yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSolsuz Kıbrıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Solsuz Kıbrıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Öncelikle, senelerdir mücadele verdiğimiz birliktelik adına Saffet Özmenek’in ölüm yıl dönümünde onu hasretle ve saygıyla anıyorum. Uzun zaman birlikte geçirdiğimiz acı ve tatlı günleri, arkadaşlık akışkan zamanı aklımın bir yerinde yeri derinlere dek kaldı.

****

Hafta içinde Güneyde yayınlanan Politis gazetesinde bence önemli bir haber yayınlandı. Savunma bakanlığı açıklaması şeklinde olan konu, beni önce düşündürttü ve sonra konuyu yorumlamaya doğru yönelti. Haberin özeti şöyle:

Savunma bakanlığı Ukrayna askerlerini eğitme amacıyla Güneyde çalışma yapılacağını açıkladı. Ukrayna Rusya savaşı gerçekliğinde konu önemliydi. Savunma bakanlığı, konuyla alakalı özellikle mayın tarama ve belirli alanlarda operasyon deneyimleri oluşturmak için, bir miktar Ukraynalı, güneyde eğitilecekleri bilgisi verildi. Bu resmen Rusya Ukrayna savaşındaki taraf olmanın ta kendisiydi.

Daha önceleri de Kıbrıs cumhuriyeti elindeki silahların Ruus yapını bölümlerinin Ukraynaya verilmesi önerisi direk Batı emperyalist çevrelerce istendi. AKelin karşı çıkması ve kamuoyu kıpırtı şeklindeki tepki sonucu şimdilik bu silahlar verilmedi. Ancak, başta Amerika olmak üzere, güneyin silahlanmasına ve yeni moderinleşme planlarında silah satma eylimindeyken, Rusya yapımı silahların da kulanılmasına direk karşı çıkıp, Ukraya bahanesiyle de onlara verilmesi isteniyordu.

Bilindiği gibi uzun zaman Kıbrıs cumhuriyetine ABD anbargo uyguladı. Silah teymini de ABD dışındaki ülkelerden elde ediliyordu. Hat da 99 yılında S300 füze krizi dahi yaşandı. Kıbrıs cumhurieytinin salt ABD dyeil Rusya ile de ilişkileri vardı. Makariyos bu dengeyi hep iyi kurdu. Kendi bloksuz çizgisinde, Akel ile Sovyet EDEK ile üçüncü dünya ve DİSİ DİKO ile de batıyla karışık gibi gelecek ilişkiler dönemi Doksan başına dek sürdü. Gerçi Kıbrıs hep Nato merkezli siyasetlerde hep kulanıldı. Hem de Kıbrıs cumhuriyetinin çoğu defa bilgilerine de sunuldu. Zaten Kıbrısın emperyalist sistemin stratejik sömürge gerçeği hep akılda kalması gereken bir gerçekti. Yeni sömürge ilişkileriyle de düzenlendi. Gerektiğinde de müdahale dahi çekinilmeden gerçekleştirildi.

***

Gelelim yeniden konumuza: son haberle birlikte Kıbrısın nerelere geldiğinin acı yaşananıdır. Daha önceleri bir şey yapılmasa da kırıntılı sol olsa da sistemle işbirliğe giden sosyalislik olsa dahi bu tür gelişmelerde demeçler düzeyinde dahi tepkiler olurdu. Fakat, gelinen noktada sistemle odenli özdeşleşip, tek eksene gelindi ki onca Rusya ilişkilerine karşın bir anda nasıl sıfırlanmayı da yaşadık. Bu sistem içi kayış halinde gerçekleşti. Acı olan, Kıbrısta solun zayıflayarak sıfır drecesinde düşünsel bakışa gelmesi ile teslimiyetlere artık gereken karşı görüş dahi söylenmiyor. Ne güneyde nede kuzeyde teslimiyetin üst drecede oluş şekli ile solsuz dönem olma uçurumu, önemli bazı tavırlarda ses çıkarılmamasının da nedeni halinde yaşanıyor.

Daha önceleri de Adamız dehişik nedenlerle kulanılıyordu. Fakat, hiçbirşey yapılmasa da en azından demeç verilerek kınanırdı. Yanlış olduğu söylenirdi. Çok cılız olsa da İngiltere üstleri veya bazı ülke elçilikleri önünde protestolar da gerçekleştirilirdi. Adamızdaki uçurtulan uçakların tehlikesi gündeme getirilmeğe çalışılınırdı. Barışçıl güçler hiç olmazsa adanın geleceğine karşı tehlikeleri işaret etmeye uğraşırlardı. Savaşa karşı olduklarını haykırırlardı. Ama, şimdi hem de tehlikeli şekilde süren Ukrayna savaşında adamızda bazı Ukraynalı askerlere eğitim verme sürecinde pek de karşı söz söyleyen olmuyor. Kuzeyden de tıs çıkmıyor. Halbuki belirli dönem adanın hangi tarafında bazı oyunlar oynanırken inanıp inanmana bir yana, yine de ses çıkarılırdı. Meydanı sola brakmak istenmiyordu.

Kısaca, Kıbrıs adası kendi rolunu oynuyor. Ukrayna askerleri güneyde eğitim alıyor. Savaşın bir tarafıdır. Bir anlamda Rusyaya karşı takınılan politikanın askeri eğitim verme derecesine gelindi. Sayı önemli deyil. Önemli olan savaşta taraf olma ve atı emeryalist tutsaklığın yeniden adım adım ilerlemesidir. Acı gerçek ise solun zayıfladığı zaman nelerin önemsetilmesi sonuçlarının da ortaya serilmelidir. Eşirtsizliklerden savaşa dek sistem daha rahat at gezdirmeğe hızlanmaktadır.

Diğer yazıları

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...

Macaristan, Polonya deneyimlerinden izler – Özkan Yıkıcı

Macaristan’da son seçim sonrası yankılar sürmeye, kuşkularla sevinçlerin harmanlanıp...

Birleşik Krallık’taki yerel belediye seçimleri – Özkan Yıkıcı

İngiltere, rolü ve etkisiyle dünyada yeri olan bir devlettir....

Mayıs havalarında Kıbrıs semaları – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs da tüm dünya gibi Mayıs ayına girdi. Günler...
4,438BeğenenlerBeğen
1,520TakipçilerTakip Et
3,961TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

Canlı yayın