yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGündeme düşen gelişmelerle Brezilya - Özkan Yıkıcı

Gündeme düşen gelişmelerle Brezilya – Özkan Yıkıcı

Aslında, sadece  güncel yaşadıklarımızla dahi olsa, olanlar dahi, Brezilya burada da son yapılan konferansla konuşulmasına yetiyor. Brezilyada B.M. tarafından düzenlenen bilmem kaçıncı iklim zirvesine ev sahipliği yaptı. Toplantı tartışmalı geçti. Konu iklim olunca da öyle uzun uzun düşünmeğe de gerek yok. Sadece Kasım ayının sonuna geldiğimizi ve havaların normalin çok üstünde ısınmış haliyle yaşamamız dahi önemi anlatmaya yetip artıyor. Ayni zamanda, sürekleşme eylimini çoktan aşan bu iklim bozulma durumu, salt sıcaklıklarla değil, ülkemizdeki en başta su sorunu olmak üzere can alıcı durumlara epey olumsuz etken getirdiği de tartışmasızdır. Tartışmasızdır da konunun nedeni hiç konuşulmadan, sankilerde normalmış gibi de yaşanmaya devam edilmektedir.

Ayrıca, bu yıl ki Brezilyadaki konferansa en başta hem de iklim bozulmalarına en büyük rol ohynayan Amerika katılmadı. Trump açıkça iklimlerin değiştiğine inanmadığını, bunun bir “saplantı” olduğunu belirti. Buda alınacak ve mutlaka uyulacak önemli kararlar olmasına rağmen uygulanma şansının da daha az hale gelmesinin net işaretidir. Zaten başta hem de Brezilyada da yapılan B.M. önderliğindeki iklim zirveleri önemli yankı gibi olsada, sonradan hem güncel gerçeğe göre karar alınmaması ile peşinden uygulanmama gerçekleri nedeniyle artık ilgi birçok ülkede K. Kıbrıs gibi hiç alakadar olmamaya dek durumu taşıdı. Üstelik bolca iklimlerin değiştiğini, tehlikelerini laf eden onca örgüt olmasına rağmen.

Nitekim Brezilya konferansı fazla dünya gündemine gelemedi. Alınan kararlar dahi fazla konşulmadı. Sadece daha tartışmayı yapanlar dahi “zaten uygulanmaz” gerçeklerinin kısıtlayıcı pratikleriyle sıkışmaktaydı. B.M. ise sanki günü kurtarma havasındaydı. Amrerika ise zaten katılmadı. Düşünün, ençok iklim bozulmasına neden olan, alınacak herhangibir yeniden düzenleme kararında en fazla pratik katgısı olacak ülke, toplantıda yok. Dahası, daha konferans yapılırken Paris iklim zirvesindeki konulan sonuçlara ulaşılmadığı itirafı vardı. Yine de ençok suçlanan olgu fosil yakıtlar oluyordu. Fosil yakıtlardan uzaklaşma planı yine masada oldu. Ama Amerikanın da olmaması özelikle petrol üretici ülkelerin daha fazla uymayacaklarını ta baştan belirtmesiyle de epey kısıtlama oldu.

Brezilya toplantısının bir önemli direk etken olan konu da orada önemli iklim bozulmasına duyarlı örgütlerin olmasıdır. Amazon havzasını koruma, yerli halkların kendi kendilerini anlatma yapılarına da sahip olmasıdır. Nitekim ormanlar konusu ile Amazon ormanları durumları da protestolarla, toplantıya giden delegelere hatırlatıldı. Buda duyarlı olana yegtiyordu. Ama olmadı. Kapitalist özün temel işleyiş kuralının sonucu olan iklimlerin bozulması yeniden belli ki bir başka bahara sarkıtıdı. Tabi ki başka bahar kıştan yırtılıp gelme şansı da varsa.

Toplantı belkide birilerine reklam için şu karar da vardır. Bir sonraki toplantı Türkiyede yapılacak. Bir farkla, Avusturalyhanın hazırlayıcı gündem belirleme idari gerçeği de mevcutken. Tabi durum şu: Türkiyede Brezilya gibi en basitiyle çevre örgütlerinin protesto yapma özgürlüğü yok. Halbuki Türkiyede de iklim bozulmalarından doğa katletme kar hırsına dek oldukça fazla iklim bozulma eksenine bağlı gelişmeler var. ama protesto yapmanın da sınırı oldukça sert. Bakalım Türkiye Brezilyadaki gibi, yapılan konferans yerini basacak derecede protesto olacakmı sorusu olmayacak cevabıyla şimdiden durmanın da katgısıyla nasıl geçecek?

****

Brezilya iklim konferansını yaşarken, dünyanın en baştaki iklim bozan siyasal ekonomik uygulamalarını hapan Amerika katılmazken, dünyaya aşka bir gelişme ile de gündem oldu. Bir önceki başkan Belsanaro tutuklandı. Faşist Belsanaro kaçma tehlikesi nedeniyle yakalandı. Elektronik kelepçeli gözetimdeki Belsanaro kendini kurtarmak için direk Amerikadan müdahale isterken, birçok konuda kararlara uymam havasındayken, yüksek mahkeme de onun tutuklanmasına karar verdi. Bir tarihi kısgaç süreci yaşanıyordu.

Hatırlayacak olursak, Belsanaro bir önceki devlet başkanıydı. Başkan seçilirken de şimdiki başkan Lulaya artık direk kanıtlanan iftiralarla hapse atırdı. Lulanın hapse girmesi, öteki sosyalist adayın da katledilmesiyle Belsanaro seçimde kazançlı çıktı. Bir dönem bunu yaptı.

Ancak faşist uygulamaları ile Lulaya karşı düzenlenen komploların ortaya çıkmasıyla serbes kalışı Belsanaroya yeni şansı elinden aldırtı. Seçimi kaybeti. Fakat tıpkı Trump gibi seçimi kabul etmedi. Ayni metotla da parlementonun basılmasını istedi. Buna orduya direk davetiye çıkardı. Ama Lula dirençli çıktı. Demokratik örgütler sokağa çıktı. Belsanaronun darbe talebi havada kaldı. Gerisi de geldi. Tutuklandı. Trump sonradan açıkça çağrılar yaptı. Brezilya dinlemedi. Yargı süreci ile birçok ilişki çelişkisi yoğunlaştı. En başta da direk Amerika Brezilya veya Lula Trump ekseninde yaşandı. Buna ek sorunlar da eklendi.

Sonuçta Trumpçu faşist lider Belsanaro bu defa kendi tutuklandı. Bir farkla, Lula tutuklanırken çğu kamuoyu bunun naylom faturalarla yapıldığını kabul ediyordu. Şimdi tam aksi, yaptıklarıyla zaten Belsanaronun baştan suçlu olduğu ve tehlikeli dinamit gibi dolaştığına çoktan inanç geldi.

Tam da Brezilya iklim bozulma zirvesini uluslarası alanda yaşarken, eski bir dönemli epey kararlarıyla tartışmalı faşist ada Belsanaro da hapse doğru hyol alıyordu. Bir anlamda Brezilya dünyanın siyasal ekonomik ekolojik uygarlık resmini ayni fotoğrafla dünyaya sunuyordu.

Diğer yazıları

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...
4,427BeğenenlerBeğen
1,504TakipçilerTakip Et
3,965TakipçilerTakip Et
831AboneAbone Ol

Son eklenenler

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Canlı yayın