Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluPan-Kıbrıslı Seferberlik Deklarasyonu üzerine – Nidai Mesutoğlu

Pan-Kıbrıslı Seferberlik Deklarasyonu üzerine – Nidai Mesutoğlu

Çoğunluğunun Kıbrıslı Rum olduğu Pan-Kıbrıslı Seferberliği adlı oluşum bir deklarasyon yayınladı. İmzacılar içinde Kıbrıslı Türkler de vardır. Deklarasyon üç başlıktan oluşmaktadır. Tespitler, hedefler ve öneriler.

Yazının tümüne bakıldığında tespitlerin pek de objektif olmadığını görürüz. Sorunun kaynağı olarak tamamen Türkiye’yi göstermek bana göre objektif değil sübjektiftir. Elbette ki Türkiye de bu sorunun bir parçasıdır ancak sorunun esas kaynağı ABD emperyalizminin silahlı gücü NATO’yu ve onun içindeki Yunanistan’ı, Birleşik Karalığı yok saymak doğru değildir.

Türkiye’nin ezelden beri Kıbrıs ile ilgili ilhak planı olduğu bir gerçek. Ancak Yunanistan’ın da Megalo İdeası yok mu? 1974 darbesini yaptıran Yunanistan’daki cunta değil mi? Bu cunta Türkiye’ye fırsat yaratmadı mı?

Kıbrıs sorununu Kıbrıslıların kendi iradeleri ile çözmesi gerektiğine inanıyorum. Bugüne kadar ne yazık ki bu iradeye gösteremediler. Her zaman bir kurtarıcı beklediler. “Kurtarıcılar” ise her zaman kendi çıkarlarını Kıbrıslılara empoze etmekten başka bir şey yapmadılar. Buna katılmamak elde değil.

Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarının mülkiyet hakları konusundaki yaklaşım da doğrudur. Bu hak devletler eliyle yok edilmez. Önemli bir insan hakkıdır. Tüm Kıbrıslılar mülkiyet haklarını diledikleri gibi özgürce kullanmalıdırlar.

Bahsedilen Kıbrıs Cumhuriyeti içinde Kıbrıs Türk toplumunun da ortağı olduğu vurgulanmıyor. Bunun anlamı ise bugünkü durumun devamını ve Kıbrıslı Türklerin de vatandaşlık bağı ile bağlanması demektir. Bu ise Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarına göre yapılmaması gereken bir durumdur.

BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihinde aldığı 184 No’lu karar geçici bir karardır ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarını yok saymaz. Bu bakımdan Üniter Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bugünkü şekliyle kabul etmek hukuksal olarak doğru değildir.

Hedeflerde belirtilen tüm Kıbrıslıların askersizleştirilmiş bir Kıbrıs’ta özgürce yaşamaları da doğrudur. Bunun için bugünkü koşulları sağlayan tüm kararların kaldırılması, Kıbrıslı Türk Toplumunun ortaklık haklarının verilmesi talep edilmelidir. Bu olduktan sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üniter mi yoksa iki bölgeli federasyon mu olacağına yine iki toplumun ortaklığında oluşan Kıbrıs Cumhuriyeti karar vermelidir.

Deklarasyonun bugünün koşullarına göre objektif olmadığı ve Kıbrıslı Türk Toplumuna toplumsal haklarını verme hedefi gütmediğidir gerçektir. Bu nedenle adil ve kalıcı bir çözüm için yeterli değil aksine kışkırtıcı ve yok sayıcı içeriktedir.

Düşüncelere saygı duymakla birlikte adil ve kalıcı bir anlaşmayı hedeflemediği için bana göre gereksiz bir girişimdir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın