Kapitalist sistem krizlerle boğuşuyor. Krizleri yönetemiyor. Yönetememe bir yana resmen hala kemer sıkma politikalarına devam denip sermaye sınıfına servet aktarmayı da ihmal etmiyor. Siyasal olarak da faşizimden yobazlığa gerici idolojilerle kültürleşme yaratarak gerektininde rıza, gerektiğinde de sert baskıları da uygulamaktadır. Bazen kitleler faşizme veya cihatcılık gibi ortaçağ yönelişlere kapılırken, bazen de öfkenin patlamasıyla da isyanlar çıkıyor. İsyanlar ise siyasal seçenekten yoksun oldukça, yeniden krizli aşmaz siyasetin yeniden üretimine dahi yaramaktadır. Dikat edilmesi gereken, isyanların salt sorunların iç dinamikleriyle değil, rekabet veya nifus alanı mücadelelerinin de katalizörlükleri de vardır.
Son güünlerde medya nekadar kaçsa da artık krizler ayuka çıktı. Resmen devletler gericileşme ile rejim değişimle daha uçurumlu eksenler oluşşturma peşinde. Buna artık belirli yerlerde de isyana varan tepkiler oluyor. Bu makalemde Fransa ile Nepaldeki sosyal patlamalara şöylesine dokunacam. Zaten istesem de fazlası zor. Kısıtlı makale yrimde mümkün oldukça bilgilendirme faydacılığını da gözetecem.
******
Hafta başındaki makalemde Fransaya dokunduydum. Hükümetin düşmesi sonucunu aktardım. Makaleyi noktalarken de Makronun seçeneğinin ne olacağı sorusuyla tamamladım. Belli ki Makron ayni yola devam diuordu. Hem de eğer muhalefet ekseni ayni noktada duracaksa, güven oyu alamayacağı sayısal duruma rağmen. Yine üçüncü sıradaki merkezi kendi partilisilne başbakanlığı verdi. Bir anlamda, eski güven oyu alamayan hükümetin savunma bakanına başbakanlığı teslim yaptı. Tabi zaten öfkeli olan halk bu defa yeniden sokağa çıktı. Yeni bir hareket adıyla da sokaklarda yankılandı: “herşeye engel olma” hareketi adıyla tahminlere göre ikiyüzbin kişi bir anda Fransanın her tarafını kaynatı.
Tewpkiler yaygın. Bu defa polis şideti sokakta karşılık buldu. Biber gazına rağmen tepkiler her yana savruldu. Bine yakın tutuklama olduğu haberleri dolaşıyor. Ama şidet durmadı. Birçok yer yakıldı. Ulaşım başta olmak üzere, hayat kiliklenmeğe girişildi. Bir anlamda Fransa kaynıyor.
Öğrenciler katıldı. Sendikaların salt Makron yanlıları dışında destek verdi. Sol Sol Halk cepesi bu defa sesizlik yerine tarafız durma görüntüsünü terkederek, sokağı destekledi. Açıkça hükümete oy vermeyeceklerini belirtiler. Makronun cicili yeni başbakanı ise devam diyor. Borçları göstererek, kemer sıkmada ısrarlı. Ama Fransa gerçeği yeniden sokakta. Bu defa tersinden merak konusu var: sol Halk cepesi ile sağdaki faşist Ulusal cepe hayır oyunda direnecek mi? Belli olan, Fransa krizlere devam diyor. Makron ise parlementoyu nfes edip yeni seçime gitme olasılığı elinde silah. Tabi ki kendi seçimini elbet erkene alma olanaklarını kulanmayacağı da kesin.
Tam bir Fransa gerçeği yaşanmaktadır. Bir dönem Sarı Yelekli muhalefetle yeni dalga çıktıydı. Şimdi de Her Şeyi engeleme hareketi sokakta. Bu defa destek örgütlerden ve öğrencilerden de geldi. Hareket sınıfsal eksene oturup seçenekleşirse, Fransada değişim rüzgarlarının da eseceği kesin. Şimdilik Halk Cepesi de destek veriyor. Sendikalar daha aktif duruşta. Bakalım Fransa yanan sokakları ile polis şideti gölgesinde Makron rejimi direnişini nereye dek sürdürecek.
****
Başka bir isyan gündemi de Nepalden geliyor. Nepalin adını pek duymayız. Nedeolsa Himalayaların eteklerinde bir ülkedir. Dünya politik vitrininde pek yoktur. Ama son isyanlarla adeta uluslarası ksısgaç rekabeti etkisiyle de Nepal bu defa haber oldu. Öyle oldu soyulan bakanlar, yakılan mevki sahiplerinin evleri, ülkeden kaçanlar ve nicesi. Ama nedense herkes görsele sarılırken, muhalefetin bir kısmının monarşi istediği bilgisine pek raslanmaz. Ama isyanın başbakanı dahi istifa yaptırdığı bilgisini de ağa yaydırtı. Öyle kötü sahneler oluyor ki yakmalar, çıplak yapıp deşifre etmeler ve kaçışlar. Ölümlerin otuza yaklaştığı belirtiliniyor. Ama bu tür olaylarda kesin rskamlar sonradan gelir. Bazen abartılı bazen de önemi gizleme adına az gösterilme taktiği de Nepal türü ülkelerde yaygındır.
Konuya birkaç bilgi ile deyinelim. Nedense sağ resmi medyalar bunlara pek deyinmez. Sol Haber gibi siteler bilgi zenginliği ile yorum yapmada kolaylık adına konunun bu yönlerini de belirtiyor. Buda medya alanındaki resmi ile sol farkının önwmli ayracıdır.
Son Nepal başbakanı Oli, kısa zaman önce seçildi. Geniş kulisyon peşindeydi. Amaç, ülkedeki olumsulumsuzukları giderme idi. Ama ülkede epey zamandır yolsuzluk yaygın şekliyle tepki görüyordu. Özellikle zengin çocuklarının görsel reklamı epey tepki sağlıyordu. Üstelik Oli Çin Yanlısı KOmonist partinin de başkanıydı. Bu nemi demekti: başbakan ilk ziyaretini Çine yaptı. Çindeki önemli resmi askeri töreni izlemeğe katıldı. Amerika bu duruma çok kızdı. Amerikanın Nepaldeki monarşi yanlılarını desteklediği de sır değildir.
Tam buna uygun olarak, kendini öğrenci liderlerden biri olarak tanıtan kişi elinde mikrofona Kıralı geri çağırıyordu. Monarşi istiyordu. Çizgi laiklik monarşi ikilemine dek sokuldu. Komonist partilerin mücadele ile kıralığı devirip cumhuriyet ilan yatıkları da öteki gerçektir. Bir anlamda bizi hem Çin Amerikan hem monarşi laiklik veya cumhuriyet gericilik ikilemli tuhaf ama günümüzde normaleşen ayrıcalıklarla Nepalde buluşturdu.
Ek bilgi: son dönemde adamızda dolaşırken Limnididen Karpaza Nepali işçilere raslıyorum. En düşük ücretlerle çalıştırılıyorlar. Türkçe bilen birkaçıyla da konuştum. Bu toplam konuşmaları, yeri geldiğinde ülkemizdeki yurtaş olmayan ve yasal çizgi altında çalıştırılanlar tefrikasında yayınlayacam.
Kısaca: sadece Fransa ve Nepal değil: dünyada birçok ülkede isyanlar yayılmaya başladı. Öfke patlaması ile tepkilerin dalga dalga yükselişine tanık oluyoruz. Örgütsüzlük ile medya uzaklığı nedeniyle çoğundan haberimiz dahi yoktur. Ama seçtiğim Fransa ve Nepal örneği, değişik iki ülkedeki oluşan eşitsizlik eksenli olan sokak hareketlerinden örnek verdim. Biliyorum çok eksiklik vardır. Ama belkide biraz olsun salt sistemin doğrularıyla uğraşanlara, sistemin insanları ne hale getirip öfkeyle isyan noktasına taşdık öteki olguyu da nalmalarına yardımcı olacaktır. Tabi ki şimdilik Kuzeyde böyle bir tehlike yok. Güneyde ise bilmem kaçının haberi var: sendikalar grev yaptı. Neden, eşelmobilin kaldırılma durumu. Haydin buyrun bundan yakın.



