yaklaşımlarÖzkan YıkıcıArada gelişmeleri kaçırılan ülke: Güney Kore - Özkan Yıkıcı

Arada gelişmeleri kaçırılan ülke: Güney Kore – Özkan Yıkıcı

Birden üç aralık günü dünyaya yeni bir haber yayıldı. Güney Korede sıkıyönetim ilan edildi. Nedenler kulağa yabancı gelmiyordu: Kuzey Kore tehtidi ve içte güvenlik sorunları. Dış güçler ve içteki kulananlar argümanı G. Korede de sıkıyönetime gidilme nedeniydi. Fakat Güney Kore bu fırtınayı ilk adımda kolayca durdurdu. Halk sokağa ve parlementerler de tüm engelemelere karşın yerlerine gidiyordu. Tüm engelemelere karşın parlemento toplanıp sıkıyönetimi resmen yasadışı ilan ediyordu. Böylelikle başkan Sukiyen geri adım atmak zorunda kaldı.

Eklemek gerekir: sıkıyönetim ilanıyoa sendikalar süresiz grev ilann eder. İşçiler greve katılır. Buda toplumsal önemli direnç diamiği oldu. Tepkiler olunca da iktidar partisinden vekiler dahi alehte oy verdiler. Sonuçta, saatlerin sıkıyönetimi durdurulduydu. Ama tepkiler devam ediyordu. Devamı da geldi. Savunma bakanı istifa eder. Sukiye özür diliyor. Yine de giderek istifası isteniyor. Sokaktan önemli bir ağrı da yargılanmasıydı.

Süreç devam ediyordu. Sukiyenin sıkıyönetim öncesi yolsuzluklar idiyaları da yaygındı. Özellikle de eşinin karıştığı örnekler sıralıyordu. Nitekim sıkıyönetimin bu idiyaları durdurma amacıyla ilan edildiği inancı da yaygındı.

Muhalefet boş durmuyordu. Başkanın görevden alınma oylamasına gidildi. Üçte iki çoğunluk isteniyordu. Beş oy farkla çoğunluk sağlanmadı. İktidar partisi Halkın Güçleri destek vermedi. Fakat, yılmadılar. Yeniden görevden azli için parlementoda yeni deneyime giriştiler. Sokak ise dinmiyor. Sendikalar Soykinin istifa edinceye dek grevlerde kararlı. Protestolar kitlesel şelkliyle sürüyor. Sukiyen de artık susmaktan kaçıp, konuştu. Görevden istifa etmeyeceğini açıklar. Yine muhalefeti açık dil ile suçlar. Bu sadece gerilimin artmasına neden oldu. Polis ise başkanın kaldığı yeri basar. Bazı aramalar yapar. Anlayacağınız işler karışık.

Ancak, olay şurada önemli: G. Koreliler sıkıyönetim ilanını kabul etmediler. Direndiler. Bu direniş de en azından şimdilik darbeyi engeledi. Hakların kaldırılmasını erteledi. Dirençe demokratik kalma adımlarını sürdürüyor. Bazı kesimler genel deyerlendirme algı oyunu yapıyor. Güney Korede zaten eskiden beri sıkıyönetimlerin olduğunu söylüyorlar. Fakat unutukları bir gerçek var: G. Korede, doğrudur. Sıkıyönetim ve hat da otoriterlik vardı. Ancak doksanlarda bu gelenek kırıldı. Hele bindokuzyüzdoksansekizdeki sol adayın başkan olmasıyla birçok deokratik taşlanma oluşturuldu. Son dönemde G. Korede sıkı yönetimler olmuyordu. Karıştırılan, bir zamanlardaki olanla günümüzü karıştırma kolaycılığıdır.

Öteyandan, Güney Kore kazanımları direnerek kazandı. Epey bedel ödedi. Tam da senelerdir görülmeyen tutumun yeniden yeşermesi ise resmen başkanın birçok olumsuzlukla iktidardan gitme koşuludur. Üstelik pek de konuşulmasa da sene başında yapılan seçimleri de prlementoda demokrat birlik kazandı. Bunun anlamı, başkanın keyfi uygulamalarını denetleme gücüne ulaşmak demekti. Öyle de oldu. Yolsuzluk idiyaları ve sesizlikte, parlemento başta mali kısıtlamalarla başkanı zorladı. Tüm bunlar da sıkışan Sukiyenin sıkıyönetie baş vurasına dek işi taşıdı.

Ülkede işler karışık. Sokak ayakta. Sendikalar grevde. Muhalefet yeniden görevden alma oylamasına gidiyor. Bir anlamda yeni sömürge Korede halk direnişleriyle birşeylerin yapılacağını yaşatıyor. Çok duyduk bazı ülkelerde: sıkıyönetim veya darbe olunca, sokağa çıkılacak, sendikalar genel g grev ilan edilecek sözleri. Ama bunu yapan G. Kore oldu. Kurumsal erk ayrımlı ülkede se yargının başkan evini arama tutumunu da gördük. Direncin nelere mal olmasını da yaşadık. Bu uzayda değil, dünyada hem de ABD kontrolundaki Güney Korede oluyor.

Diğer yazıları

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...
4,425BeğenenlerBeğen
1,500TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
831AboneAbone Ol

Son eklenenler

8 Mayıs 1945’ten bugüne düşen – Yücel Özdemir

81 yıl önce bugün Berlin’de, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın...

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’ – Kavel Alpaslan

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Canlı yayın