yaklaşımlarHalil KarapaşaoğluSıradan insanların gülümseyişi - Halil Karapaşaoğlu

Sıradan insanların gülümseyişi – Halil Karapaşaoğlu

halil (2)Halil Karapaşaoğlu’nun Afrika Gazetesinde “Apartman boşluğu” başlıklı köşesinde yayınlanan yazısı

Bugüne kadar…

Gelmiş geçmiş…

En ağır şeyi arıyorum…

Öyle bir ağırlığı olsun ki…

İnsanlar taşıyamasın…

Ordulara…

Hükümetlere…

Hatta…

Devletlere bile ağır gelsin…

*           *           *

Öyle bir şey hayal edin ki…

Tanrılar bu ağırlıktan korksun…

Ne camiler yanaşabilsin yanına…

Ne kiliseler…

Ne de tapınaklar…

Örgütleri dahi ürkütsün…

Devrim bile korksun…

Devrim diyorum size…

Devrim bile kaçacak yer arasın ağırlığının karşısında…

*           *           *

Öyle karşımda oturup…

Sigaranı içerken…

Dumanında gözlerin sisli bir yoldan bakarmış gibi yaparken…

Ve duruşun sanki biraz sonra hemencecik gidecekmiş gibi…

Bir telaş içindeyken…

Bir telaş seni baştan aşağıya sarmalamışken…

Telaşının rengi bile beklemekten solmuşken…

Neyin ağırlığıdır ağzımdan düşmeyen?

*           *           *

Bu ağırlığı…

Ne ilkokul öğretmenim sevdi…

Ne de lisedeki müdürüm…

Üniversitedeki hocam da sevmedi…

Rektörlerim hep nefret etti…

Ordu da çok insan gördüm…

Ama bu ağırlığı seven bir tek komutana bile rastlamadım…

Örgütler gördüm…

Devrimler okudum…

Nasıl bir ağırlıktır bu ağırlık bilemedim…

Onlar bile tiksindi…

Aydınlar gördüm…

Tiyatro sahnesinde…

Kitaplarının arasında Şairler…

Fırçaların ucunda Ressamlar…

Çok insandan geçtim…

Geçtim çok yerden…

Ve gördüm ki insan…

İster aydın olsun, ister yobaz, isterse dünyanın en iyi güzelliği…

Ne isterse olsun…

Çıkarları, kendi varoluşu sorgulanıyorsa…

İsterseniz gökten indirilen nimet olun…

Bir boka yaramazsınız…

Dişlerinin arasında dünyacıklar kurar…

Oradan da bakarsınız aşağıya…

Peşinen söylüyorum size…

Bir boka yaramazsınız…

*           *           *

Sorgulamaktan bahsediyorum…

Öyle bir yerlerde oturup…

Etrafına birilerini toplayıp…

Ya da söyleşilerde, forumlarda…

Sağa sola sorular sormaktan değil…

Sorgulamaktan bahsediyorum…

Baştan aşağıya hayatıyla…

Tırnaklarından saçının üzerindeki zerreciklere kadar…

Hakiki sorgulamaktan…

Birkaç dakikadır da kafanı şişirttiğim…

“Ağırlık! Ağırlık!” diye bir çocuk gibi dile sarmaladığım şeydir bu…

Gelmiş geçmiş hiçbir iktidarın taşıyamadığı…

Sorgulamanın ağırlığı…

*           *           *

Askeri Mahkemede…

Salı gün Haluk’un davası vardı…

19 Kasım’a ertelendi…

Sorgulamak hep seslidir hep gürültülüdür diye düşünmüştüm…

Sevgili Haluk…

Büyük cümleler kurmaz…

Teorik laflar etmez…

Çok konuşmaz, sessizdir…

Benim gibi geveze de değildir…

Böyle uyduruk uyduruk cümleler de kurmaz…

Yalanlar söylemez size…

Abuk subuk yazılarda yazmaz benim gibi…

Yerinde sessizce durur…

Bazen konuşur bazen konuşmaz…

Ama içinden geldiği gibi hareket eder…

Hareket ettiği gibi de yaşar…

Mahkeme salonuna girdiğimizde…

Yargıç mahkeme salonunda atıp dururken…

Başka sıradan insanların avukatlarına…

Haluk bir süre köşesinde…

Ayakta…

Öylece bakıyordu…

Başı dimdik…

Kim bilir neler geçti kafasından…

Neler düşündü…

Neler sorguladı…

Yine saçmalıyor…

Yine abartıyorum…

Hiçbir bok düşünmemiştir…

Belki de sorgulamamıştır o an hiçbir şeyi…

Öylece durmuştur…

Öylece bakmıştır sadece…

*           *           *

O kadar bir sıradandır gülümseyişi…

Bir o kadar da sıradandır ki sorgulayışı…

Bu sıradanlığın önünde…

Ne yazı anlamlı kalır…

Ne de iktidar…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Somali’de Ne İşi Var?

“Türkiya'nın Somali'de ne işi var?” sorusunun cevabı “Türkiya’nın Gıprız’da...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya’nın Suriye İnşasındakı Faliyedleri

8 Aralıg 2024 tarihinde, Ahmed Şara yönetimindeki güşlerin Şam’ı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türkiya-Irag İlişgileri

Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikayı veya Türkiya’nın Gıprız’da yürüdeceyi politikayı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
934AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaçamayacağımız gerçeklerle, acı şekilde karşılaşırken

Aslında hâlâ bize umursuz havamızın ninnisi gibi geliyordu. Oysa...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Bolu Dağı’ndaki imgeye ulaşmak’ ve umudun inşası

Kapitalizm gücünü insanı çok boyutlu kuşatması, ruhunu kötürümleştirmesi ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

Canlı yayın