Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluYasaklar – Nidai Mesutoğlu

Yasaklar – Nidai Mesutoğlu

Sözlüklerde “Yasak” sözcüğünün anlamı: “Bir şeyin yapılmasına karşı konulan yasal ya da yasal olmayan engel.” Olarak veriliyor.

Devletler “kamu yararı “veya uyduruk nedenlerle yasaklar koyarlar.

1967-1992 Yılları arasında Haldun Taner Öncülüğünde kurulan Devekuşu Kabare- Tiyatrosu aynı adla sahneye koyduğu oyun yıllarca sahnelenmişti. “YASAKLAR” Metin Akpınar ve Zeki Alasya ve birçok değerli sanatçı bu oyunlarda yer almaktaydı. Başta devletin koyduğu mantıksız yasaklar olmak üzere birçok “yasağı” mizahi bir dille eleştiridir.

Günlük hayatımızda biz de böyle komik yasaklara rastlamaktayız. Park yeri arayan araç sürücüsü olarak sokaklarda:” PARK ETMEK YASAKTIR” yazılarını görürüz. Bu itici söz yerine bazen daha kibar olarak: “GARAJ ÖNÜ; LÜTFEN PARK ETMEYİNİZ” yazısı da olur. Bence bu hem daha etkili hem de iletişim açısından daha olumlu etki yaratandır.

İnsanlar arası iletişiminde nasıl etki ederseniz öyle tepki alırsınız kuralı vardır. Bu nedenle sert bir yasağın çiğnenmesi daha olasıdır. En azından ben böyle davranırım. Doğruluğu yanlışlığı tartışılır.

Teknoloji o kadar gelişti ki insanların artık özel hayatı bile tehdit altında. Yıllarca önce okuduğum bir yazıda casus uydular kitap yüzeyi kadar bir alanı dünya üzerinde net görüntüleyebilirmiş. Özellikle askeri teknoloji artık casus uydular aracılığı ile “FOTOĞRAF VE VİDEO ÇEKİLMEZ” yazılarının olduğu bölgeleri çok ayrıntılı olarak uydu aracılığı ile görüntüleme olanağına sahiptir.

Ülkemizde dikenli tellerle çevrili askeri bölgelerde de benzer yazılar vardır “GİRMEK YASAKTIR” “Fotoğraf ve video çekmek yasaktır” anlamına gelen semboller de yer almaktadır. Günümüz teknolojisi bunları dikkate almaz.

Yaklaşık on yıldır her Pazar günü sabah Sinde’ye giderim. Yol üzerinde olan büyük bir market saat 07:00’da açılır. Bu sürede hiçbir olumsuzluk yaşamadım. Özellikle kasiyerler son derce nazik ve saygılı davranırlar. Kasiyer ile göz göze geldiğiniz anda: “Günaydın. Hoş geldiniz” sözcüklerini mutlaka duyarsınız. Bu konuda iyi eğitilmiş olduklarını düşünüyorum.

Ticaret aynı zamanda bir rekabet işidir. Bu sadece fiyatlarla yapılmaz. Müşteriye verilen hizmet kalitesi de sizi bir adım öne çıkarır. Bu davranış sadakatli müşteriyi oluşturur. Sadakatli müşteri fiyatlardan daha çok aldığı hizmetin kalitesine değer verir. Bu şekilde.

Dün Yine sabah aynı marketin kapılarının açılmasını bekledim. İçeri girdiğimde eşimin sorduğu ürünün fiyatına bakmam ve uygunsa almam gerekiyordu. Ürünü rafta buldum. Ürünün fiyat etiketi de vardı. Doğru ürün olup olmadığını teyit etmek için o güne kadar yapmadığı bir iş yaptım. Fiyat etiketinin fotoğrafını telefonumla çektim ve eşime gönderdim. Bence çok masum bir iş yapmıştım. Yanılmışım. Hemen yanımda bir görevli belirdi:” Yasak. Fotoğraf çekemezsiniz” Bu tepki karşısında şaşırdım. Aynı sertlikte tepki koydum. Böyle bir kural olduğunu bilmiyordum.” Böyle bir yasak olduğunu gösteren bir yazınız var mı” diye sordum. Bana:” Tüm marketlerin kuralıdır” dedi. Tüm alışveriş heyecanımı kaybettim. Kızdım. “Terbiyesiz” dedim. O da bana “Terbiyesiz sensin” dedi.

Canım çok sıkılmıştı. Kasada işlemleri yaptıktan sonra danışmaya gittim ve şikayetçi olacağımı söyledim. Bu arada görevli olduğunu tahmin ettiğim bir kadın çalışan yanıma geldi. Olayı kısaca anlattım. O da fotoğraf ve video çekmenin yasak olduğunu bu konuda giriş kapılarında uyarı yazısı olduğunu söyledi. Gerek duyulursa izin alınarak fotoğraf ve video çekilebileceğini söyledi.

Dışarı çıktığımda hemen giriş kapısına yöneldim. Gerçekten de böyle bir yazı vardı. Yazıda: “İzinsiz fotoğraf ve video çekmek yasaktır” yazıyordu.

Şirket yetkilileri bu kararı niçin aldı? Kötü niyetli ve rekabet içinde olduğu firmalardan korunmak için mi? Bu amaçla fotoğraf ve video çekmek isteyenler teknolojinin imkanlarından kullanarak kimsenin haberi olmadan casus kameralarla da çekilebilir. Kaldı ki serbest piyasa şartlarında rekabet etmeyi kimse önleyemez.

Her şirket piyasa şartları ve şirket kriterlerini hesaplayarak fiyat belirlemekte özgürdür. Bu anlamsız yasaklar ne şirketi korumaya yeterlidir ne de rakip şirketlere avantaj sağlar.

Her isteyen kişi veya kurum yasak koyarken bu kararın uygulanabilirliği, getireceği yarar ve zararı iyi hesaplamalıdırlar. Yoksa komedi tiyatrolara konun olmaktan kurtulamazlar.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,971TakipçilerTakip Et
823AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halkların İklim Zirvesi ve nükleer karşıtı mücadele – Mehmet Horuş

Çernobil felaketinin 40. yılı, geçtiğimiz haftanın en önemli gündemleri...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Doruk’tan gelen ses: Hangi taraftasın? – L. Doğan Tılıç

İşçi sınıfı mücadeleleri içinde madencilerin, en başta da terini...

İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta

İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...

Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt

ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...

Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...

Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak

Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...

Canlı yayın