14 Aralık 2025, Pazar
17.8 C
Lefkoşa
iktibasAras CoşkuntuncelABD şiddetle kendi tekelini kurmak peşinde - Aras Coşkuntuncel

ABD şiddetle kendi tekelini kurmak peşinde – Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

2012 yılında piyasaya sürülen video oyunu Call of Duty: Black Ops II’nin ana teması Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolü ve bunun bir savaş bahanesi olması etrafında dönüyordu. Oyunun Çin ve ABD’yi 2025 yılında bu elementlerin kontrolü için soğuk savaşta gösteren hikayesi Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki tekel konumundan dolayı Foreign Policy gibi yayınlar dahil birçok yerde tartışılmış, kimileri oldukça gerçekçi bulmuş, kimileri de iki ülkenin birbirine oldukça bağımlı olduğu teziyle böyle bir soğuk savaşın mümkün olmadığını ileri sürmüştü. Bugün ABD, Çin ile kendisini gümrük vergileri üzerinden ifade eden bir soğuk savaş içerisinde ve nadir elementler bu Soğuk Savaş’ın merkezlerinden biri. Ancak nadir elementler aslında nadir değil. Hatta dünyanın en zengin yataklardan biri ABD’nin California eyaletinde. Mesele ABD’nin bu kritik önemdeki madenlerin üretimi ve işlenmesinde Çin’e bağımlılıktan bir an önce kurtulmak, kendi tekelini yaratmak, ama bunu emek, insan sağlığı ve doğa katliamı maliyetlerini başka ülkelere yıkarak yapmak hedefinde olması.

Kritik ve nadir elementler[1] rüzgar enerjisinden telefonlara, robotlara, radarlara ve güdümlü füzelere kadar birçok ürün ve sanayide kritik öneme sahip ve Çin bu elementlerin üretimi ve daha önemlisi işlenmesinde, dolayısıyla tedarik zincirlerinde, tekel konumunda. Bugün Çin nadir toprak elementleri madenciliğinin yüzde 70’ini, işleme faaliyetlerinin ise yüzde 92’sini kontrol ediyor. Brezilya, Vietnam, Avustralya, Kongo, Mozambik gibi ülkeler ham madde açısından zengin olsalar da bu elementlerin işlenmesinde tamamıyla Çin’e, Çin’in yatırımlarına, teknolojisine, fabrikalarına bağımlılar. Bu elementlerin çıkarılması ve işlenmesi doğada düşük konsantrasyonda bulundukları için zor, sermaye ve teknoloji yoğun, nispeten uzun vadeli, çevreye ve insan sağlığına oldukça zararlı ve emeğin, doğal kaynakların ağır sömürüsüne dayalı. Örneğin Moğolistan’ın iç kesimlerinde nadir metal madenlerinin sebep olduğu doğa katliamını “distopik” olarak niteleyen BBC ekibi, ağır sömürü koşullarında çalışan yüz binlerce isçinin yaşadığı Baotou ve Bayan Obo bölgelerinin hemen dışında göz alabildiğine uzanan zehirli atik gölünden “Uzaklara doğru uzanan, siyah, neredeyse sıvı olmayan, zehirli, yapış yapış bir çamurla dolu yapay bir göl” diye bahsediyor. Bölgede kanser vakaları da çok yüksek.

Emperyalist şiddet, talan

Çin’in 1980’lerden beri planlı devlet yatırımları, ikili ilişkiler ve kısaca Kuşak-Yol girişimi olarak adlandırılan projelerinin de yardımıyla kurduğu tekelci hakimiyeti ABD en kısa yoldan ve zamanda delmek istiyor. ABD bir yanda bu metaller bakımından zengin Grönland’i işgal ve Kanada’yı 51. eyaleti yapma tehditlerini sürdürürken diğer yandan askeri destek karşılığında Ukrayna’nın, mali destek karşılığında da Arjantin’in madenlerini talan etme derdinde. Gümrük vergileri savaşıyla Çin’den taviz koparma hedefi ise geri tepti. Trump’ın vergilerine Çin bazı nadir elementlerin ABD’ye ihracatını askıya almayla karşılık verince ABD müzakere masasına oturmak zorunda kalmıştı. Geçtiğimiz günlerde de Çin Trump ve Xi Jingping arasında planlanan görüşmeler öncesinde daha önce getirdiği ihracat kısıtlamalarını genişletip beş nadir toprak metaline daha ihracat kısıtı getirdiğini duyurdu.

Rosa Luxemburg 1913’te sermayenin bir sistem olarak yeniden üretilebilmesi için işgal, savaş, ticaret, şiddet veya aldatma yoluyla dünyanın kapitalist olmayan bölgelerine yayılması gerektiğini, emperyalizmin yalnızca bir pazar genişlemesi değil uzaklardaki kaynakları da güvence altına alma aracı olduğunu vurgulamıştı.[2] Lenin de 1916’da emperyalizmi tanımlarken “Bir avuç zengin ülke (…) devasa boyutlarda tekelcilik geliştirdi (…) süper kârlar elde ediyorlar, diğer ülkelerdeki yüz milyonlarca insanın ‘Sırtına biniyor’ ve kendi aralarında, görece zengin, görece semirmiş, görece kolay yağmalanabilecek ganimetin paylaşımı için kavga ediyorlar. İşte [sömürü ve onun getirdiği ganimetler] emperyalizmin ekonomik ve siyasal özüdür aslında” demişti. ABD’nin nadir elementlerde Çin ile giriştiği tekelci rekabette yapacağı her anlaşma, atacağı her adım daha çok sömürü, şiddet, talan ve doğa katliamı getirecek.

[1] Kritik mineraller, lityum, kobalt, selenyum, silisyum, tellür, indiyum, grafit ve nadir toprak elementleri olarak bilinen 17 elementi kapsıyor. Bu 17 nadir element ise scandium, yttrium, lanthanum, cerium, praseodymium, neodymium, promethium, samarium, europium, gadolinium, terbium, holmium, dysprosium, erbium, thulium, ytterbium, ve lutetium.

[2] The Rosa Luxemburg Reader, ed. Peter Hudis, Kevin B. Anderson. 2004.

Diğer yazıları

‘Demokratik Sosyalist’ Mamdani New York’u kazandı; şimdi ne olacak? – Aras Coşkuntuncel

Salı günü “Demokratik Sosyalist” etiketiyle seçimlere giren Zohran Mamdani,...

‘Demokratik Sosyalist’ Mamdani New York’u kazandı; şimdi ne olacak? – Aras Coşkuntuncel

Salı günü “Demokratik Sosyalist” etiketiyle seçimlere giren Zohran Mamdani,...

Trump ve Netanyahu’nun direnişi yok etme planı – Aras Coşkuntuncel

Trump’ın geçtiğimiz pazartesi günü Gazze’de savaşın sona erdiğini ilan...

ABD Venezuela’yı bombalamaya hazırlanıyor – Aras Coşkuntuncel

ABD’nin Venezuela’ya açık tehditlerinin ardından ülkesini bombalaması ve rejim...

Trump rejiminin meşruiyeti ne zamana kadar sürer? – Aras Coşkuntuncel

Trump yönetiminin bir özelliği Amerikan emperyalizminin taktiği maskeleri sıklıkla...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
748AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

Canlı yayın