yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSuriye deneyiminden Çin konumuna - Özkan Yıkıcı

Suriye deneyiminden Çin konumuna – Özkan Yıkıcı

Gemelde hafıza kaybımız yaygındır. Buna güncel eksik öğrenme de eklenirse, yanlışa düşmek daha kolay hale gelir. Hem dersler deneyimler dikate alınmaz, güncel gelişmeler de eksik olma sonucu da öne çıkanın algılarına tutsak olup kalırız. Enson iran İsrail savaşı bunun en canlı yaşanan kanıtıdır. Kısa zaman önceki Suriye yaşananı ve hala pratikleriyle karşımızda olan Çin bk-eklentileri hepsi eksikliklerle yanılgıya düşme tehlikelerini derinleştirmektedir.

Kısa bir Suriye hatırlatma hafızası ile Çine yaklaşırken Çin gerçekli pratiklerle önemli bir makale yazmaya çalışacam. Diyalektik kuramın önemli ilkesinin neden sonuç ilişkileri yanına herşey bir birine bağlı olanı da yorumlamada yyakalamanız da kolay olacaktır.

***

Ayni tutsaklıklar Suriye pratiğinde de yaşandı. En kritik anlarda yapılan çoğu yorumlar genelde ters işledi. Örneğin Suriye olayları başlarken, Esata ömür biççme genelde az zamanı kaldı sınırındaydı. Yine probaganda emperyalist kimyasal silah konusunda hemen teslim zincirine takılındı. İkisi de sonradan yanlış çıktı. Bu defa Rusya iran destekli Esat rejimi önemli kazanımlar yakaladı. Ama cihatçılar Türkiye kontrolunda veya israile yakın yere sıkıştılar. Önemli sayıda kesim ki muhalif demokrat geçinenler fazlaydı: Suriyede artık Esatın kazandığını ilan yaptılar. Özellikle Türkiyede Suriyede savaaşın bitip Esatın kazandığı denildi. Oysa en basitiyle Türkiye İsrail işkaleri yerliyerindeydi. Amerikan üstlerine de dokunan yoktu. hele Türkiye kontrolundaki bölgelerdeki Elnusra tipi yapıların kurduğu hakimiyeti kimse göz önünde tutmuyordu.

Sonuçta, sonlandı denilen ve Esat kazandı imgesi olan olgu tersdüz oldu. Bir anda hem de Türkiye kontrolundaki idlipten çıkan cihatçılar kısa zaman içinde Şama vardılar. Buda yanlış çıkıyordu. Bundan elbet alınacak çok ders vardı. Dinamilkleri doğru okumanın önemi de ortadaydı.

****

Suriye deneyimi yanında bir de Çin vardır. Çinin dünyada ekonomik alanda birinci sıraya oynadığı kesin. Son iran oalyında da beklendiği gibi Çinin süper güç algısıyla gerçek politikası sınanacaktı. Çünkü Çin iranın kaybetmesi sonrası başta Amerika ısrarla istediği Pasefis alana kayması da daha kolay olacak. Ek olarak, doksanlardan beri oluşan emperyalist strateji uzun zaman planında en son Çinin kuşatılma hedefi de vardır. Tıpkı Ortadoğu planında en son şer eksenli tasfiye edilecek ülke iranın olduğu gibi.

Gerçekten, iranın geleceğinde Çinin tutumu önemlidir. Çin iranda karşılama veya pasefikte bekleme noktasında sıkıştı. Şidmdiden Kafkaslar ve Orta Asya devletleri konuşulmaya başlandı. Orta Asya devletleri demek çinin dibine gelmek demektir.

Peki şu döneme kadar Çinin politikaları nasıl şekilleniyordu: Çin şu ana dek askeri müdahale diye bir yöntem kulanmadı. Yatırım ve diplomasiyle devletden devlete veya ulusararası yol gibi projelerle davrandı. Nitekim Çin ortadoğuda genişlerken, Sudilerden BAE yaptığı anlaşmalarla bölgede etkin hale geldi. Bazı diplomatik girişimlerle iran Sudi yakınlaşmasını dahi gerçekleştirdi. Ama askeri müdahale falan da etmedi. Benzeri Afrika kıtasında veya Latin AMerikada da yaşandı. Ancak şimdi iranda olan resmen savaşla iranı tasfiye etmektir. Çin ekonomik ilişki dışında askeri destek verirmi, belli değil. Çinin aşmazı halan askeri alanda kendini göstermemesidir. Değişik ilişki biçimi genişletiyor. Ama başta Amerika ve İngiltere ise doksanların deyimi ile eli yılda Çini kuşatma vardır.

Şimdilik iran yalnız. İsrail şımarık faşist zübe gibi önüne gelene inanılmaz vahşetle saldırıyor. Gazzede enson insanları yardım dağıtılacak diye ilan eder. Sonra da toplanan ahalinin üstüne kurşun yağdırır. Böylesi vahşeti sistemin en güçlü kapitalist devletleri de destekliyor. Rekabetin acı ilacı da bu.

Suriye yaşandı: Çinin tutumları ise malum. Beklenen iran sayfası yıkım şekliyle başladı. Dünyanın günümüxz en faşist liderleri baş rolde. Trump ve Metanyahunun yaptığı ilk değildir. Peki Suriyedeki gibi Rusya iranın yaptığı şekliyle Çin ve Rusya Batı kolektif emperyalizmi iranda mı karşılayacaklar, yoksa evlerinde mi bekleyecekler. Bu soru yanıtı pratikte yaşanacaktır.

Diğer yazıları

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

Birleşik Arap Emirlikleri, nereye doğru koşuyor? – Özkan Yıkıcı

Küçük olsa da birçok özellik gizletilerek öyle bir Körfez...

Gelişmelere seçimler boyutunu da katarsak – Özkan Yıkıcı

Gençliğimizde seminerler düzenlenirdi. İlk sosyalist eksendeki seminer konusu da...

Krizler diyarındaki gerçeklerde savrulmak – Özkan Yıkıcı

Adamız, kritik koşullarda yüzmeye çalışan gemi misalidir. Orta Doğu...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,968TakipçilerTakip Et
826AboneAbone Ol

Son eklenenler

1 Mayıs: 8 saat canımız ne isterse! – Kıvanç Eliaçık

Sendika bildirilerinde, miting konuşmalarında ve sosyal medya paylaşımlarında 1...

Anılarla yakın tarihten günümüze 1 Mayıs – Özkan Yıkıcı

Tekrarda fayda var: Coğrafya önemi hiçbir zaman göz ardı...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile...

1 Mayıs kitapları: Meydanlardan romanlara – Kıvanç Eliaçık

1 Mayıs, toplumların hafızasında yaşayan bir gün. Edebiyatta ve...

Ermeniler, Aleviler, “Kılıç Artıkları” ve devlet – Yetvart Danzikyan

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat kendi sosyal medya hesabından...

Antikomünizmin kazara komünist propagandaya dönüşümü – Kavel Alpaslan

Ahşap döşemeli geniş bir salondan içeri girdiğinizi düşünün: Karşınıza...

OPEC’te deprem ve Türkiye! – Hediye Levent

Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri’nin...

Canlı yayın