toplumsal muhalefetsendikal hareketVatandaşlık yasasında hedef asimilasyon

Vatandaşlık yasasında hedef asimilasyon

Sendikal Platform, Hayvancılar Birliği, K.T.Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Güzelyurt Lefke Narenciye Üreticileri Birliği, Birleşik Taksiciler Birliği, CTP, TDP, YKP ve BKP yaptığı ortak basın açıklamasında; AKP hükümetinin ülkemizde, hayatın her alanında taşeronu ve işbirlikçisi Ulusal Birlik Partisi eli ile uygulamaya devam ettiğini söyledi.

Eylemde konuşan KTAMS Genel Başkanı Ahmet Kaptan, UBP Hükümeti’ni Türkiye’nin AK Parti Hükümeti ile birlikte “Kıbrıs Türkü’nü yok etmek için” çalışmakla suçladı.

Kaptan, UBP Hükümeti’nin geçirdiği yasalarla Kıbrıs Türkü’nün ülkeden göç etmesine neden olduğunu da söyledi.

UBP Hükümeti’nin, 2010’da çok az kısmı evlilikten dolayı olan 650 vatandaşlık verdiğini, 1 Ocak 2011 – 31 Mayıs 2011 arasında bin 80 vatandaşlık verildiğini, bunun 850’sinin Türkiye Büyükelçisi’nin değiştiği tarihten itibaren verildiğini de açıkladı.

Sadece bugün 10 kişinin daha vatandaş yapıldığını, ortalama günde 11 kişinin vatandaş yapıldığını söyleyen Kaptan, rakamların Nüfus Kayıt Dairesi’nden alındığını belirtti.

Kaptan, nüfus konusunda Başbakan’ın kalabalık, Maliye Bakanı’nın 400 bin, Büyükelçi’nin ise “abarttıkları gibi değil” şeklinde yorum yaptığını kaydetti ve Büyükelçi’ye atıfta bulunarak “Benim memleketimde haddini bil, elçisin elçi sınırları içerisinde kal. Konuşmalarında da, davranışlarında da benim ülkemin içişlerine karışma” dedi.

 

ORTAK AÇIKLAMA

Güven Varoğlu tarafından okunan yazılı açıklamada, UBP ve AK Parti hükümetleri Kıbrıs Türklerini yok olmaya götüren politikalar izlemekle suçlandı.

Ortak basın açıklamasının tam metni:

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti AKP’nin ülkemizde, hayatın her alanında taşeronu ve işbirlikçisi Ulusal Birlik Partisi eli ile uygulamaya  devam ettiği, Kıbrıslı Türkleri yok olmaya götüren, ada üzerinde Kıbrıslı Türkleri asimile edilmesi ve sonunda yok edilmesini getirecek olan asimilasyon politikaları bize göre en can alıcı sorunlarımızın başında gelmektedir.

Sn. Eroğlu ve UBP 2009 Nisan seçimlerinden önce ve seçim sürecinde yaptığı yalana dayalı propaganda ile halkımızın oylarını almayı başarmıştır. Ancak işbirlikçi UBP çok kısa bir sürede hayatın her alanında meclisten geçirdiği emeği ve emekçiyi, çalışanı ezen anti demokratik yasalarla, hatta anayasaya aykırı icraatlarla Kıbrıslı Türkler ada üzerinden ortadan kaldırmaya yönelik nüfus politikaları ile gerçek halk düşmanı yüzünü göstermiştir.

İşbirlikçi, ayrılıkçı UBP 2009 seçimlerinden sonra hükümet olur olmaz AKP hükümetinin kuklası ve taşeronu olacağını bugüne kadar uyguladığı ekonomik ve siyasi politikalarla açıkça göstermiştir.

Bugün bizler açıkça şunu söylüyoruz; Ulusal Birlik Partisi hükümeti artık Kıbrıs Türk halkını temsil etmiyor. Ne ekonomik ne de siyasi hiçbir iradesi kalmamıştır.

Ülkemizdeki kontrolsüz nüfus sorunu uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekmiş ve bu konu ile ilgili olarak uluslar arası toplumda da birçok defalar konu gündem olmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin fetih zihniyeti ile hareket ederek  ülkemize uyguladığı demografik yapıyı bozacak şekilde nüfus aktarımına devam etmesi   demografik yapıyı bozduğu gibi ülkede sosyal sorunlara da neden olmaktadır.

Türkiye’den bilinçli olarak taşınan nüfus yanında buradaki Kıbrıslı Türk kimliğinin varlığı tehdit altına girerken, diğer yandan var olan tüm kamusal alanlarımız da Türkiye sermayesine peşkeş çekilmeye çalışılmakta, bunun sonunda da tam bir entegrasyon ve asimilasyon hedeflenmektedir.

Hükümet olduğunu iddia eden UBP yetkililerinin ülkedeki nüfus konusunda kendi kendini yalanlayan ve birbirini  inkar eden açıklamalar yapmakta, zaman zaman da nüfusumuzla ilgili olarak “KALABALIK” ifadesi kullanarak gülünç duruma düşmektedirler.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar kolay vatandaşlık dağıtıldığı görülmemiştir. Hükümet olduğunu iddia edenler şimdi de çıkarmaya çalıştıkları yeni yasalarla ülkemizde kaçak olarak bulunan onbinlerce kişiye af çıkarıp yasal duruma getirmeye ülkenin bozulan nüfus yapısını bir  o kadar daha bozmaya çalışmaktadırlar. Seçimleri ve entegrasyonu hedefleyen işbirlikçi taşeron UBP bu ülkeyi sahipsiz sanmaktadır.

Sendikal Platform olarak toplumsal varoluş ve kendi evimizin efendisi olma ve siyasi irademize sahip çıkma konusundaki mücadelemizi hayatın her alanında olduğu gibi bu konuda da artırarak sürdüreceğiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,930TakipçilerTakip Et
890AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Aristos Mihailidis yazdı: Haydi çocuklar, ortak refah ve güvenlik dolu bir gelecek tasarlayalım

Maria Angela Olgin, Kıbrıslılara "ortak refah ve güvenliği koruyacak...

Neofitos Neofitu yazdı: Kıbrıs sorununda ortaya çıkan yeni fırsat penceresi kaçırılmamalı

Birkaç gün sonra, EOKA B ile Atina Cuntası'nın gerçekleştirdiği...

Yonca Özdemir yazdı: TC Yardımları, kamu sektörü ve bağımlılık: Yardımların yarattığı ahlaki tehlike

Türkiye’nin KKTC’ye yaptığı yardımlar oldukça tartışmalı bir konu. Bir...

Ayşe Hür yazdı: Türkiye’nin NATO üyeliğinin gecikmesinde Mısır ve İsrail Faktörü

Resmi anlatının aksine, Türkiye’nin NATO üyesi olması için hevesli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: 1983 Protokol Krizi; Yılmaz Ağaoğlu

İşgalden 9 yıl soğra, böyünden 43 yıl önce bir...

Eralp Adanır yazdı: Sevgül Uludağ ve İncisini Kaybeden Bizler

28 Haziran’ın bir Pazar akşamı haberini alınca sadece ben...

Canlı yayın