arşivAli SarıtepeYarınlar bugünlerin toplamından çıkar - Ali Sarıtepe

Yarınlar bugünlerin toplamından çıkar – Ali Sarıtepe

Kategori:

Ulusal sorunun olduğu devletlerde sorunun ele alınış biçimi genel olarak o sorunu görmemek şeklinde olmaktadır. Onun görülmemesi ona yönelik projelerin yapılmaması anlamında değildir. En başta sömürgeleştirilmiş olan topraklarda yaşayanların kullanmış oldukları dilleri devletin katında yok saydırılarak, onun hayat alanı yok edilmeye çalışılır ya da ailelerinin kullanım alanlarının içine hapis edilir. Yani bir evin duvarları alanına sokuşturulur. Devlet; egemenlik altına alınmış halkları, kendini oluşturan tüm öğeleri ile bu toplumların karakteristiklerini yok etmeyi kendisinin olmazsa olmazı olarak ele alır. Onunla bu ilişkilerinde kendisine karşı olan veya oluşan direnç hallerinde ise, devlet; kendi şiddetini açığa çıkararak bu tip toplumları yok etme ve sindirme davranışlarını ortaya kor.

Egemen ulus, egemen ulus devleti; egemenliği altında olan uluslarla olan ilişkilerinde, kurulu düzenin artık eskisi gibi yürümeyeceği hali tüm önlemlere rağmen hayatın gerçeği haline geldiği durumlarda; egemenlik dilinde bir takım yeni söylemler ortaya çıkarmaya başlar.

Egemen ulus kavramını anladıklarını ifade etmeye çalışarak, sorunu geçiştirmeye çalışırlar. Tedbirler aldıklarını, sorunu hal yoluna koyacaklarını ifade ederek geliştirdikleri yöntemlerle; ezilen ulusun sorunları etrafında oyun oynamaya devam ederler.

Ulusal mücadelenin demokrasi talepleri hayatın hakikati haline geldiği zaman, egemen ulus cenahında söz söyleyenlerin yeni bir dil geliştirdikleri dikkat çeker. Kendi ulus şovenizmine helal getirmeden ezilen ulusun taleplerini şovenizm olarak yaftalamaya çalışırlar. Ulusun demokratik taleplerini bölücülük olarak ifade ederler.

Ezen ulusu ikna etmek gerektiğini söylerlerken, esas olarak söylemek istedikleri ezen ulus şovenizminin ikna edilmesidir. Ezen ulus toplumu üzerine çöreklendirilmiş olan dili; sorunun çözümü önündeki en büyük engel olduğu tespitini yapıp, ezen ulus dilini demokratikleştirmeleri gerekirken, bu dilin şoven karakterini yeni yöntemlerle yenilenmiş olarak tedavüle sokmaktan kaçınmazlar.

Ezilen ulusun demokrasi taleplerini, demokratik taleplerini sorun olarak görmeye devam ederler. Ve ezen ulusun ulus şovenizmini anlamak gerektiğini de ısrarla vurgularlar. Ulus şovenizmini egemen halden çıkarmaya çaba harcamaları, mücadele etmeleri gerekirken; ezen ulus toplumuna dönüp, bunlar bizim egemenlik halimizi –şoven halimizi- anlamıyorlar diye şikayet etmekte bir sakınca görmüyorlar.

Ezen ulus milliyetçiliğinin şoven karakterini bu toplum üzerindeki örtü halinden çıkarmayı kendilerine görev edinmeleri gerekirken; ezen ulusun ayrılma hakkı(!) söylemini ifade etmeye çalışırlar. Ezen ulusun ayrılmasından bahsederken, ezilen ulusun demokrasi taleplerini inkar noktasında ifade etmenin yeni yolu olarak seçerler. Ezen ulusun ayrılmasını tarihsel haksızlığın meşrulaştırması olarak sonuçlandırmak isterler.

Ezen ulusun ayrılma hakkından bahsederlerken; toplumların ekonomik ve sosyal ilişkilerinden ortaya çıkmış olan aynı şehirde, aynı mahallede ki yaşamın kırılmalara uğratılması gerektiğini öne çıkarırlar.

Ulusal sorun bir demokrasi sorunu meselesi iken; demokrasi mücadelesi toplumun gelişme dinamiklerinin en önemli halkasından bir tanesi iken; sorunun çözümsüzleştirilmesi ya da çözüme engeller yaratılması, bir bütün olarak o toplumun tamamında her alanda demokratik daralmalar yaratır veya demokrasiyi askıya almaları beraberinde getirir.

Demokratik bir talep olan ve demokrasi meselesi olan ulusal sorun; bu sorunun çözümü sürecinde toplumlar arasındaki ilişki biçimlerinin almış olduğu boyut ya da gelmiş olduğu yer, bu ulusların, özellikle ezilen ulus durumunda olan toplumun bu süreçteki ruhi şekillenmesi belirleyici olacaktır. Ezen ulus toplumunda “en iyi … ölü ya da öldürülmüş… ‘tür.” Egemen karakter haline getirilmiş ve bu yaşanmışlıklar olağanlıklar haline getirilmişse; ayrılma hakkının kullanılması bu toplumda ezen ulus tarafından gündemlerine sokulmuş olmaktadır.

Yarını kurmak, dünkü ve bugünkü yaşanmışlıkların sonuçlarından kurulacak olacağını akıllardan çıkmaması gereken bir gerçek olduğunu unutmamak gerekir.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,926TakipçilerTakip Et
904AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Kostas Venizelos yazdı: “Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…”

Atina Cuntası'nın ve buradaki uzantısı EOKA B'nin gerçekleştirdiği darbenin...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Hediye Levent yazdı: Irak ve Suriye’yi Türkiye ‘koruyacak’ ama nasıl?

Irak’ın çiçeği burnunda Başbakanı Ali Ez Zeydi kritik ve...

Ecehan Balta yazdı: Avrupa’nın çöpü Adana’da

Pembe bir Barbie çantası, çamura yarı gömülmüş halde duruyordu....

Ela Ava yazdı: Trump açmazda: Dış ve iç politikada çember daralıyor

Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme çabalarının yoğunlaşmasıyla eş zamanlı olarak...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz’a gelirken 2

Bugün 15 Temmuz. Hem Kıbrıs hem de Türkiye için...

Canlı yayın