Amerikada Trump dönemi oldukça sıcak başladı. Hızlı açıklamalar ve gerektiği anda U dömüşleri artık doğallaştı. Ama Trump ticari kafa ile sermayenin yeni kar endeksli yaklaşımlarıyla epey önemli çıkışlar yapıyor. Özellikle de ele geçirmek istediği ekonomik kaynaklar veya yandaşları dediği benzerlerinin başına gelenlere yönelik hareketlenmeler, siyasetin tetikleyici ayakları haline geldi. Enson Brezilya da nasibini aldı. Öyle aldı ki Trump, eğer siyasal benzeri ile kendince dostu Belsanaroya karşın yapılanlara teki koydu. Brezilyaya günrük yükseltme tehtidini savurdu. Çok geçmeden Lula da Belsanaronun evini basar, aramalar yapılır. Amerikan tehtitlerine de susma yerine karşılık verme seçeneğini masaya sürer.
Turmp bbenzerlerini hep destekledi. Tabi ki buna ekonomik ticari faydacılık yelpazesinden davranış koydu. Brezilyanın önceki başkanı Belsanaro da Trumpa benziyordu. Ancak, ne tesadüftür ki hareket etme alanı da çakışıyor. Trump önceki kaybedilen seçimleri çalındı deyip meclisi bastırır. Yargılanırken de yeniden seçilince de konuyla alakalı tüm davaları yok etti. Aflar çıkardı. Belsanaro hala öyle şansa sahip değildir. Oda son seçimi kaybedince, benzer darbe girişimi ve meclisi basma tutumu yapmak istedi Brezilya sol yönetimi esnek davranmadı. Tutuklama ile yargılama sürecine hemen girdi. Trump buna elbet karşılık verecekti. Onun için giderek daralan mengene kısgacını durdurma adınna ekonomik kartı masaya sürdü. Gümrükleri artıracağını belirti. Fakat, karşısynda Lula vardı. Lula pabuç brakmadı şimdilik. Hem davayı genişleti, hem de karşılık verileceğini belirti. Belsanaro ise dayandığı Amerikadan beklediği sonucu alamadı. Ama faşist karakterlik hep devam ediyor.
Başka bir gözlemle: lula aslında önceki seçimi de kazanacaktı. Belsanaro yargıdaki desteğine de güvenerek, hamleler yaptı. Lula suçlandı. Ceza da alıp seçime giremedi. Öteki sosyalist aday ise katledildi. Bu uygulamalarla Belsanaro başkan oldu. Fakat, brezilya konumu giderek LUlanın suçlandığı konuların naylon faturaya dayanması, yalanlar olarak serilmesi sonucu Lula hapishaneden çıktı. Geciken başkanlığını bir dönem sonra Belsanarodan geri aldı. Elbet önceki Brezilya yazılarında da belirtiğim gibi, ilgili faşist lider seçim sonuçlarını kabullenmedi Trump gibi parlamanto işkal etme girişimi yaptı. Bazı devlet kuruluşlarından “ordu ve birkısım yargıçtan” destek umuyordu. Olmadı..
Sonuçta Lula yumuşak davranmadı. Konuyu yargıya taşıdı. Belsanaro Amerikaya gidip başta dostu Trumptan yardım istedi. Şimdilik pek de pratikte karşılık oluşamadı. Ama enson Breziyaya karşı günrük yükseltme hamleleri eğer uygulanırsa, işler gerilimler almaya başlayacak.****
Brezilya salt ABD Belsanaro itifaklarıyla haber akışına eklenmiyor. Demokratik deneyimler de yaşanıyor. Bazı sol demokratik örgütler, Brezilya yasalarında destek sağlama adına referandumlar yapıyorlar. Hedef zenginlerden daha fazla vergi almak, toprak reforumu gibi ülke direk müdahil olma değişimler talep edilmektedir. Eylül ayı içine dek gelişecek olan refrandumlarla halkın desteği ile baskılama yönüyle ülkede bir denetim yapılmaktadır. Lula aslında bu tür hareketleri destekliyor. Yapmak istediği ancak kurumsal olarak karşı çıkan güçleri denetleme adına referandumlar veya Belsanaronun yaptıklarına göz yumadan yargı sürecine koyuyor. Bu konuda Lula şimdilik kesin duruşta. Ama ilerde ne olur bilemem. Halk desteği sükçe, beklenen destekler sokakta da yansıyınca, bazı salt parlementoya brakılan gelişmeler, halk baskısıyla olacağı da malumdur.
Önemli net olan: Lula direk Amerikayla karşı karşıya gelmesin diye uğraşırken, Trump Belsanaro gerçeği onu böylesi çıkışlara zorlamaktadır. Trump Belsanaro denklemi, aslında yeni dönemin faşist liderler arası mütefikleşmenin yansımasıdır. Buda bilinen kalsik ABD Brezliya çizgisinde kayışların olacağı kesin. Yeni dönem ABD Brezilya yyelpazesi al gülün ver gülün noktasında olmayacağı belli. Buda Amerika için sorularla dolu dönemin de geçişkenliğine işaretdir.



