yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKeşmir krizinden sıcak savaş sürecinde Hindistan Pakistan - Özkan Yıkıcı

Keşmir krizinden sıcak savaş sürecinde Hindistan Pakistan – Özkan Yıkıcı

Genelde şu basit gerçek yok sayılır: ülkeler oluşurken, bazı temel sorunlarla da kurumsalaşır. Sorunlar çözülmedikçe katmerleşir. Sanki uokmuşcasına süreçlerine girse de gün gelir yeniden deprem haline dışa vurur. Keşmir sorunu da bunlardan biridir. İngiltere sömürgeciliğinden kurtulan Hint yarım adası iki bağımsız ülkeyle siyasal sürece girer. Fakat daha Hindistan Pakistan devleti oluşurken de ortalarında sömürgecilikten saplanan hançerle oldukça sancılı başladılar. Bu saplanan hançer Keşmir sorunu idi. Üstelik Keşmir direk yasal konuma da getirilmeden, daha ilk bağımsızlık rüzgarında adeta büyüyecek tümer gibi brakıldı.

Bu gerçekler sonucu, daha Hindistan Pakistan bağımsızlaşırken, Keşmir kriziyla savaş süreçleriyle de devam etmek zorunda kaldılar. Keşmir sorunu çözülmedi. Üstelik giderek bazı Kesimler iki ülkeğe bağlı değil de bağımsız Keşmiri dahi savunur hale geldi.

Krize önemli neşter ise ikibinsekiz emperyalist kriz sonrası gelişen yeni koşullar oldu. Nitekim Hindistanda başbakan olan faşist Modi Keşmirin özerkliğini dahi kaldırtarak direk merkeze bağladı. Bjuda yeni sihasal ayar olarak soruna katıldı.

Özetlenen koşullar basitçe şunu anlatır: sorunlar çözülmedikçe bitmez. Üstelik dondurulan hali de aldatıcı olur. Biranda olay beklenmeyen bir provakasyonla yeniden gündeme oturur. Keşmir de öyle oldu.

Yirmiiki nisan günü Keşmirde turistlere ateş açılır. Epey ölen olur. Hindistan yönetimi Pakistanda üstlenen kesimleri suçlar. Hemen tavır kor. Öyle bir tavır ki Pakistana verilen ve daha bağımsızlık döneminde yapılan anlaşmada da varolan su kaynaklarımı dahi keser. Birden kriz yükselir. Karşılıklı tavırlar gelişir. Direk sıcak temasların olacağı ve kimine göre kontrolü çatışma beklentisi normaleşir. Öyle de oldu. Hindisttanın Pakistana füze yağdırmasıyla çatışma alanına sıcak versyon eklenir.

Burada şu önemli siyasal gerçeklik de vardır. Hindistan başbakanı resmen faşist Modi olmaktadır. Pakistan da ise halkın sevdiği Ümran han hapiste. Pakistan Çinin kuşak uol perojesinin önemli halkası. Hindistan ise batının alternatif yolunun başlangıcında. Bunlar bir anda konunun uluslarası boyutunu da işaret etmektedir.

Keşmir sorunu unutuldu. Üstelik Modi resmen özerklikten ilhaka geçip var olan koşulları da kaldırdı. Pakistan Keşmirin özerkliğinin kaldırılmasına fazla direnmedi. Bu arada eksik brakmayalım: tüm Keşmir Hindistanın elinde değil. Pakistanın da elinde belirli bir toprak parçası vardır. Hindistan füze yağdırırken, ağırlıkla Pakistanın Keşmir yöresini hedef seçti. Ardından Pakistan da yanırt verdi. Açıklamalar net. Fakat, krizi daha üst düzeye getirmeme umutları etrafa saçıldı. Arabulucular ise önemlidir. Çinin rolü hep merak edilir. Ama net olan şu: daha bağımsızlığı kazanırken, saplanan Keşmir hançeri hala savaşa adım atılacak potansiyel konumda. Keşmir sorunu daha net gerçeği de bize hatırladır.

Klasik sömüergecilikten yeni sömürgeciliğe geçerken, özelikle birleşik Britanya kıralığı çekildiği hher yerde acı krizler oluşturdu. Orya müdahale etme fırsatıyla kulanıyor. Keşmir de Hint yarım adasının miraısıdır. Tıpkı Ortadoğuda Filistin veya bizim Kıbrıs sorunu gibi. Bunları da hatırlayarak Keşmir boyutuna bakmak zorundayız.

Diğer yazıları

Sıkıntı nerede dersiniz? – Özkan Yıkıcı

Son dönem, yaşlılığın yıpranmalarıyla tamamlanıyordu. Konu, istemesem de sağlıkla...

Basra Körfezi’nin politikleşmesi – Özkan Yıkıcı

Son İran’a karşı başlayan açık savaş stratejisi dönemini yaşıyoruz....

Basit gözlemle son gelişmeler – Özkan Yıkıcı

Hiç de uzun uzun ön giriş yapacak değilim. Fazla...

İp üstündeki cambaza benzeyen Kolombiya – Özkan Yıkıcı

Son yıllarda dünya adeta emperyalizmin özündeki vahşeti yaşadı. Gazze...

Hem uzak hem yakın gibi olan Türkiye ekranından – Özkan Yıkıcı

İlginç bir Türkiye gerçeği yaşıyoruz. Bunu Türkiye’de yaşayanlar da,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,983TakipçilerTakip Et
794AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sıkıntı nerede dersiniz? – Özkan Yıkıcı

Son dönem, yaşlılığın yıpranmalarıyla tamamlanıyordu. Konu, istemesem de sağlıkla...

Amerika aslında İran’a saldırmadı – Eray Özer

Jean Baudrillard bundan tam 35 yıl önce “Körfez Savaşı...

Üçüncü haftasına girerken İran Savaşı’nın açmazları – Evren Balta

Bu savaş bitecekse, büyük ihtimalle bir uzlaşmayla değil, karşılıklı...

İran Savaşı’nın Düşündürdükleri! – Şener Elcil

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı ile başlayan savaştan, bütün bölge ülkelerinin etkilendiği, Hürmüz...

Lenin Antalya’da: COP31’e Giderken Öncülük ve Görevler – Ege Aydın

Giovanni Arrighi’nin “Adam Smith Pekin’de” kitabının isminden ilham alarak...

Stratejik hezimetler seti – Fehim Taştekin

Soykırımcı-Epstein koalisyonunun İran’a dayattığı savaş, şimdiden tetiğe basanların stratejik...

ABD’nin askeri, endüstriyel, medya kompleksi – Aras Coşkuntuncel

CNN’nin yayınlarını yeterince savaş ve Trump yanlısı bulmayan Savaş...

Mutlak sessizlikte en küçük çıtırtılar neden gürültü koparıyor? – Kavel Alpaslan

Normal şartlarda basit ya da olağan görünen bir açıklamanın...

Canlı yayın