iktibasHediye LeventŞam-Moskova hattındaki bahar havasının sebebi ne? - Hediye Levent

Şam-Moskova hattındaki bahar havasının sebebi ne? – Hediye Levent

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Suriye’de hâlâ bir devlet ve ordu kurulmuş değil. Her şey paraya bakıyor, paranın önünün açılması da Amerikan’ın Sezar yaptırım paketini kaldırmasına… Sezar paketinin kaldırılması Kongrenin kararına bağlı ve Trump yönetimi Kongreyi tam olarak ikna edebilmiş değil. Kongre üyeleri arasında Eş Şara yönetimine tamamen olumsuz bakan kesim de var, “Yaptırımları 6 aylık periyotlar şeklinde kaldıralım. Her 6 ayda bir duruma bakıp karar verelim” diyen de.

Yaptırımlar nedeniyle yaprak kımıldamayan Suriye’de ekonomik durum kötüleşiyor. İnsanlar gerçekten aç kalmakla yüz yüzeler. Sahadaki radikal silahlı grupların estirdiği terörle birlikte bu durumun daha ne kadar devam edebileceği şüpheli.

Yaptırım meselesinin Şam’a yönelik bir sopaya dönüşmesi İsrail’in Suriye’deki hedefleri açısından da süreci doğrudan etkiliyor. Zaten devlet kurmak bir yana diplomasi ya da bürokrasi tecrübesi de olmayan Eş Şara ve ekibinin, giderek derinleşen ülkeler arası nüfuz savaşına engel olabilmesi de mümkün değil. Kısacası yaptırımlarla ilgili meselenin belirsiz bırakılması Suriye’deki İsrail etkisini de baskısını da güçlendiren bir unsura dönüştü.

Bir süredir Suriye ile İsrail arasında yıl sonuna kadar bir güvenlik anlaşmasının imzalanacağı söyleniyor. Amerikalıların bastırdığı bu anlaşma, mevcut şartlara ve İsrail tarafının açıkça söylemekten çekinmediği taleplerine bakılırsa Suriye lehine olmayacak. Dolayısıyla Ahmed Eş Şara’ya yönelik, Trump başta olmak üzere uluslararası toplumun giriştiği meşruiyet kazandırma yarışına aldanmamak gerek. Bu yarışın temel hedefi Suriye’nin ülke olarak kendini toparlaması, ayağa kalkması değil!

Amerika, Batı ve İsrail cephesi açısından özetleyecek olursak beklentileri şunlar:

-Suriye’de sosyal patlama yaşanmasın ve yeni bir göç akını tetiklenmesin

-Suriye’deki radikal silahlı gruplar Suriye içinde kalsın

-Eş Şara yönetimi geçici olabilir ancak kara komedi gibi bir seçimle bir parlamento oluşturulsun ve imzalanan anlaşmalar devleti bağlayıcı hale getirilsin

-Suriye asla ve asla İsrail’e tehdit olabilecek askeri, siyasi ve ekonomik güce ulaşamasın

-İran’ın Suriye’ye tekrar dönüşünü sağlayabilecek güvenliğe dair büyük çöküşün yaşanmasına engel olunsun

Bu şartlar sağlandıktan sonra Suriye sahası zaten İsrail’in hedeflerine açık ve atacağı adımlara uygun hale gelmiş oluyor.

Mevcut şartlara göre Suriye sahasındaki gidişatı radikal olarak değiştirmese de etkileyecek olan iki önemli faktör var. Birincisi Gazze’deki ateşkes sürecinin başarı oranı ve ikincisi de Rusya’nın Suriye’ye dönüşü.

Gözünü epeydir Nobel Barış Ödülüne dikmiş durumda olan Trump, barış planlarının gerçekçiliği ile pek ilgilenmiyor. Trump Gazze’yi, Suriye’yi ve Lübnan’ı Nobel’e uzanan yolda bir paket olarak görüyor muhtemelen. Bu nedenle Gazze’deki süreç ile ilgili olumlu gelişmelere paralel olarak Suriye’ye daha fazla baskı yapması oldukça muhtemel ki, aslında bu yönde çalışmalar son 1.5-2 aydır yoğunlaşmış durumda. Sonuç olarak bu faktörle ilgili gidişatı bekleyip göreceğiz.

İkinci önemli faktör olan Rusya’nın Suriye sahasına dönüşü konusunda da süreç iyice hızlandı, daha da hızlanacak muhtemelen.

Rusya’nın Suriye’den istedikleri az çok belli;

-Suriye’deki askeri üslerini geri istiyor

-Orta Doğu’ya giriş kapısı olan Suriye’deki nüfuzunu daha da derinleştirmek istiyor

“Putin, Eş Şara ile çalışır mı, çalışmaz mı?​” tartışmalarına gerek yok, Rusya, yönetici koltuğunda kim oturuyorsa onunla çalışır, ki Eş Şara ile de çalışacak. Peki Moskova’ya bizzat giden ve kendi cihatçı çevresinde deprem etkisi yaratan Eş Şara ve ekibi Moskova’dan ne istiyor?

Geçtiğimiz haftalarda uzun uzun yazmıştım bunu ancak hatırlatma niyetine şunlar söylenebilir: Suriye’de devletten orduya, elektrik altyapısından rafinerilere kadar bütün idari, askeri, ekonomik yapı ve insanların günlük hayatında ihtiyaç duyduğu birçok hizmet Rus konsepti ve Rus teknolojisi ile inşa edildi. Bu nedenle ülkenin yeniden imarından silah teminine kadar birçok konuda Şam’ın Moskova’ya ihtiyacı var. Ayrıca Rusya BMGK’nin daimi üyesi. Dolayısıyla Suriye’ye özellikle de Eş Şara ve ekibine dair tartışmalarda Rusya’nın oyu belirleyici olacak.

Ancak Eş Şara’nın Moskova ziyaretinde söyledikleri Şam’ın Moskova’ya olan ihtiyacının çok daha derin olduğunu ve ilişkiyi neredeyse Esad yönetimi dönemindeki seviyeye taşımak istediğini gösteriyor. Eş Şara’nın Suriye-Rusya ilişkilerini Suriye’nin bağımsızlığını ilan ettiği 1946’dan alıp günümüze getirmesi, iki ülke arasındaki derin bağların kendilerine miras kaldığını söylemesi bu açıdan oldukça çarpıcı.

Peki neden?

-Yaptırım sopası büyüdükçe Şam’ın ABD’ye ve Batı dünyasına alternatiflerin olduğunu göstermesi önemli

-ABD ve Batı dünyası silahtan, trafolar için gerekli kabloyu bile vermeye yanaşmazken Rusya’nın bu konuda şart koşmaması belirleyici etkenlerden

-İsrail’in, Suriye sahasındaki ilerleyişi ve birkaç parçaya bölünmesine varan ihtimallerden kendine en uygun olanı seçmeye çalıştığı biliniyor. Herhangi bir ülke de İsrail’i durdurmaya niyetli görünmüyor. Bu açıdan Rusya’nın Suriye sahasında dengeleyici unsur olarak yerini alması Şam’a nefes aldırabilir.

-Rusya ile birlikte müttefikleri ve imkanları da Suriye’ye dönmüş olacak. Bu da Eş Şara açısından meşruiyetin yanı sıra içerideki durumu iyileştirmesine imkan verebilir

Aslında burada sorulması gereken temel soru şu? Bu akıl Eş Şara’nın aklı mı? Yani ABD’yi Rusya ile dengelemek! Şimdiye kadar gösterdiği performansa bakılırsa süper pragmatik ve herkesle ittifak kurmaya açık bir profil sergilese de Eş Şara ve ekibinin böylesi bir hamle yapabilecek yeterliliği olmadığı söylenebilir.

İşin arkasında, yani Şam-Moskova ilişkilerinin arkasında Türkiye varmış gibi görünüyor. Sonuçta Suriye sahasında Türkiye-İsrail nüfuz savaşı giderek sertleşirken gerilimin Rusya’nın sahneye girmesi ile dengelenmesi ve zamana yayılması Ankara’yı rahatlatabilir. Yine önümüzdeki günlerde Suriye sahasındaki mevcut nüfuz savaşının adının konulması, tarafların belirginleşmesi için yeni bir Türkiye-Rusya ve belki ABD ya da İsrail girişiminin ortaya çıkması hiç şaşırtıcı olmaz. Geçtiğimiz yıllardan bildiğimiz Astana süreçlerinin yeni versiyonu gibi!

Elbette birçok ihtimale açık Suriye sahasında Rusya’nın dönüşü sahayı yeniden düzenleyecek gibi görünüyor!

Diğer yazıları

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Diplomaside distopya dönemi ve Türkiye! – Hediye Levent

İran-Amerika-İsrail savaşı zaman zaman sakinleşse de asla durmayan depremlerden...

Lübnan-İsrail görüşmeleri barış getirir mi? – Hediye Levent

Amerika’nın araya girmesi ile Lübnan-İsrail doğrudan müzakereleri başlayacak gibi...

Ateşkes mi, mola mı? – Hediye Levent

ABD-İran-İsrail savaşına dair ateşkes açıklamalarını ve haberlerini okurken aklıma...

Duvardaki tuğla İran mı? – Hediye Levent

Amerika-İran-İsrail savaşı birinci ayını doldurdu ancak hâlâ ne Amerika’nın...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
825AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın