22 Ocak 2026, Perşembe
9.8 C
Lefkoşa
iktibasHayri KozanoğluNew York’a sosyalist belediye başkanı - Hayri Kozanoğlu

New York’a sosyalist belediye başkanı – Hayri Kozanoğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Demokrat Parti’nin yönünü aradığı bir dönemde kamucu vaatleriyle New York’un belediye başkanı seçilen Mamdani, şimdiden ABD’de Trump’ın “öteki kutbu” haline geldi. Kapitalist sistemde sınıf çelişkilerinin en yoğun yaşandığı neredeyse tüm küresel metropollerde ilerici sol adaylar kazanıyor. Kamucu çözümler, buralarda daha çok karşılık buluyor

Kapitalizmin kalbinde, Wall Street’in merkezinde sosyalist bir aday Zohran Mamdani’nin belediye başkanı seçilmesi tüm dünya açısından önemli bir gelişme. Mamdani’nin, kendisi de bir New Yorklu olan Trump’ın adeta antitezini temsil ediyor olması ise ayrıca anlamlı. Trump nasıl tepeden inmeciliği; kadınlara, göçmenlere, LGBTİ’lere beyaz adamın tepkisini; zenginlerden yana ekonomik tercihleri; ulus devlet sınırlarını bile yok sayan kaba bir emperyalizmi temsil ediyorsa; Mamdani ile aksine demokratik karar süreçleri; başta göçmenler ve mülteciler gelmek üzere tüm “ötekilerin” sesi; kamucu ekonomik uygulamaları; başta Gazze’de yaşanan soykırım gelmek üzere Küresel Güney’in anti-emperyal duyguları karşılık buluyor.

New York Eyalet Meclisi üyesi Mamdani, Demokrat Parti içinde siyaset yapan, önceki dönem başkan aday adayı Bernie Sanders’ın, solun genç ve dinamik yüzü Alexandria Ocasio-Cortez’in de üyesi bulunduğu Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri (Democratic Socialists of America) grubunun bir üyesi. Zaten başarısında içten tarzı, karizmatik kişiliği rol oynadıysa da, bu performansta DSA’nın örgütlülüğünün, 90 bin gönüllünün özverili çabalarının büyük payı var.

TAVIRLI VE BAŞARILI BİR AİLEDEN GELİYOR

O henüz 34 yaşında ve 2021’den bu yana New York Eyalet Meclisi’nin üyesi. Aslında Mamdani ilginç bir sentezi temsil ediyor.  Şöyle ki, babası Harvard Üniversitesi’nden doktoralı, Columbia Üniversitesi’nde Profesör Mahmut Mamdani. Annesi Mira Nair de yine Harvard’da yüksek lisans yapmış, Selam Bombay, Mississippi Masala gibi filmlerin yönetmeni, ödüllü bir film yönetmeni. Böyle bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelen, elitler arasında yer alabilecek olanaklara sahip bir kişi Zohran.

Öte yandan, babası Mahmut, Uganda’da doğmuş, Hint-Tanzanya kökenli, kariyeri boyunca Afrika üniversitelerinde görev yapmış, Hintli-Afrikalı kökenini hiç unutmamış, sömürgecilik konularına yoğunlaşmış, bir anlamda ezilenlerin sesi olmuş bir bilim insanı. Annesi Mira da aynı anlayışın sinema sanatındaki temsilcisi. Zohran küçük yaşlardan beri ailesinin ezilenler safında yer alma misyonunu benimsemiş, üniversite eğitimini Afrika çalışmalarında sürdürmüş. Filistin davasının bir parçası olmuş, Tahrir ayaklanmasını Mısır’da karşılamış, kısa yaşamına spor ve sanat başarılarını da sıkıştırmış bir profil. Bir anlamda olanaklarını fikirleri ve inançları doğrultusunda seferber etmiş, asla köklerini unutmamış tutarlı bir aktivist. Eşi,  bu senteze yeni bir renk katan Roma Duwaji de Houston, Teksas doğumlu, Suriyeli bir aileden gelen bir animatör ve seramik sanatçısı. Zohran ABD’deki İslamofobik saldırılara tepki olarak kendisini Şii Müslüman olarak tanımlıyor ve kültürel anlamda Hinduizmden de beslendiğini ifade ediyor.

SEÇİM KAZANDIRAN 4 KAMUCU POLİTİKA

Bilindiği gibi metropol kentler sınıf çelişkilerinin en yoğun yaşandığı, gelir ve servet uçurumlarının en derin hissedildiği, en zenginlerle en yoksulları birlikte barındıran yerleşimler. New York City de dünya rekortmeni 123 dolar milyarderiyle bu zıtlıkların zirveye ulaştığı bir küresel kent.

Mamdani işte bu kentte ses getiren 4 kamucu politikayla öne çıktı; herkese yönelik çocuk bakım hizmeti, ücretsiz otobüs servisleri, belediyeye ait marketler ve kiraların dondurulması. Bu program geniş kitlelerde çok çabuk karşılık buldu. Her ne kadar sermaye kesimlerince bu uygulamaların yüksek maliyet taşıdığı, kolaylıkla yaşama geçirilemeyeceği iddia edildiyse de, Mamdani New York’un tam 116 milyar dolarlık devasa bir bütçesi bulunması (Türkiye’nin yaklaşık üçte biri) sayesinde ve bazı harcama kalemlerinin kısılmasıyla bir manevra alanı bulunabileceğini ortaya koydu. Ayrıca 1 milyon doların üzerinde geliri bulunanlardan ek bir %2 vergi alınacak ve kurumlar vergisi de %7,25’ten, örneğin New Jersey’deki gibi %11,25’e yükseltilecek.

Aslında tüm vaatler gerçekçi ve uygulanabilir. Örneğin kent hâlihazırda 4 yaşından sonra ücretsiz çocuk bakım hizmeti sunuyor. Şimdi bu doğumdan itibaren başlatılıyor. Otobüsler de çoğunlukla yaşlılar ve işçiler tarafından kullanılıyor. Şehir kalabalığından otobüsler zaten yavaş seyrediyor. Şimdilik metrolar için ücretsiz hizmet önerilmiyor. New York’ta taze sebze-meyve fiyatlarının yüksekliğinden yaygın bir şikâyet var. Toptan alım ve depolama yapılıp 5 ayrı bölgede birer market açılması, eğer pratikte başarı kazanılırsa sayılarının artırılması planı da toplumda karşılık buldu. Ama en fazla yankı getiren tasarı, astronomik düzeylerde seyreden kiraların dondurulması oldu. Ayrıca önümüzdeki 10 yılda belediyenin uygun fiyatlarla kiraya vereceği 200 bin konut üretimi de planlanıyor. Dileriz bir an önce, İstanbul’da büyük başarıya imza atan “Kent Lokantaları” fikrinin New York’a taşınması da gündeme alınır.

METROPOLLERDE SOLUN EGEMENLİĞİ

New York’un sembolik önemi nedeniyle Mamdani’nin seçim başarısı büyük yankı buldu. Trump’ın onu “komünist” diye yaftalamasının, kentin ekonomik ve sosyal felakete sürükleneceğini iddia etmesinin seçmenden karşılık görmemesi de, bu megalomana tepki duyanların yüreğini soğuttu.

Aslında tüm küresel metropollerde sol, sosyalist, liberal adaylar; sağcı, göçmen karşıtı, ayrımcılık zemini üzerinden politika yapan rakiplerine karşı üstünlük sağlıyorlar. İstanbul yanında, Londra, Paris, Barcelona örnekleri dışında; ulusal düzeyde sağ popülist, otoriter yönetimlerin bulunduğu Varşova, Prag, Budapeşte gibi Doğu Avrupa kentlerinde de aynı refleksler harekete geçiyor.

Çünkü metropol kentler, büyük üniversiteleri barındıran, bilgi ekonomisinin yaygınlık kazandığı, finans merkezi niteliği taşıyan, sanatçılar için bir çekim merkezi haline gelen çok geniş bir orta sınıf profesyonel popülasyona sahip yerleşimler. Bu kesimler muhafazakâr, reaksiyoner, ırkçı politikalara itibar etmeyen kozmopolit bir kültüre yakınlar. Yine bu kentlerde çok geniş bir göçmen, mülteci nüfus var. Aykırı yaşam tarzlarına, farklı cinsel yönelimlere sahip bireyler de buralarda kendilerini daha güvende hissediyorlar. Eğitim, sağlık gibi sosyal, barınma, ulaşım gibi temel hizmetlere ilişkin çelişkiler en keskin buralarda yaşanıyor, kamucu çözümler daha fazla buralarda karşılık buluyor.

Kırsal bölgelerde ve taşra kentlerinde güvenlikçi tepkiler ve dini-milliyetçi kimlikler karşılık bulurken metropollerde ilerici, sol adaylar destek kazanıyor. Aslında Boston, Chicago, Los Angeles gibi ABD’nin diğer kozmopolit kentlerinde de çok farklı bir profil yok.

Ancak Mamdani’nin seçimi, Demokrat Parti’nin net bir yöneliminin bulunmadığı, Trump’ın saldırgan politikaları karşısında sesini ve sözcüsünü aradığı bir döneme denk gelmesi açısından özel bir önem taşıyor. Zohran tüm emekçilerin, azınlıkların, siyahların, Latinlerin ve göçmenlerin temsilcisi olabilir. Buna karşın politikalarını hayata geçirmekte, belediye meclisinin çoğunluğunun desteğini almakta ve kendine yönelecek acımasız saldırıları göğüslemekte zorluklar yaşayacağı, yer yer tavizler vermek zorunda kalacağı da tahmin edilebilir. Ama bugün ABD’nin bir kutbunda Trump varsa, öteki kutbunda da Mamdani’nin ilk hatırlanacak isim haline geldiğini pekâlâ söyleyebiliriz. Çok uzakta da olsa, bizler de bulunduğumuz yerden onun başarısından mutlu ve övünçlüyüz.

Diğer yazıları

Emperyalizmin yol haritası – Hayri Kozanoğlu

Her ABD başkanının görev süresinin ilk yılında yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi...

Küresel eşitsizlik paneli ve raporu – Hayri Kozanoğlu

Artık saklanamayacak kadar derinleşen küresel eşitsizlik, Uluslararası Eşitsizlik Paneli...

10 maddede Merkez’den al haberi – Hayri Kozanoğlu

Merkez Bankası’nın yılın son Enflasyon Raporu’nda ortaya koyduğu öngörüler, ne...

Enflasyon hem yüksek hem de inandırıcı değil – Hayri Kozanoğlu

Merkez Bankası’nın kendi anketinde 12 ay sonrası için enflasyon...

Arjantin’de şantaj altında seçim – Hayri Kozanoğlu

Arjantin’de “ekonomik mucize” propagandası eşliğinde yürütülen seçim süreci, IMF...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,999TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Bir İhtimal Kabare – Filiz Uzun

Sevgili Aliye Ummanel’in yazıp yönettiği “Bir İhtimal Kabare” oyununu,...

Soğuyan kapitalizm, kızışan rekabet: Arktik ve Grönland – Koray R. Yılmaz

İki kutuplu dünya, tek kutuplu dünya, çok kutuplu dünya...

Lenin’in 102. ölüm yıl dönümü: Bir mozolenin ‘eskiye’ kafa tutuşu – Kavel Alpaslan

Kızıl Meydan zihinlerimizde hep ‘Sovyet deneyimiyle’ özdeşleşti: Askeri geçit...

Suriyeli Kürtler – Özkan Yıkıcı

Son dönemde Suriye sık sık konu edilmektedir. Öyle bir...

Yaşatılanlarla İsias Davası – Özkan Yıkıcı

Bazı konular vardır ki hem gerçekleriyle yakar hem de...

“Unutma” Emri – Mertkan Hamit

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin Aydınlık Gazetesi’ne verdiği röportaja...

Büyük Resmi Görebilmek – Şener Elcil

Olaylara kendi dar penceresinden bakanların çok olduğu bir ülkede...

Grönland’ın eriyen buzulları dünyayı karıştırdı – Özgür Gürbüz

1972 ile 2023 arasında, Grönland’ın yüzde 80’ini kaplayan buz tabakası...

Canlı yayın