yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBirkaç kelam edelim - Özkan Yıkıcı

Birkaç kelam edelim – Özkan Yıkıcı

Seçimler sonlandı. Daha üstünden bir hafta dahi geçmedi. Olan, devir teslim şeklinde tamamlandı. Krevatlar takınılarak merasimler yapıldı. Kazanan tadını, kaybeden ise üzüntüsünü yaşadı. Ama klasik belirtiğim durum gerçekleşti. Seçim sandık sayısı açıklanır açıklanmaz seçim dönemi adeta mezara gömüldü. Sadece destekleyen desteklemeyenin kendine göre duruşları şöylesine yansıtıldı. Ama gerçek, artık seçim döneminde olanlar belekten sildirtme dönemine çoktan sokuldu.

Yeniden eski hamam eski tasa geçildi. Bir farkla, kaybeden kazanan yeri değişerek oluyordu. Özellikle kazanan kesim tadını çıkarırken, kaybedendeki hüzün kaybedilenlerle bir başka oluyordu. Elbet bu defa hesap Ankaradan da hissedildi. Türkiyedeki muhalefet, AKP kaybedebilirmiş moduna iyice sarılacağı kesin. Sonuçta garip paradoksla yeni seçim sonrasına geçildi. Oyların önemli kısmı ayni zamanda AKP karşıtı olurken, öte yandan Tufan ve geneldeki CTP AKP karşıtı değil en yakın durma yarışındaydı. Bu hep hissedilecek garip paradoksal durum halinde sürecek.

Sonunda küliye seçimlerle şöyle de olsa böyle de olsa yeni sahibine kavuştu. Törenler oldu. Bol bol Türkiyecilik ile kendini kanıtlama yarışmalı sözler uçuştu. En kritik durum Cevdet beyde. Seçimlerde desteklediği aday kaybeti. Ama kaybeden destekçisinin görevi devredişine de katıldı. Üstelik kazanmasın diye istenene de küliye mekanı devredildi. Yine de sanki bunlar hiç olmamış havasında kemamlar döküldü.

Seçim sonrası elbet kaybedip kazananlar olur. Öyle de oldu. Şimdi hehsaplar bir başka. Kısa bir anımsatma yapalım: UBP özellikle kayim atanma sonrasında girdiği seçimlerde yenilgiyle çıktı. Ensonuncusu da Küliye seçimi idi. Daha önce ara seçim ile yerel seçimleri de kaybeti. Anlayacağınız ilk değildir. Üstelik başında da üyelerin seçtiği değil de Ankaranın atadığı kayim bulunuyordu. Kaybedilen son seçim sonrası tartışmaların çıkması gayet doğal. Brakın çelişkileri, sorunlar olmasa da sonuçta hem de saray ezici oyla Türkiyenindesteğine karşın kaybedildi.

Sesler muhtemel ikilemli. Kurultay ve erken seçim. Ama yine de talimatın işaretine bağlı.Cevdet bey bu konuda önemli görev aldı. Bakalım hangi rüzgar esecek. Onca lafa karşın teslimiyetin derecesi sonucu da son söz Türkiye gerçeği vardır. Bakalım bu karışıklık yeniden kendini üretip koltuklarda deva mı diyecek?

Tufan ise başlangıçta rahat. Kazandı. Üstelik daha sonuçlar çıkar çıkmaz da partili gömleğini çıkarıp kendini bağımsız ilan ediyor. Zaten bu konuda eskiden gelen söylentiler idiyalrda vardı. Ama şimdilik CTP seçim kazanmanın tadını çıkarıyor. Orada da işler biraz karışık. Mutlaka yeni başkan seçilmesi şart. Tüzük gereği sekiz vekil aday olamaz. Bu iki konu partiyi zaman zaman tartıştıracağı kesindir. Tufan ise rahat. Öyle rahat ki farklı kazanırken, farklı gerekçelerle oy verenlerin de beklentileri önemlidir. Önenli sayıda seçmen,CTP li olduğu için oy vermedi. Hta Tufanı da eleştiriyorlardı. Kimisi TC kökenli ağırlıklı kesim AKP yenilsin oyu atarken, kimisi de Ersinin dengesiz davranışlarından dolayı duydukları öfkenin “gitsin de nasıl giderse gitsin” oyları idi. Bu nedenle temel konulardaki beklenenin tersi olsa da belirli kesim “biz zaten ona bunun için oy vermedik” bahanesine kolayca sığınacak. Partililer ise parti içi sorunların veya kazanılan başarının tadıyla bir dönem suskun kalmaya hazırdır. Buda Tufan için eleştiri kesimini azaltmaktadır. Halbuki AKP ile gireceği ilişkiler veya şimdiden savundukları, kavratılan Tufandan çok farklıdır.

Gelelim fasulyenin faydasına: kualisyon küçük partiler ençok erken seçimi seslendiren kesimlerdir. Hat da hemen şimdi diyecek derecede konuşuyorlar. Oysa kamuoyu dahi biliyor ki özellikle DP silinecek algısı var. ama kualisyon niymetlerinden vaz geçip erken seçim istiyorlar.

Burada tüm taşların yanyana konulmasını gerektiren acil gerçek vardır. Özellikle bu partiler hem koltukların niymetlerini hovardaca yerken, neden ençok erken seçimi istiyor sorusu sorulması gerekir. Hemen yanıt aslında yanıbaşlarında. Serdar Denktaş yeni parti kurdu. Neolacak derseniz: seçime katılması için altı ay geçmesi şart. Ozaman da alacağı önemli sayıdaki oy bu küçük ortakların oyudur. Denktaşın seçime girmesini engeleyerek güçlerini belki toparlama adına da erken seçim istemektedirler.

Seçim havası böyle küçük sol partiler ise belirsizlikte söz söylenmektedir. TDP ise soru işaretli. Brakalım bunları ve Cevdet beye bakalım. Önce kualisyona ne diyecek. UBP durumu ne olacak. CTP şimdi tüzük işiyle oyalanacak. Başkan da başka hikaye. Ama net atres yenilmesine karşın AKP. Buda kesin. Kelamın ise sınırı var. öyle bir sınır ki müdahalelerin ağırlığı dahi kolayca savuşturulup konuşturulmuyor. Adaya konulan söylemler birden silikleşti. Hayal kırıklığı ençok Kuzeyden sonra Güneyde de yaşanacak. Hala net ortak paydaşlı görüş yok. Tıpkı Mehmedalide olduğu gibi. Şimdi de sıra Tufanda. Ankaranın sesini daha gür ve Kıbrıslı Türk toplumu maskesi giyip savunacak. Ozaman da kimi foncuların Trump aşkı başlar. Trumptan Gazze gibi barış dilekleri kulanıma sokulur. Ne diyelim: hayırlısı.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın