arşivAli SarıtepeYapılan yol çalışmasıdır - Ali Sarıtepe

Yapılan yol çalışmasıdır – Ali Sarıtepe

Kategori:

Kürt sorununun çözümünün konuşulmaya başlanmasının imkanlarının ortaya çıkarılmaya başlaması sürecinde, Türkiye’nin aynı zamanda yeni bir döneme girmesinin imkanlarına kapı aralamaya başlamış hali olmaktadır.

TC devlet politikasının korku yaratmak ve toplumu bu korkular üzerinden (sosyal, siyasal, ekonomik, psikolojik) yürütmek ve yönetmelerinin fiiliyatları ve çıkarmış olduğu kanun ve kararnamelerle yönetmesi imkanlarının elinden alma imkanlarının doğması başlangıcındayız. Ve devlette, Kürt sorunundan dolayı yaratmış olduğu kısır döngüden çıkma imkanlarına salip olmuş olacaktır.

Devlet, Türkiye’nin tarihsel oluşumunda ki hallerinin toplumda yaratmış olduğu mit’ler üzerinden yürütürken ve bunu bir müfredat gibi işlerken yöntem olarak sadece okulları kullanmadı. Camiler başta olmak üzere, görsel ve işitsel medya, parlamento, oluşturulan tarih ve kültür kurumları ve ayrıca toplumun kalıplara sokulması projesinden elde edilen unsurlardan enerji faydalanmaları yapmak ve siyasi partiler; bu faaliyetlerin ortaklaşmış unsurlarıydı.

Devlet, kendi yurttaşlarının demografik farklılıklarının toplumsal karakterini yaşama talep ve çabalarını şiddet temelli bastırmaya çalışırken, bu onun kazanmış olduğu yeni hal değildi. Kendi tarihsel oluşumunda, onun şimdiki halinin sayısız örneklerinin geçmiştekinin devamı olarak; politikalarının devamlılığın anlatımıdır.

Modern Kürt özgürlük hareketinin tüm baskılamalara rağmen direncini çoğaltarak varlığına devamlılık sağlaması, karşı akım olarak devlet elden gidiyor, ülke parçalanıyor korkuları üzerinden toplumu yönetme ve şekillendirme manifestoları yaratımını beraberinde getirmişti. Bunun cisimleşmiş hali, esas anayasa olarak değer gören Milli Güvenlik Kurumu’nun çıkarmış olduğu Kırmızı Kitap’tı.

Kürt özgürlük hareketinin 1990’ların ortalarından başlayarak kendini yeni paradigmalar üzerinden ifade etmeye çalışması, devlet politikası yürütücüleri tarafından kaileye alınmadı. Topluma egemen edilen düşmanlık ve kin politikasının ağırlığı, bunun toplumca da algılanmasını engelledi.

Her gelen yeni siyasi iktidar, devlet politikasını kendi veçhelerine göre yürütüyor halde idiler ve bu da bütünsel şiddetin ta kendisiydi.

Mağduriyet hissiyatındaki toplum desteğinin ifadesi olan AKP; koşullarında kendileri açısından en olgunlaşmış hali olan 2000’li yılların başlarında siyaset ve toplum sahnesinde kendisini ifade ederken; kendi özgün siyasi sıkıntılarından kendisini özgürleştirmeye çalışırken, iktidara kök saldığı oranda o da şiddeti en geniş ve en ağır şekilde enstürman olarak kullanmaktan çekinmedi.

Modern Kürt özgürlük hareketine tarihinin en ağır şiddeti yaşatılırken, ortaya çıkan sonuç: Şiddetin her iki taraf açısından da egemenlik sağlamayacağı gerçeğiydi.

Burada bir parantezi mutlaka açmak lazım.

Modern Kürt özgürlük hareketine egemen anlayış; ulusların kendi kaderlerini tayin hakkının, ulus devletini kurmaya tekabül etmemesini ve nihayetinde de Ortadoğu, Kafkasya ve Balkan coğrafyasının demografik karakterinin çok iç içe olduğunu ve bununda ancak etnik demokratizmle çözülebileceğini ifade etmesi ısrarı ve bunu ÖCALAN’ın siyaset manifestosu olarak deklare etmesi ile yeni bir başlangıcın koşulları çizilmişti.

Devlet tarafına baktığımız zaman, yeni bir açılımın simgesi olan “Komşularla sıfır sorun” sloganı, aslında dünyada ki yeni süreci kendi coğrafyasında, kendi çıkarları temeli üzerinden yakalama çabasıydı.

Dünya; ekonomik ve siyasi yeniden şekillenmelerin sancılarını yaşarken, güç odakları kaymalarını etkin devletler kendi kontrolleri altına alma çabasındayken, bundan diğer ülkelerin etkilenmemesi mümkün değildi. Türkiye’de bu sürecte etki eden, etki edilen konumda olan önemli ülkelerden bir tanesiydi.

TC devlet politikası dış vizyon olarak ‘sıfır sorun’ politikasını uygularken, içeri de ise özellikle 2012 yılında en şiddetli halini yaşayan; devletin açık ve kapalı şiddeti ile kendi sorunlarının anası olan Kürt sorununu yok etme politikasıydı.

Şiddetle Kürt sorununu çözme politikası, devletin karşısına Kürt özgürlük hareketi daha da kitleselleşmiş olarak çıkarınca:

Kürt sorununun çözümünün ancak şiddet dışı yöntemlerle çözülebileceği gerçeği dayatması devlet bilincine çıkması, tam da bu nokta da ÖCALAN’ın çözüme giden yol manifestosunu açıklamasıyla:

Türkiye sorunlarını çözme noktasına kavuşma imkanlarına sahip olmuştur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
924AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Canlı yayın