Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluReçete yolsuzluğunda devlet cesaretlendiricidir – Nidai Mesutoğlu

Reçete yolsuzluğunda devlet cesaretlendiricidir – Nidai Mesutoğlu

Reçete yolsuzluğu aslında bu yapının ne kadar çürümüş olduğunu göstermektedir. Bu yolsuzluk diğer yolsuzlukların yanında devede kulak bile değil. Hepsi de bu yapıdan cesaretlenmektedirler.

Şimdi size daha önceden okuduğum bir söylentiyi anlatayım:

Kanuni devrinde İstanbul’un kenar mahallelerinde oturan yaşlı bir kadın padişahın huzuruna çıkmak istediğini kapıdaki nöbetçilere söylemiş. Padişah yaşlı kadını huzuruna kabul etmiş. Yaşlı kadın uykusunda evinin soyulduğunu bu olaydan da padişahın sorumlu olduğunu söylemiş. Kanuni çok kızmış. Kadına bağırmış: “Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın?” demiş.

Bunun üzerine yaşlı kadın cevap vermiş: “Padişahım! Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk” der.

Bu cevap üzerine Kanuni utanarak: “Haklısın” diyerek çalınan mallarının bedelini ödemiş.

Kıssadan hisse:” Devlet vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamakla görevlidir ve bundan sorumludur. Elbette kendi güvenliği için de yapması gerekenleri yapmalıdır.

Reçete skandalının ortaya çıkarılmasını siyasilerin önleyemediği de manidardır. Bu nedenle emir yüksek yerden gelmiş olmalıdır. Toplum içinde saygın doktor ve eczacıların soruşturma için tutuklanması bunu anlatır.

Bu olaydan sonra sanırsınız ki tüm yolsuzluk yapanların peşine düşülecek. Ben kendi adıma bunu beklemiyorum. Geçmişte yapılan birçok skandalın üstü kapatılıp unutturulmadı mı?

Devlet de en az fıkrada belirtilen Kanuni kadar suçludur. Bu gibi işler güvene dayalı olarak yapılamaz. İngilizlerin güzel bir sözü vardır: “Güven, kontrole engel değildir.”

Reçete skandalında birinci derecede suçlu devlettir. Denetimsizlik kişiye yolsuzluk yapmak için cesaret vermiştir. Bu cesaretle reçete yolsuzluğu yapıldı. İlk yapılan küçük bir yolsuzluk denetim olmadığı için ortaya çıkarılmazsa bunu daha büyük yolsuzluklar izler.

Günümüz teknolojisinde bu tip uygulamaları kontrol etmek daha da kolaydır. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Bu alanda deneyim sahibi ve başarılı kontrol mekanizması oluşturmuş devletlerin sistemleri incelenir ve gerekirse teknoloji ve altyapı yeniden gözden geçirilir.

İnsanoğlu çalışmadan para kazanmayı her zaman düşünür. Kolay yoldan para kazanmanın hayallerini kurar. Bunun önüne geçmenin en etkili yolu sandığınız gibi dini değerler değil. Bunun en etkili yolu vicdan ve ahlaktır. Bunu birleştirdiğinizde ortaya çıkan da onurdur.

Bu ülkede kaç kişi onuruyla yaşar? Kimseye minnet etmeden alın teriyle geçinir. Elbette bunu bilmek güç. Ancak iyi ahlaklı ve onurlu kişilerden oluşan toplumlarda bu gibi adli olaylar yok denecek kadar azdır. Bu da bir gerçektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,150AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın