Arjantin’in aşırı sağcı Devlet Başkanı Javier Milei, geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğu ABD’de Başkan Donald Trump ile kısa bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Trump’ın toplantı öncesi sosyal medya hesabından paylaştığı ve Milei’i Arjantin ekonomisini kurtaran fantastik ve güçlü bir lider olarak övgüye boğduğu mesajı büyük bir kağıda basılmış olarak Milei’in elinde duruyordu. Kameralar ışıklarını açmadan önce Milei bu kağıdı Trump’a uzattı, Trump ise basın toplantısında aynı övgüleri tekrarlayarak aynı kağıdı Milei’e ‘hediye’ etti. Her ne kadar Arjantin’de başkanlık seçimlerine iki seneden fazla olmasına rağmen Trump Arjantin halkına Milei’i tekrar seçmesi çağrısı yapıyordu, en nihayetinde Arjantin’deki solculara benzer bir biçimde Biden ve demokratlar Trump’a bir enkaz bırakmışlardı. Milei de ustası Trump gibi Arjantin ekonomisini tekrar saygı duyulan ve güçlü bir ekonomi haline geri döndürmekteydi.
Tabii Arjantin ekonomisi bu kadar hızlı bir iyileşme gösteriyorsa neden 6 ayda bir yeni bir mali yardım paketi ile kurtarılmaya ihtiyaç duyuyor diye sormadan geçemiyoruz. Nisan ayında IMF’nin 20 milyar dolarlık ek kurtarma paketinden sonra geçtiğimiz hafta para piyasaları doların hızla yükseldiği ve devlet tahvillerinden büyük bir çıkışın başladığı yeni bir dalgalanma ile karşı karşıya kalmıştı. 2024’te uygulanmaya başlanan şok tedavisi küresel finans çevrelerinden büyük övgü toplarken, 2025’te gelinen durum bugün yine aynı finans çevreleri tarafından kaygı verici olarak görülüyor. Aşırı değerlenen peso, yüksek faiz sonucu duran ekonomik faaliyetleri, özellikle tekstil ve inşaat sektörü gibi alanlarda çöken iş gücü takip ediyor. Buna ek olarak ise alım gücü sürekli olarak daralan toplumun tüketimi devamlı olarak kısmak durumunda kalması.
Bu krizin politik yansıması ise geçen ay Milei’in Buenos Aires’teki yerel seçimlerde aldığı hezimet oldu. Seçimlerdeki bu başarısızlık ile 26 Ekim’de gerçekleşecek olan kongre seçimlerinde de Milei’in partisinin başarısız olacağı düşüncesi de güçlenmeye başlayınca hükümetin ekonomik programı sürdürüp sürdüremeyeceği ve daha ne kadar kısa vadeli ve birbiri ile çelişen çözümler ile devam edileceği sorusunu da gündeme getirdi. Tam da bu esnada Milei’in ABD ziyareti imdada yetişmiş gibi görünüyor.
Trump yönetimi Arjantin’e ilk aşamada 20 milyar dolarlık bir kredi açılacağını ilan ederken daha sonraki süreçte de ABD’nin Arjantin devlet tahvillerini alabileceğini de ekliyor. Arjantin Ekonomi Bakanı Luis Caputo ülke ekonomisinde yeni bir dönemin başladığını ilan ederken, ülkenin risk primleri 1500’lerden 900’lere geri dönüş yaptı. Ekonomi yönetimi bu ziyaretin ekonomik sonuçlarını köpürtmek için televizyon kanallarına akın ederken dolar da 1500 pesodan 1350 pesoya doğru inişe geçmiş bulunuyor.
Peki Trump yönetiminin bu teveccühü ve ekonomik yardımı gerçekten Milei’i kurtarabilir mi? Bu sorunun cevabını düşünürken Trump’ın karşılıksız bir iyilik yapmayacağını hatırlamak gerekiyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent Arjantin’in Çin ile sahip olduğu SWAP anlaşmasından hazzetmediklerini çoktan ilan etmişken, bu mali yardımın ekim ayında gerçekleştirilecek seçimlerin sonuçlarına bağlı olduğunun da altını çiziyor. Yani ABD aslında bir nevi Arjantin halkını Milei’e oy vermesi için ekonomik yıkım ile tehdit ediyor.
Bununla birlikte iki ülke arasında değerli madenler ve nükleer iş birliği konularında da önemli anlaşmalar imzalanmış bulunuyor. Milei siyasi kariyeri uğruna ülkeyi ABD yönetiminin müdahalesine açmaktan çekinmiyor. Buna toplumun ne cevap vereceğini göreceğiz ancak ABD’nin mali yardımının ne kadar işe yarayıp yaramayacağı da belirsiz. Arjantin’de çökmekte olanın sadece Milei’in siyasi kariyeri olmadığı, aynı zamanda kelli felli iktisatçı ve siyasetçilerin yıllardır savunduğu ana akım yapısal reformlar teranesinin çöktüğünü de unutmamak gerekiyor.



