Aslında neyin nerede olduğunu bilmemek bundan sonrasını tahmin etmemek bir siyasetçi için zor olmaması gerek aslında bu ülkede siyasetin çirkinliklerini bir kez daha ortaya sermekten çekinmiyorlar bu siyasiler aslında sözün bittiği yer olan yasa ve hukuk ülkesi dediğimiz bu yaşadığımız yer maalesef her şeyden uzak … bir iktidar hükümetin Başbakanı eğer bir belediye başkanını görevden alıp 90 gün izine yollayıp onu devamlı yıpratıyor ise sonrada belirli zaman sonra belediye başkanlarınıyemekli toplantıya çağırıp bunların içinde 90 gün izine yolla tığı başkanı da çağırıyor iseve bu başkandan destek isteyebiliyorsa bu başkan da o yemeğe kadar gidip hükümette 90 günden daha az da izinde kalabilirsin derse hangisi doğrucu demek gelse de içimden aslında hiç biri değil derim siyasette bu kadar ahlaksızlık yaşanmaması lazımdı derim …kısaca insan aklına gelen tek soru anladığımız kadarıyla ne yasa ne de hukuk ülkesi olabiliriz demektir bu UBP hükümetinde aslında kimse kurultaya aday olmasa daha iyi olurdu sn başbakan için o aday olanlarında vay haline derim kurultaya kadar neler yaşayacaklar kim bilir çünkü herkes birbirinden korkar oldu gibi gözüküyor herkes tedirginlik içerisinde görünmem dese de görünen köy kılavuz istemez.nedeni sağlık bakanı sn kaşife baskılar had safa da hem de aile baskısı sonu ne olacak bu baskıların şimdilik belli değil….fısıltılara göre TC.elçiliği de sn kaşifin çekilmesini istermiş kim kimler neyin peşinde yakında kokusu çıkacak gibi görünür bence ….bizler bu konulara ara verirken başka bir konuya değinmek isterim sevgili okurlar bu yaşadığımız ülkede neler oluyor neler bu işe de mimarlar odasına çok iş düşüyor denetlenmeyen ve kendini müteahhit sanan çarık çürük apt daireleri insanlara satan ve mağduriyeti de cabası kim bunları denetleyecek yapılan bu apartmanları ve gerçekten bu kişi ve kişiler kayıtlı mı MMO odasına gerçekten içler acısı bir durum ve bu vahim durumlar başken diye adlandırılan Lefkoşa’nın göbeğinde bizler bu konulara eğilmezdik ama gördüğümüz bu olay karşısın da görmezden de gelemez dik bu tip konulara birilerin mutlak yazması gerekirdi çok başı boşluk olduğunu bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu bu konular sorunlar dağ gibi birikiyor gözler hep başka yerler de sağlık olsun derken konumuzu noktalarken aslında önemli bir konuya daha parmak basmak isterim …dedik ya 20 temmuz sonrası ülkeye bakarken milli bayram derken 20 temmuzu da geçirdik geçirmesine ama sanki savaş sonrası gibiydik ya ilgi yoktu ya da insanlarımız bıktı gibi bakıldığı zaman her yıl abartısız güzel geçen bayram külliyesebebiyle baya sönük geçti neler odluda bu kadar vasat geçti bu bayram ilgililere sormak yerine en güzel cevabı halk oraya gelmemekle hem iktidara hem de külliyecilere ders vermek istedi aslında çünkü insanlarımızın gerçek olan bir şey varsa olda her şeyden bıkmış gibi bir hali var sorunların her geçen daha büyüdüğü altından çıkılmaz bir hal aldığı bir durumla karşı karşıya olduğu bir zaman dayız hükümetin vurdum duymazlığı nereye kadar devam edecek belli değil iktidar da yakında çatlaklar baş göstereceği gibi istifalar da söz konusu olabilir bu görüşleri zaman a bırakmak en doğru karar bence bu arada sn zorlu töre adaylığını açıklayacaktı sanırım bu konulara T.C Elçiliği de el atınca sn töre de kararsız kaldı sanırım bilindiği gibi iktidarda artık kim aday olursa hem istenmeyen adam olarak lanse edilip T.C elçiliği de yasak koyacak gibi ne kadar biz iç işlerinize karışmak dese de nedeni bu iktidar tam ellerine göre bence uzaktan komuta gibi ne çevirirlerse onu görüyorlar karşılarında halkın bu durumu ne kadar bilgilerinde onu da Allah bilir sevgili okurlar bizler bu konuları yazarken her şeylerin doğru olması iyi ve ya kötüyü yazmak bizim görevimiz iyi yapanı alkışlamak kötüyü de eleştirmek bizim işimiz iktidar da daha çok yazılacak konular var ama onları da yeri geldikçe yazmaya devam edeceğiz sadece ekranlara çıkan vekiller kendilerini kendilerince aklamak olmaz eskileri karıştırmak gerekir onlara da az kaldı nice özgür düşüncelere görüşmek dileğiyle …
Diğer yazıları
Umud’un yeri – Halil Paşa
Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısıDükkanın...
DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup
DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...
Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci
Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...
Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)
Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...
Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü
Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
Son eklenenler
iktibas
Enerji sektöründe stratejik kamulaştırma — Mahir Ulutaş
Türkiye enerji sektörü, on yıllardır sürdürülen piyasalaştırma ve özelleştirme dayatmaları neticesinde...
iktibas
Dünya Sağlık İstatistikleri 2026 — Bayazıt İlhan
Geçtiğimiz hafta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Dünya Sağlık İstatistikleri 2026 raporunu yayımladı....
iktibas
Suudili ACWA’ya muafiyetler — K. Bülent Ongun
Suudi Arabistan ile Ankara arasında imzalanan ACWA şirketinin enerji...
iktibas
Topyekûn vatan savunması — Murat Çakır
Hafta başında Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hükümetinin “Nüfus...
Ecehan Balta
Kurban edilen bölgeler — Ecehan Balta
Kapitalizm bazı coğrafyaları sadece sömürmez; onları gözden çıkarır. Belli...
iktibas
Rüzgar sağdan sert esiyor — Ali Şahverdi
Sachsen-Anhalt eyalet seçimleri 6 Eylül'de yapılacak. Seçimlere dört ay...
Kavel Alpaslan
Köroğlu Sovyetlerde nasıl popülerleşti? — Kavel Alpaslan
Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelesiyle hepimiz Köroğlu efsanesini gayet...
Hediye Levent
Suriye Kürtlerine ne oldu? — Hediye Levent
Suriye bir süredir İran savaşının gölgesinde kaldı ancak aynı...
Önceki İçerik
Sonraki İçerik



