Daha önce defalarca yazdıklarımızı tekrar yapmaktan biz bıktık ama hükümet tekrarı yapmaktan sanırım bıkmamış gibi görünüyor… hükümet yaptığı siyasi taktiklerle LTB başkanını yedi ama uluslar arası tanınmış belediyeyi maalesef kurtaracak formülü bulmuş değil belediyenin bu duruma bugüne kadar seyirci kalan hükümet şimdide batan belediyenin formülünü çalışanından çıkarmaya çalışıyor hükümetin icraatları da bunlarla sınırlı değil maalesef belediye başkanı istifa etti ama hükümet batan iflasa neden olan borçlandırılan paraların nereye kime nasıl buharlaştığını ne arayan var nede soran kime sorulacak tüm bunlar çalışana mı ..LTB meclisi karar üretse de nereye keder gidecek her taraf kilitlendi bu kadar borç yapan ve ya yaptıran başkana hiç kimse hesap soramayacak mı neden böyle olduk belli olmayan nedenlerle ..hükümetin belediye meclisinden geçmesi halinde Altı Milyon TL’yi aktaralım demesi meclis kararı geçmesine rağmen hükümet çalışanları daha fazla nasıl oyalarım demekle yetiniyor anlayacağımız siyasi çirkinlikler devamı olmayan sorunlar birbirini kovalıyor adeta Lefkoşa belediyesinin koltuğu boşalmasıyla birlikte iktidarın daha fazla tedirginlik fazlasıyla yaşayacağı aşikardır nedeni ise hem hükümet ve koltuğu kaptırmamak amacında artı Lefkoşa’yı da kaybetme korkusu yaşamakta ve tüm bunlardan sorumlu olan ve işlerinin istediği gibi gitmeyen her fırsatta hükümete didişen cumhur başkanı ve başbakan ikilisi adeta iki tarafta kılıçları çekmişler adeta son kozlarını oynarlar gibi zamanın kendilerine neler getirecek neler götürecek bilinmez siyasette böyle yaşanmalar birebir KKTC kalkına zarar veriyor adeta tüm bunları görmezden gelmek halkı bir o kadar çileden çıkarıyor bu iktidarın gelmesinde ülke gündeminden çok kendi yaptığı kurultay ve LTB konusunda gündem yaratıklarının bilincindeler sanırım tüm dünya ve Türkiye medyasına adeta malzeme olduk güney komşumuz dahil kısacası alay konusu olmaktan çıkmadık hep dillerdeyiz ve bu konular kendi tarihimize devamlı yazılıp çizilecek sanırım düşünün daha büyük bir ülke olsaydık ne olurdu bu nüfusla kendimizi idare edemezken daha büyük olsaydık ne olurdu neler olmazdı ki sanırım Allah korusun derdik sevgili okurlar …..ülkenin kötü gidişini sezenler daha sonrada YDU Rektörü Sn. Suat Günseli ye kadar düşen gündemimiz vahlar dedirtecek durumda böyle siyasi nerede var ki böyle çirkinlikler yaşanır oldu güzelim ülkemiz de tüm bunlar yaşanırken örnek teşkil edilmemesi amacıyla tamamı yargıya hukukun üstünlüğüne teslim etmek lazım bunlar yapılmadığı taktirde devamlılık teşkil edecek sanırım her gelen hor kullanacak şimdi önümüzde bir seçim süreci olacak umarız Lefkoşa’nın hayrına olur Avrupanın tanıdığı Lefkoşa belediyesi o eski onurlu duruşunu kazanır umarız dileriz bir siyaset uğruna ülke ve belediye ne hallere düştü inanmak elde değil ülkemizdeki siyasetin çirkinliği bu raddeye gelmemişti umarız bundan sonraki seçimlerde böyle siyaset yapanlar gelmez umarız …geçmişe dönüp baktığımızda bu iktidarın da belediye başkanı vardı ama maalesef böyle sorunlar yoktu LTB’ nin bir dik duruşu bir onuru vardı oda UBP dendi ama bu kadar çirkin siyaset yoktu her kes her şeye alet olunca pislikler bir bir ortaya çıktı Lefkoşa koktu belediye Avrupa’lılığını yitirdi maalesef ne onurumuz kaldı nede hasiyet yalnız Avrupa deyince mangalda kul bırakmıyoruz yapmaya gelince sınıfta kalıyoruz yaptığımız bu kadar .. hükümet kurultay derken hiç kimseyi takmaz iken ne yasayı nede hukuku takmazken devlete kurultay niyetine iki yüz elemanı işe alıyor çıkıp kimsede neden alıyorsun diye sormadılar bunlar sürerken sesi çıkan bir taraftan şehit aileleri derneği bizde liste verdik ama maalesef hükümet kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor partizanca davranıyor bize söz vermelerine rağmen listede hiç ismimiz yok diyerek haykırıyor ama duyan var mı listede alanlar delege yakınları gelinler ve damatlar var parti içindeki vekillerin akrabaları ve yakınları genç yaşlı fark etmez yeter ki delegemiz olsun diyerek hep kendi çıkarları doğrultusunda o yüzden şehit aileleri derneği boşuna bağırıyor demek ki iktidara iktidar isimleri halledip yerine yerleştirmiş bile aslında hükümet ne kadar doğruları yaptım dese de aslında hepsi boş hepside kurultay hesabı ve koltuk sevdası ..hükümetler neden seçilir halkının haklarının ı korusun diye ama görüyoruz ki ne halk kaldı nede koruması her şey koltuk davası hiç ama hiç kimse umurlarında değil böylede siyaset başka yerde olmaz sanırım bundan sonra halka çok büyük görev düşüyor kendini ve ülkesini iyi çok iyi yönetecek kişilere teslim etmesi ona göre de oyunu kullanması yoksa geleceği buğun ki gibi tehlike ye girer sonrada keşkelerini kullanmamış olur umarız gelecekten umudunu kesme ona göre hareket etmek en doğrusu sanırım iradene sahip ol ona göre ülkene sahip çık nereye gittiğimiz değil nereye gidiyoruz önemli olan …görüşmek dileğiyle ….
Diğer yazıları
Umud’un yeri – Halil Paşa
Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısıDükkanın...
DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup
DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...
Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci
Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...
Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)
Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...
Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü
Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
Son eklenenler
Evren Balta
İran, savaşı kaybetmedi – Evren Balta
İran askeri olarak ağır darbe aldı ama siyasi olarak...
iktibas
Trump’ın Amerika sömürge devletleri – Ingo Schmidt
ABD, dünyanın emperyalist yağmasındaki payından çalındığını hissettikçe liderliğinden şüphe...
Özkan Yıkıcı
Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı
Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son...
Halil Karapaşaoğlu
Facebook; Sessizleşdirilen Cemaad – Halil Karapaşaoğlu
Gıprızlılara facebook üzerinden Hindistan merkezli şirkedler tarafından sisdematig bir...
iktibas
Çernobil’in 40. yılı: Temiz enerji değil sömürü projesi – Sedat Başkavak
Bugün, 1986 yılında meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali patlamasının...
Niyazi Kızılyürek
Statüko İçinde Yozlaşma ve Erhürman’ın Gözlemleri – Niyazi Kızılyürek
Ünlü Fransız düşünür Alain Badiou “yozlaşmaya” dair şöyle der:...
Fehim Taştekin
Hürmüz’den kaçış koridorları ve rekabet – Fehim Taştekin
Düne kadar genişletilmiş Orta Doğu’da “Her Şey İsrail İçin”...
iktibas
Palantir ve güç istemi – Filiz Zabcı
Batı’nın Aydınlanma geleneği bireyi devlete karşı koruyan mekanizmalar üzerine...
Sonraki İçerik

