kızıl yeşilekolojiYKP: “GIDA EGEMENLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA”

YKP: “GIDA EGEMENLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA”

YKP, “tohumculuk yasa tasarısı” ve “suyun özelleştirilmesi süreci” ile Kıbrıs’ın kuzeyindeki gıda egemenliğinin de tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Açıklama şöyle:

TC ile imzalanan ve resmi adı “ekonomik ve mali işbirliği protokolü” olan yıkım paketi, içerisinde birçok saatli bombayı da barındırmaktadır. Yıkım paketi içindeki kimi uygulamalar Kıbrıs’taki sosyo-ekonomik yapıya direk saldırı içerirken, bazıları ise toplumda çok tartışılmadığı için bir nevi Truva atı görevi görmektedir.

Adı geçen protokolde “Hedef: 3.1.2.2 Sertifikalı tohumculuk geliştirilecektir” başlığı altında “3.1.2.2 Tohumculuk Kanunu çıkarılacaktır” maddesi yer almaktadır. İzleme raporunda ise “Tohumculuk Yasası ve Tüzükleri taslak olarak hazırlanmış olup, Hukuk ve Merkezi Mevzuat Dairelerinin görüşlerine sunulacaktır” denmektedir. Bir başka TC yardım heyeti izleme raporunda ise “Tarım strateji belgesi ve tohumculuk yasa tasarısı hazırlanmıştır” denmektedir.

Hazırlanan yasa Türkiye’de geçen Tohumculuk Kanunu ile birebir uyumlu olacaktır.

Türkiye’de geçen Tohumculuk Kanunu Irak’ta savaş sonrasında çıkartılan 81 numaralı kararnameyle ciddi benzerlik göstermektedir. Amerika, işgal ettikten sonra, Irak’ta çiftçilerin tohumluk ayırmasını engellemektedir. Bu nedenle, Irak halkı gıda egemenliğini ve güvenliğini yitirmiştir.

Türkiye’de 2006 yılında kabul edilen Tohumculuk Kanunu ile yerel tohumların satışa sunulması engellenmektedir. Bu yasa ile Türkiye’deki üreticiler hibrit tohumlara mahkûm edildi.

 

Yerel ve Hibrit tohum

Yerel tohum; o bölgenin toprak yapısına, iklimine ve ekolojisine uyum sağlamış tohum demektir. Yerel tohumlar hiç bir kimyasal ilaç, kimyasal gübre kullanmadan ve daha az su ile hatta susuz yetiştirilebilir. Hibrit tohumlardan üretilen ürünlerin besin değerleri ise yerel ürünlere göre düşüktür. Ayrıca bu ürünlerden ya tohum alınamaz veya sonuçları iyi olmaz. Her yıl yeniden tohum alınıp yapılan üretim sonucunda verilen kimyasallar yüzünden topraklarımız cansızlaşmakta, verimliliği azalmakta, çevre kirlenmektedir. Bu kimyasallar bize her türlü besinden geçmekte ve başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın tetikleyicisi olmaktadır. Ülkemiz tohumda dışa bağımlı bir hale gelirken, hibrit tohumlar yüzünden binlerce çeşit yok olmuş, çiftçiler fakirleşmiş, açlık büyümüş, besinlerin tadı, kokusu kalmamıştır.

Gıda güvenliğimizin sağlanması için, yerel tohumların çiftçi elinde yaşatılması, korunması ve çoğaltılmasına katkıda bulunmak için, üretici ve tüketicilerde yerel tohumlar konusunda duyarlılığı arttırmak için, sağlıklı nesiller için, bu topraklarda bağımsız ve özgür yaşamak için, yerel tohumlarımıza sahip çıkmak, yaşatmak ve çok uluslu tohum şirketlerinin tahakkümünden kurtulmak önemliyken, Kıbrıs’ın kuzeyinde gizli gizli Tohumculuk Yasası ve tüzükleri hazırlandığını TC izleme raporlarından öğreniyoruz.

 

Suyun özelleştirilmesi

12-17 Mart 2012 tarihleri arasında Fransa’nın Marsilya kentinde Alternatif Dünya Su Forumunda bir araya gelen uluslararası çiftçi hareketi La Via Campesina üyesi çiftçi örgütleri sonuç bildirisinde “biz, suyun kendi hakkına ve suya erişim hakkına gıda egemenliği çerçevesinde saygı gösterilmesini talep ediyoruz” demişlerdi. Yani suya erişim ve suyun ticarileştirilmesi gıda egemenliğine de vurulacak darbedir. Türkiye’den su getirilme projesi, herşeyin yanında, bu yönü ile de düşünülmelidir.

 

Yıkım paketiyle dayatılan “tohumculuk yasa tasarısı” ve Türkiye’den su getirilmesi bu nedenle gıda egemenliği için bir tehdit olarak algılanması gerekir.

YKP, tarım kooperatiflerini, çiftçi örgütlerini, KTMMOB’yi, Gıda ve Ziraat Mühendisleri Odalarını Kıbrıs’ın kuzeyindeki gıda egemenliğini tehdit eden bu konularla ilgili taraf olmaya çağırırız…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Diğer yazıları

4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Şener Elcil yazdı: Brüksel’in Kıbrıs’a Bakışı

Avrupa Konseyi’nin davetlisi olarak, geniş katılımlı bir ekiple Brüksel’de...

Dr. Karabekir Akkoyunlu yazdı: Brezilya’da seçimler: Lula’dan sonrası tufan mı?

Brezilya başkanlık seçimlerinde, hapisteki eski başkan Jair Bolsonaro’nun oğlu...

Canlı yayın