iktibasSerdar M. DeğirmencioğluRetçilerden Biden’a mektup - Serdar M. Değirmencioğlu

Retçilerden Biden’a mektup – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Tal Mitnick ve Sofia Orr

Gazze’de aylardır sürmekte olan soykırımın baş sorumluları, faşist Netanyahu Hükümeti ve derin devlet. Kıyım işini ise profesyonel askerler değil, çoğu genç rütbesiz erler yapıyorlar. Gençlerin kitlesel olarak bir soykırıma ortak edilmeleri, düşmanlık ve kandan beslenen faşistler için büyük bir kazanım. Askere alınan gençlerin yıllardır Batı Şeria ve Gazze’nin işgaline ve işgal rejiminin insanlık suçlarına ortak edilmeleri de düşmanlığın büyütülmesi için kullanılmıştı.

Militarizmin toplumun damarlarında gezdiği bir ülke olan İsrail’de barış için çabalayanların çoğu, zorunlu askerlik yapmış ve “vatani görev” gibi kalıpların işgalcilik, etnik temizlik ve soykırımcılığı beslediğini, “yerli ve milli” faşizmi kaçınılmaz kıldığını bizzat görmüş kişiler. Barış isteyenler, siyonist devletin “milli güvenlik” kurgusunu ve “vatani görev” olarak tanımladığı askerliği reddetmek gerektiğini çok iyi biliyorlar. Barışın, “dört yanımız düşmanlarla çevrili” zihniyetiyle kurulamayacağını; barışın militarizmi reddetmekten geçtiğini biliyorlar.

7 Ekim sonrasında askerliği reddeden Tal Mitnick ve Sofia Orr bütün bunları çok iyi biliyorlar. Soykırıma ortak olmayı reddettikleri için defalarca hapis cezasına çarptırıldılar ve askeri cezaevine konuldular. Tal ve Sofia, geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Biden’a bir mektup yazdılar. Bu mektubu siz barışseverler için Türkçeye çevirdim.

***

Geleceğimiz için, bu savaşı durdurun

İsrail ordusuna katılmayı ve Gazze savaşında yer almayı reddettiğimiz için aylardır askeri cezaevindeyiz. Tal 150 gün, Sofia ise 85 gün hapis cezasına çarptırıldı. Tutukluluğumuzu İsrail kamuoyunu etkilemek; hem İsrailliler, hem de Filistinliler için daha iyi bir gelecek getirmek için kullanmaya çalışıyoruz. Yani, bu topraklara barışa dair biraz umut getirmek için.

Sayın Biden, İsrail’in uyguladığı siyasetten bıktığınızın sinyallerini verdiğinizi görüyoruz. Gazze’deki yıkımın çok ileri gittiğini söylüyorsunuz. Ancak size söylemek isteriz ki, sert sözler ve kınamalar bir değişim yaratmayacaktır. Netanyahu’yu durdurmanın tek yolu, gerçekten baskı uygulamak ve İsrail’in sürdürdüğü savaşa silah sağlamaktan vazgeçmektir. Siz, yarın bu savaşı durduracak güce sahipsiniz. Gücünüzü kullanın.

Bu savaşın kazananı olmayacağını biliyoruz çünkü anlaşmazlığın askeri bir çözümü yok. Gazze’deki yıkım ve kıyım -ne kadar büyük olursa olsun- 7 Ekim’de kaybedilen hayatları geri getiremez. Hükümetimiz askeri harekatla baskı uygulamanın rehineleri geri getirebileceğini vadetti ama aslında rehineler neredeyse tamamen müzakere yoluyla serbest bırakıldı. Bize Hamas’ın yok edilebileceğini söylüyorlar, ama Hamas hâlâ iktidarda ve halktan aldığı destek de yüksek.

Bu açmazdan çıkmanın tek yolu savaşı sona erdirmek; rehinelerin serbest bırakılması, Filistinlilerin Kuzey Gazze şeridine geri dönmesi, Ekim ayında yerlerinden edilen İsraillilerin Gazze ve Lübnan sınırları çevresindeki bölgelere geri dönmesi için müzakereler yapılması ve bir anlaşma sağlanmasıdır. Bu anlaşma, var olan şiddet döngüsünün devam etmemesini sağlayacak daha geniş kapsamlı bir diplomatik çözümün başlangıcı olmalıdır.

Sayın Biden, İsrail’in dostu olduğunuzu söylüyorsunuz ama sürdürdüğünüz politika geleceğimizi tehlikeye atıyor. Tutumunuz, Netanyahu ve aşırı sağcı ortaklarının Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir katliam gerçekleştirmesine olanak tanıyor; İsrail toplumunu tarifsiz suçlara ortak ediyor. Savaş başladığından bu yana Netanyahu’nun yıkım politikasına verdiğiniz koşulsuz destek, toplumumuzu katliamın normalleşmesine ve insan hayatının önemsizleşmesine götürmüştür. Bu savaşı bu kadar uzun süre uzatan, ABD’nin verdiği diplomatik ve maddi destektir. Bundan siyasi liderlerimizle birlikte siz de sorumlusunuz. Onlar siyasi nedenlerle savaşı uzatmak istiyorlar. Siz ise savaşı durduracak güce sahipsiniz.

Sayın Biden, yardımınıza gereksinimimiz var. Bu yardım, silah sevkiyatıyla değil, yardımın şartlandırılmasıyla; diplomatik destekle değil, İsrail hükümetinin fanatizminden uzak durarak sağlanabilir. Bu tutum, İsrail hükümetine karşı sert bir yaptırım olarak görülebilir, ancak biz İsrail vatandaşları ve bu topraklarda yaşayan tüm insanların geleceği için büyük bir hizmet olacaktır.

Şu anda, bu savaşa karşı çıkmaya devam ettiğimiz için askeri hapishanede cezamızı çekiyoruz ve hücrelerimizden, hangi tarafı tuttuğunuzu görmek için haberleri izliyor olacağız. Bizim tarafımız ateşkes! Bizim tarafımız barış!

Tal Mitnick ve Sofia Orr, 8 Mayıs 2024

Diğer yazıları

Çocuklar barış ister – Serdar M. Değirmencioğlu

Dünya çapında sürekli savaş konuşulurken çocuklar ne düşünüyorlar ne...

Emperyalist savaşa din kılıfı – Serdar M. Değirmencioğlu

İran ve Lübnan’a yönelik büyük ve korkunç saldırının nedenlerini...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

“Milli güvenlik” değil, barış – Serdar M. Değirmencioğlu

Dünyanın karşı karşıya olduğu tehlike artık çok daha açık....

Suçları barış, mahkemeleri özel – Serdar M. Değirmencioğlu

Bugün 11 Ocak. Barış isteyen akademisyenlerin bir ağızdan, “Bu...
4,422BeğenenlerBeğen
1,498TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
830AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Savaş imparatorluğu ABD: İran’ın stratejik savunma taktikleri – Volkan Yaraşır

İran savaşı ateşkes momentiyle yeni bir aşamaya geçti. Savaş...

Katledilmelerinin 54’üncü yılında onlardan ilham almaya devam ediyoruz – İhsan Çaralan

Bugün 6 Mayıs 2026!Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un vahşice katledilerek...

Deniz olmak ve Denizleri aşmak… – Mustafa Yalçıner

Hedef belirten sloganı biliyorum. Tabii ki “Deniz olunmalı”!Hedefini “Deniz...

Filistin’den Kürecik’e Denizlerin mirası – Yusuf Karadaş

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idamlarının her...

Canlı yayın