yaklaşımlarBurak KurtcebeTarih yazımının önemi - Burak Kurtcebe

Tarih yazımının önemi – Burak Kurtcebe

“Muhtemelen bildiğimiz birçok şey yalandan ibaret. Ama tarih öyle kurgulanmış ki gerçekle yalanı ayırmak neredeyse imkânsız hale geliyor.”

Emrah Sefa Gürkan hocamız bir sohbetinde böyle bir cümle kuruyor tarihle ilgili…

Muhtemelen ulus-devlete bulaşmış bütün tarih yazımlarının ortak bir gerçeği bu …

Amerika, Britanya, Türkiye, Yunanistan ya da Fransa tarihi olması bu yorumun doğruluğunu değiştirmiyor.

Hepsinden önce “gerçeğin hala devrimci olduğunun” bilincinden hareketle, devrimci tarih yazımının Kıbrıs’taki sol siyaset açısından önemini not etmek gerekmektedir.

Zaten işgaller, savaşlar ve müdahalelerden birbirine karşı güvensiz, kendi esas gücüne güvenmeyen hep dışarıdan bir destekçi ya da “kurtarıcıyla” birlikte hareket etmek zorunda hissetmesiyle de adanın bugünü böyle oldu biraz…

Güçlü olduğunu hissettiği zaman yaptıkları biraz da bundan belki de…

“Kurtardık-kurtarıldık” edebiyatı ve muhtaçlık hikayelerinden beslenen milliyetçi hamasetin aksine tarihin kendisi bir tokat gibi yüzümüze vurmaya devam ediyor.

Ne Türk milliyetçilerinin iddiaları gibi 1963 yılında Kıbrıslı Elenlerin Kıbrıslı Türklere “saldırmasıyla”, ne de Elen milliyetçiliğinin iddia ettiği üzere 1974’te başlamayan bir sorun Kıbrıs sorunu. Ve iki tarafın iddia ettiği gibi emperyalizme karşı değil, emperyalizmle birlikte yapıldı çoğu şey.

Kıbrıs’ın emperyalizm açısından stratejik olarak önemli bir bölgede bulunduğu iddia edilebilir. Tarihin her döneminde de emperyalist odakların ya da dönemin lider sömürgecisinin ada üzerinde devamlı olarak bir hakimiyet sürme siyaseti olduğu da bilinmektedir.

ABD ve İngiltere’nin Orta Doğu egemenliği planları içerisinde hep bir önem teşkil etmiş yerdir Kıbrıs.

15 Temmuz darbesini de böyle okumak gerekli. Yıllar önce taraflara sunulan ve çifte ENOSIS’i (adanın kuzeyini TC, güneyini Yunanistan’ın işgalini öngörüyordu) tanımlayan Acheson ’un önerisi yeniden gündeme geliyor ve ABD koordineli olarak TC ve Yunanistan ile birlikte bir filmi daha hayatın perdesine aktarıyor…

20 Temmuz 1974’ten sonra emperyalizmin sürekli hakimiyet isteği ada üzerinde başarılı olmuştur. Oluşan verili durumda NATO’nun (yani ABD) ve İngiltere’nin (üsleriyle) adadaki amaçlarına ulaştığını söylemek gerekmektedir. Hatta Türkiye ve Yunanistan’ın da amaçlarına ulaştıkları söylenebilir.

Emperyalizm kendi Kıbrıs sorununu insanları yurtlarından ederek, öldürerek ve hatıralarından kopararak çözmüştür. Yine emperyalizmin çözeceği bir sorun yaşananları yasallaştırma ve kendi geçmiş hatalarını aklamaktan öteye bir anlam kazandırmayacağı gibi, bizim mücadelemiz açısından da çok büyük bir farklılık getirmeyecektir. Bunun bilincinde olup mücadele pratik hattımızı emperyalizme bırakmadan emperyalizmin çözeceği bir soruna değil, halkların kardeşçe ve el ele vererek aşacağı bir barış isteğiyle belirlemeliyiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Sonsuz “Kötü Haber” Döngüsü – Burak Kurtcebe

Siz de önünüze düşen haberler içerisinde yanlışın olduğunu görüyor...

Annan Planı sonrası ikinci tip “entelektüel” tiplemesi – Burak Kurtcebe

Annan Planı döneminde oluşturulan “foncu” ve bir büyük anlatıya...

Sistem bu! – Burak Kurtcebe

Sistem bozuk değil, Ne yazık ki yaşadığımız Sistem bu… Muhalefet iktidarın...

Filler Tepişirken – Burak Kurtcebe

Günümüzde kapitalist sistemin küresel krizi derinleşirken, yönetici sınıfın farklı...

Her zaman haklı olmak: post-modern çağın maskeleri – Burak Kurtcebe

Günümüz dünyasında "haklılık" kavramı, belki de hiç olmadığı kadar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
959AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın