16 Şubat 2026, Pazartesi
18.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÇağla ElektrikçiYaşamaya dair - Çağla Elektrikçi

Yaşamaya dair – Çağla Elektrikçi

Genco Erkal, usta bir sanatçı olarak Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirini unutulmaz bir yorumla sahneye taşımıştır. Bu performans, hem Nazım Hikmet’in vatan sevgisini anlatan güçlü sözleriyle hem de Genco Erkal’ın etkileyici yorumuyla izleyicileri etkilemiştir. Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiiri, vatan kavramını sorgulayan ve eleştiren bir bakış açısını yansıtmaktadır.

“Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurthainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

Bu şiir, sembolik değil, aynı zamanda somut eylemlerin toplumlar üzerindeki önemini vurgular. Genco Erkal’ın performansı, bu güçlü mesajı izleyicilere aktarmış ve Nazım Hikmet’in anlam dolu sözlerini sahnede canlandırmıştır.

Genco Erkal politik aktivizmi ve Cumhurbaşkanına yönelik açık eleştirileriyle de tanınıyordu. 86 yaşında olan Genco Erkal, lösemi tedavisi sırasında 31 Temmuz 2024 tarihinde hayatını kaybetti. Onun son sosyal medya paylaşımı, ölümünden sadece birkaç saat önce yapılmıştı ve birçok kişiyi etkiledi.

Genco Erkal ve Fazıl Say, Nazım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” adlı şiirini muhteşem bir şekilde yorumlamışlardır. Genco Erkal’ın sahnedeki etkileyici duruşu ve Nazım Hikmet’in dizelerini içselleştiren yorumu, dinleyicileri büyülemiştir. Fazıl Say’ın piyano eşliği ise duygusal bir derinlik katmıştır. Şiirin içindeki Yaşamın içindeki anlamlı anları, sevinçleri ve acıları hissetmek, bu dünyada gerçekten var olmak demektir.

Bu performans, Nazım Hikmet’in ölümsüz dizelerini ve sanatın gücüyle bir araya getirirken, Genco Erkal ve Fazıl Say, bu eseri yürekten yorumlayarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim sundular.

Nikolay Gogol’un “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı öyküsünü sahneleyerek Türkiye’de Batılı anlamda metne dayalı sahnelenen ilk tek kişilik oyunu sahnelemiştir. Bu eser yıllar boyunca üç farklı yorumla sahnelendi ve onunla özdeşleşti. Genco Erkal’ın ölümü, sanatçının haksızlığa karşı duruşu ve hukuktan yana tavrı, sevenleri tarafından her zaman takdir edilmiştir.

Ölümü, bazı sanatçılar için sadece bir durak değil, onun gibi aydın kişiler için de bir çağın kapanmasıydı.

Genco Erkal, Samuel Beckett’in “Oyun Sonu” adlı oyununu Türkçeye çevirerek sahneledi. Bu başarı, Beckett’in 100. doğum yıldönümünde büyük bir etki yaratmıştır.

Ayrıca Genco Erkal, siyasi duruşuyla da biliniyordu. Hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada, hukuktan yana tavır aldı.

Genco Erkal, sanat dünyasında büyük bir boşluk bırakırken, onun eserleri ve duruşu, Türkiye’nin kültürel mirasında sonsuza kadar yaşayacak.

“Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurthainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.”

Daha niceleri, bilinmeyenlerle ve bilinen, varsayılanlarla ‘laf güzaf’ sayılanlarla harcanacak insanlık…

Diğer yazıları

Dikkat Ekonomisi, Kültürel Temsiliyet ve Yapay Zekâ – Çağla Elektrikçi

Manuel Castells’in (1996, 2009) “ağ toplumu” kavramı, çağımızda dikkat...

Costas Gavrielidis – Çağla Elektrikçi

Vefatı, çağdaş Kıbrıs toplumsal hareketleri tarihinde derin bir kırılma...

Olağanüstü Zamanlarda Umut – Çağla Elektrikçi

İsimleri artık hava durumu gibi olağan, önümüzde — İran,...

Kolonisinden ayrılan penguenin hikâyesi – Çağla Elektrikçi

On beş yıl önce kolonisini terk eden ve bir...

Medya, Dil ve İletişimde Ötekileştirme Pratikleri ve Postkolonyal Hegemonya – Çağla Elektrikçi

Medya, Dil ve İletişimde Ötekileştirme Pratiklerinin Kuramsal Analizi: Lacan,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,995TakipçilerTakip Et
773AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Canlı yayın