Genelikle, Amerikanın dış politikasıyla fazla ilgileniriz. Önemi şu: sistemin süper gücü olma, olaylara kolayca müdahale etme ile emperyalist gerçekikteki genel sistem olma sonuçları Amerikanın dış politikaları hep izlenir. Daha da ileri gidilerek, birçok sorunda öyle bir algı oluştu ki “çözerse Amerika çözer” algısı dahi yaygınlaştırıldı. Sistemin emperyalist gerçeği ile pratikte olanlara rağmen ayni algı neyazık hala yayygın. Son Gazze soykırım, sürgünleştirme ve açlık siyasal duruşlara rağmen, sistemin gereği Amerikanın dış politikası izlenir. Bunun doğru olduğu ve ulaşılması gereken hedef yerine koyan önemli sayıda siyasal güç de vardır.
Seçilen Amerikan liderlerinin kötü yaptıkları CİA müdahaleleri gibi açıktan yapılan politik seçkiler dahi hala Amerikan beklentilerini tüketemedi. Son lider Trum adeta bunun ikilemini yaşamaktadır. Hem aldığı kararlarla epey tepki alırken, yine de sorunları çözme merkezi olarak algı beklentileri hala yaygın. Gazze, Ukrayna ve nice olayda direk Amerikan katgısı olmasına karşın, yine de durum değişmedi. Fakat, ayni Amerikanın dış politikaları izlenirken, demeçler hemen yankı bulurken, nedense Amerikadaki iç gelişmeler pek ayni oranda ilgi görmez. Örneğin hem de Vaşinktonda olan son müdahale, ibretlik alınacak çok ders vardır. Devamının Nivyork ve Şikahgoda da beklenmesi ise konunun önemini epey alevlendirmektedir. Nedense Amerikan demokrasisi sakızı ile dış politik duruşte yanında olma beklentilerine karşın, Amerikanın içteki olanlara fazla önem verilmez. Gelecek için oluşan tehlikeler de pek gözlenme şansına da ulaşamaz.
Son iç gelişmelerden önemlisi belediyeler üzerinden oluyor. Özelikle de Demokrat parti elinde olan merkezlerde artık hissedilmektedir. Fazla uzağa gitmek de gerekmez. Başkent Vaşinkton yeterlidir. Trumpa göre, Vaşinktonda suç artışı var. belediye yetersiz. Belediye ise Demokrat partili. Nemi yaptı: çağrım yapacak müdahale oldu. Amerikan ulusal muhavız güçlerini Vaşinktonda görevlendirildi. Bir anlamda Trump Vaşinkton beledihyesinin yetkilerine el koyuyordu. Konu güvenlik. Nedense sistemde otorileşme genişlemesinde güvenlik önemli psikolojik silah haline geldi.
Demokrat parti belediye başkanı, bunu yalanladı. Müdahale edilmesini kınadı. Verdiği rakamlarla da başkentde suç oranının azaldığını belirti. Ama dinleyen kim: Trump ulusal muhafız güçlerini Vaşinkton sokaklarına çıkardı. Silahlı dolaşmalar de olmaya vaşladı. Tepkiler oldu. Protestolar yapıldı. Ama Trump kararı geri alma bir yana, tehtidi büyütmeye devam ediyor. Nivyork ve Şikago gibi yine demokratların elinde olan şehirlere de ulusal muhafız gönderileceğini uyarıyordu. Orada da suçların artığını belirtiyor.
Kimine göre ABD başkanının güvenlik gerekçesiyle yaptığı müdahalenin özünde göçmen karşıtı ile yaşanan bu kimlikteki kişilerin sürülme nedeni de vardır. Ama net olan şu: Amerikan başkanı Demokratların elinde olan belediyelerin yetkilerini güvenlik gerekçesiyle alıyor. Kendine bağlı güçleri sokağa sürüp kontrolü ele geçiriyor. Kimine göre de demokratların elinde olan kentler yeniden kurtarılıyor imajı yaygınlaştırılıyor.
Federal yapılı, bununla övülen, bazı yetkileri belediyelere devreden Amerikan modeli son Trump durumuyla adeta geriye alınıyor. Üstelik de suç ve güvenlik psikolojik kelimeleri yanyana da getirerek. Bir anda ayrışma daha da artı.
Trump dönemiyle birçok yeni kararlar alındı. Gericileşme artı. Muhavazakarlıkla gericilik daha bir karanlığa doğru hyönlendirildi. Kadın haklarından göçmen tutumuna dek direk pratik kararlar alındı. Fedral eyalet yapılı Amerikada son dönemeç de belediyelere sırayı getirdi. Üstelik başkentden başlatıldı. Sokağa Saraya bağlı ulusal muhafızlarla da sokak bir anlamda ele geçirildi. Çekinilmden de “demokratların elinden kurtarıyoruz” denildi. Belirtilen şekliyle de Nivyork ile Şikago da bu alana sokulursa, giderek Amerikan fedral yapıların da tartışılması başlanır.
Eklemeden olmaz: adalet denilen konuda zatwen Baydın ve Trump müdahalelerle yandaşlarını afetmekle yargı da sorgulanır hale doğru gidiyor. Şimdi de Vaşinktonla başlayan belediye yetkilerine sıra geldi. Anlayacağınız salt orda burda değil Amerikada da karşıt görülen belediyelerin yetkileri alınıyor. İşkal kurtarmış gibi de sunuluyor. Dünyanın lider profili ile yükselen faşizmin gericilikle tahkimi, bize pek de iyi gün göstermeyecektir.
Kısaca, belediye müdahalesi Amerikada oluyor. Kulanılan olgu güvenlik. İçeriğinde göçmen düşmanlığı ve enzer operasyonlar var. ama sistemin merkezi gücünde böyle gelişmeler olurken, uydularda demokrasi gelişmesi de nasıl olacak veya yaptırılacak soruları da artık sorulsun. Anlatılan konu Amerikada geçiyor. Sistemin aynasındandır. Belli ki güvenlik ile yabancı düşmanlığı yeni faşizmin aparatları olarak sık sık karşımıza gelecektir. Vaşinkton bunlardan biridir. Barışıyla övdürtülen Trump kendinden olmayan belediyeye girerek, kurtarıldığını söyleyen güvenlik politikasıyla dünyaya gereken mesajı da verdi.




