arşivAli SarıtepeŞemsiye politikası - Ali Sarıtepe

Şemsiye politikası – Ali Sarıtepe

Kategori:

Tayyip Erdoğan’ın iktidarın yöneticisi olarak siyaset arenasında yer almasından bu yana karakteristik hale gelen söz ve davranış dili dikkati çekmektedir.

Ondaki bi dil siyaset analizlerince çeşitli yorumlara tabi tutulurken, hepsindeki ortak yan övgü ve yergi karakterinde olmaktadır. Erdoğan’ı bu tip görselden değerlendirmeye tabi tutmak ondaki siyaset birikimini fikri takibe almamak halinin ortaya çıkardığı bir sonuçtan kaynaklanmaktadır.

Bireylerde oluşan fikirler silsilesi gökten zembille inmediğine göre, onun oluşum sürecindeki öğrenmelerinin kişideki sentezi, birikim halidir. Buradan başlayarak edindiklerini ele aldığımız zaman; Erbakan’lı Milli Nizam Partisi(MNP)den başlayarak AKP oluşumunu ortaya çıkardıkları ana kadar ki fikr-i takiplerinin ortak paydasının İslamiyet(hanificilik) ve Türkçülük olduğu rahatlıkla görülmektedir. Bu iki olgunun sadece MNP’nin uhdesinde olduğunu zannetmek doğru çıkarmalar yaratmayacaktır, bizde. İslamiyet ve Türkçülük; cumhuriyetin kuruluş ilkesi olduğu, bu kuruluş ilkesi ortak paydası üzerinde çeşitli partilerin kendi siyaset dillerini yaratmaya çalıştıkları rahatça görülebilmektedir. Onlarda ki bu ortak paydanın siyasetteki yürüme farklılıkları, onlarda parti halinin ortaya çıkmasına tezahür etmesidir.

AKP’yi oluşturduklarında kendilerini siyaset sahnesinde ifade etmeye çalıştıklarında, farklı olduklarını anlatmaya çalışırlarken anahtar cümleleri “geliştik-dönüştük” ifadeleri idi. Bu ifadeleri kullanırken buradan çıkarılacak sonuçları kendi analiz süreçlerinin sonuçları olarak yeni hallerinin maddi temellerini ortaya çıkarmak şeklinde olmamıştır. “geliştik-dönüştük” tümcenin anlaşılma hallerini topluma bırakarak kendilerine önemli bir manevra alanı yaratmışlardır. Onların bu hali, dışarıdan onlara yüklenen değerlerin sahici olduğu yanılmasını beraberinde getirmiştir.

İktidarını perçinlediği oranda Erdoğan (AKP) siyasetinin ana noktaları ortaya çıkmaya başlamıştır. Geçmişte “geliştik-dönüştük” kavramının reddi miras olarak algılanmasına karşı sessiz kalan Erdoğan; partisinin son kongresinkde asla böyle bir zeminde olmadıklarını anlatmışlardır. Bu anlatımların net ulaştırması “Erbakan düşüncelerinin” kendilerinin öz hali olduğu ifadeleridir. Böyle bir ifade kullanılırken, geçmişteki ayrılmaların ortaya çıkarmış olduğu farklı kümelenmelerden Numan Kurtulmuş öbeklenmesinin kendilerine iltihak etmesidir. Dolayısıyla geldiği cenahtan kalanın sadece kurumuş bir dal olması, kendileri açısından temsiliyet sorununun bittiği belirlemesidir.

“geliştik-dönüştük” anlatımının tek gerçekliği; kendilerinin ABD’nin kollarında mutlu ve mesut siyaset yapma halleridir. Bu anlamıyla Erbakan hocalarından ayrılmaları söz konusu olabilmektedir.

İktidarını perçinlemesine paralel olarak Erdoğan ‘toplama dili’ni ana söylem haline getirmiştir. Ondaki bu topmlamacı dil İslamiyet ve Türkçülük ortak paydasının toplam hali siyasetinin örülmüşlüğüdür.

Erdoğan’ın bu şemsiye politikasının sonuç alıcı hale gelmesi için dışlayacağı kesimleri de kristalleştirimesi gerekmekteydi. Baktığımızda Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere, kendilerinin fikr-i takipleri içerisine girmeyecek olan tüm kesimlerin ötekileştirilmesi ana söylemleri olmuştur.

Bu politika yenimidir?

Hayır.

Ortak havuz Sünnilik(haneficilik) ve Türkçülüktür. Farklılıkları ortak havuzdaki dil farklılığı ve kısmi nüanslar şeklinde olmuştur. İktidar olma mücadeleleri ise bu farklılıkların kendilerini egemen etme halidir.

Cumhuriyetin kuruluş ilkelerindeki ötekileştirilmiş olan kesimler bu hallerini dün de yaşıyordu, bu günde yaşıyor.

Sadece ‘tellak’ değişti.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,917TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın