırları şimdi tekrar belirlenmektedir.

İsrail’in güvenlik kaygılarını dikkate alarak belirlenen bu siyasi yapılanmanın sınırlarının orta Asya ülkelerine kadar uzanması öngörülmektedir. ”Abraham (İbrahim) Antlaşması” olarak açıklanan düzenlemeye Orta Asya Türk Devletleri de dahil olmaya başlamışlardır.

Önce Azerbaycan – Ermenistan arasında devam eden savaşı sonlandıran ABD Başkanı Donald Trump, küresel güçlerin kuklası Azerbaycan Başkanı İlham Aliyev ile buluşup bol bol övgü almıştır.

İlham Aliyev yaptığı konuşmada, Asya ve Afrika’da devam eden savaşlara müdahale ederek, en zor sorunların bile üstesinden geldiğini söylediği ABD Başkanı’nı övmekle bitiremedi.

Orta Asya ülkelerine yaptığı ziyarette ise Kazakistan Başkanı Kasım Cömert Tokayev, Donald Trump’ı “göklerden gelen lider” olarak tanımlayıp, yağ çekme konusunda İlham Aliyev’den geri kalmadı.

Donald Trump’ın şahsında, aslında küresel güçler temsil edilmektedir.

Kendi çalışma ofisinde kabul ettiği ülke liderlerine ayar çekmekte de çok başarılı olan Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan’ı kabulünde ona seçimlerde hile yapma konusunda çok başarılı olduğunu ve orada bulunan Türk yetkililerin “Hollywood’da bile bulunamayacak kadar güzel figüranlar” olduğunu söylemesi rastlantı değildir.

Donald Trump’ın aşağılamalarına Türk yetkililer neden seslerini çıkaramamışlardır? Daha da ileri giderek Trump, “Bu heyet buraya gelmeden önce onlara ne verelim diye danışmanlarımızla düşünürken, onlara meşruiyet vermeyi uygun bulduk” diye önemli bir mesaj vermiştir.

Türkiye’de seçimle iktidara gelen Erdoğan – AKP iktidarına ABD’nin meşruiyet vermesi Türkiye’deki seçimlerde ortaya konan siyasi iradeye müdahale etmesi demek değil mi?

Demek ki bu seçimlerin de bir anlamı yoktur ve ABD’nin onayı ile Türkiye’deki iktidar şekillenmektedir. Buradaki “meşruiyet”, Erdoğan – AKP İktidarının yaptıklarına ABD’nin onay vermesi ve göz yumması anlamı taşıdığını da unutmamak gerekir.

ABD, bu gücü ekonomik veya askeri gücünden değil, bu iktidar kadrolarının yaptığı yanlış işleri günü geldiğinde kullanmak üzere bir kenarda tutmasından almaktadır.

Örneğin Halk Bankası konusu, Baykar insansız hava araçlarının Sudan’da sivillere karşı kullanılması, uyuşturucu, rüşvet, kara para aklama olayları gibi benzer olaylarla Türkiye’deki İktidar teslim alınmıştır. Küresel güçler, onlara izin verdiği ölçüde Türkiye’de iktidarda kalabilirler.

Bu sadece Türkiye için değil, yakın coğrafyamızdaki Arap ülkelerinden tutun da Avrupa ve dünyanın diğer yerlerindeki ülke iktidarları için de geçerlidir.

Rusya, Çin, Kuzey Kore, Küba, İran, Venezuella gibi ülkeler ile devam eden çatışma ve kara propagandanın nedeni buralardaki iktidarların hala daha küresel güçlere direnmesinden kaynaklanmaktadır.

Erdoğan – AKP İktidarı, küresel güçlerin onlara çizdiği senaryo doğrultusunda hareket etmek zorundadırlar.

Bu yüzdendir ki, İsrail’in yaptıklarına ses çıkaramamakta, dün “terörist, bebek katili” dedikleri insana bugün “PKK’nın kurucu önderi Sayın Abdullah Öcalan” demekte veya dün “terörist” diye suçsuz yere hapse attıkları Selahattin Demirtaş için “Hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” demektedirler.

Burada söyleyen değil söyletenin önemi ortaya çıkmaktadır.

Orta Doğu coğrafyasının tekrardan şekillenmekte olduğu gerçeği ortada durmaktadır.

Yaşadığımız ülke Kıbrıs’ın da bundan payını alması kaçınılmazdır.

Türkiye’yi bu planlar içinde çok önemli bir yere koyanlara, Türkiye’deki iktidarın, küresel güçlerin emrinde olduğunu, onların sözünün dışına çıkamayacağını bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum.

Diğer yazıları

Fışkılık 2 – Şener Elcil

Geçtiğimiz haftaki yazımda Türkiye’den arayan gazeteci arkadaşımın “düşmanı dışarda arama...

Fışkılık – Şener Elcil

Türkiye’den çok değerli bir gazeteci dostum, röportaj yapmak için...

Rüşvet ve ideoloji – Şener Elcil

Romalılarda devlet sistemi işgal ve kolonicilik üzerine kuruluydu. Önce bir toprağı...

Kemerlerinizi bağlayın – Şener Elcil

Kıbrıs’ın karasularındaki Afrodit parselinde yapılan ilk sondaj sonunda, çıkarılan doğal gazın...

Siyasal sistem mi dediniz? – Şener Elcil

Siyasal sistemlerin, belirleyicisi “ekonomi” yani paradır. Şu basit anlatı,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
748AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

Canlı yayın