yaklaşımlarÖzkan YıkıcıTrump dönemi ve emperyalist kaosa doğru - Özkan Yıkıcı

Trump dönemi ve emperyalist kaosa doğru – Özkan Yıkıcı

Ocak başı Amerikan Beyazsaraya Trump grlince, alınan kararlarla, emperyalist rekabet ve yeniden paylaşım süreci, yeni ivme kazandı. Son olarak, konulan gümrük duvarlarıyla, resmen Neoliberal piyasa düzenine adeta dinamit yerleştirildi. Zaten özelikle ikibinsekiz finansman krizi Amerikaya dek gelip vururken, Neoliberalizim artık kapitalist sistemsel kural olmaya da elveda deniliyordu. Ancak, seçeneksizlik ve ooriterlikle savaşla nefes alma taktiği de yetmiyordu. Trump, resmen sisteme kendi sermaye kesimiyle virlikte yeni paylaşım hamlelerini başlatı. Karanlıkta kriz ekip kağos biçmeye benziyoedu.

Son Amerikan kkararlarından tutun, sistemin genelinde yükselen faşizim, yeni bir denklem peşindedir. İlişkiler dahi berhava oldu. Uluslararası kurallar adeta işlemez hale taşındı. İki örnek verecem: uluslarası ceza mahkemesinin aradığı ve tutuklama emri çıkarılan Metanyahu, Macaristan ve Amerikada boy göstrirken, tutuklanmıhor. Gazze soykırımı adeta seyirden de öte teşvik ediliyordu.

İkinci alan ekonomi oldu. Özellikle uzun tartışmalar sonrası oluşan ticaret ilkeleri de artık yok hükmündedir. Bu bizat en uygulayıcı dayatan olan ABD gümrük koyarak, korumacılık adıyla kendi imha ediyor. Bu iki örnek dahi artık emperyalizmin Neoliberal serbes piyasa kurallarının artık pratikte de sıfırlanmaya doğru gitiğinin işaretidir.

Öylesine kararlar geldi ki ne yasa nede ticari kural artık hükünlerini taşıyamıyor. Alınan kararlarla, finans ekseni yerlebir oldu. İtifaklar bozuldu. En kutsal ANgloAmerikan itifakı dahi çatladı. Devletden devlete ve daha dar anlamda liderler karar dönemine geliniyor. Rekabetin uluslarası kurallarla değil de sert önemlerle öne çıktığı dönemden geçiyoruz. Çin Amerikan ilişkileri bunun en somut alanıdır.

Konuyu doğru anlamak için, emperyalizmi doğru bilmek şart. Yaşanan ekonomik krizde gündeme hep finansman eksenli konuşurulduğunu da dikate almakn önwmlidir. Rekabet ve kriz, seçeneklerle ancak aşılır. Emperyalizmin özünde kriz olmazsa olmaz kuraldır. Her kriz döneminde de güç denkelmleri bozulur. Krizi kulanıp fırsata çevirenler de kazançlı çıkar. Yoğun yoksulaşma yanında, bir avuç sermayedar da daha zengin olur. Bunlar hep yaşandı ve yaşanacaktır. Taki kapitalizim hükmünü kaybetmesine dek.

Bizat son hamleyi sistemin temel gücü ABD yaptı. Gümrükleri artırarak, olayı serbes piyasadan merkezi yere çekti. Bu konuda sermaye rekabeti önwmlidiir. Ukrayna savaşından Ortadoğuya, kriptolardan borsalara, dövizlerden ticarete, hhayatın hher alanında kırılmalar oldu. İtifaklar, uluslararsı kuruluşlar adeta hükümsüzleşti. Alışılan İMF veya dünya bankasının şimdilik adı yok.  Yenisden liderler kararları duyuldu. Ukraynada itifak bozulmaları, ortadoğuda sınırlar silikleşti. Para piyasasında oyunlar dalgalandı. Gümrüklerle ülkesel zorlamalar oluyor. Belirli sermaye kesimi kararlarsda öne çıkıyor. Çin adeta herkesin gözleminde. Karşılıklı duvar çekmeler hızlandı. Yeni ilhaklaşma adımları her an gündeme gelme potansiyelinde. Açıkça toprak talepleri, işkaler savruluyor. Sistem ise girdiği karanlıktan, kaos yaratarak çıkma peşinde.

Kıbrıs mı: bunların çoğunu duymjuyor. Üstelik finans alanındaki dalgalanmalar kendini vurmasına rağmen, rekabeti göbeğinde yaşatılmasına karşın, siyasal olarak faydacılıkla kalınmaktadır.

Kısaca, emperyalizmin yeni krizlerine tanık oluyoruz. Ötekilerinden farkı, yerine net koyacak yeni seçeneğin olmamasıdır. Buda konuyu devletsel eksene, liderle otoriteleşmelere veyaa parçalanarak pay kapmalarla şimdilik fırsatlara brakıyor. Teek gerçek: neoliberal yapının artık hükmünü kaybetme kalmayıp, konulan kuralların da hiçseleşmesidir. Buda her tehlikenin mümkünleşmesini de kolaylaştırmaktadır.

Diğer yazıları

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...

Macaristan, Polonya deneyimlerinden izler – Özkan Yıkıcı

Macaristan’da son seçim sonrası yankılar sürmeye, kuşkularla sevinçlerin harmanlanıp...

Birleşik Krallık’taki yerel belediye seçimleri – Özkan Yıkıcı

İngiltere, rolü ve etkisiyle dünyada yeri olan bir devlettir....

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...
4,434BeğenenlerBeğen
1,521TakipçilerTakip Et
3,961TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

Canlı yayın