yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Teknoloji ağına takılan makalenin yeniden yazılma zorunluluğu

Özkan Yıkıcı yazdı: Teknoloji ağına takılan makalenin yeniden yazılma zorunluluğu

Brezilya ve İspanya’daki seçim rüzgârları üzerine

Bu yıl önemli seçim denilince akla Brezilya geliyordu. Sonunda hafta sonu parlamentodan başkanlığa, yerelden öteki organların seçimleri gerçekleşti. Beklenen ilk olgu oldu: seçimde başkan olma durumu ikinci tura kaldı. Fakat olmayan da oldu. Lula’nın yaklaşık Y.5 gibi farkla ilk turu tamamlayacağı sanılıyordu. Kamuoyu yoklamaları bunu işaret ediyordu. Fakat beklenmeyen gerçekleşti. Oğul Bolsonaro Lula’yı yaklaşık Y.2 oyla geçip birinci sırada ilk turu bitirdi.

Öteki seçimlerin de sonuçları sağ lehine tamamlandı. Senato ve Temsilciler Meclisi’nde sağ önde ipi göğüsledi. Bir anlamda ikinci turda Lula kazansa da parlamento ile işi zor. İstediklerini kolay kolay yapamayacak.

Brezilya önemli. Seçimler daha gelmeden konuşuldu. Latin Amerika’nın en büyük ülkesi olmasından başlayan, kazananın durumuyla salt Brezilya değil dünyada da etkileri olacağı kesindi. Nitekim başta Trump ve Netanyahu açıkça Bolsonaro’ya destek verdiler. Zaten Trump Brezilya’nın çok yönlü politikasına baştan karşı idi. Gümrük duvarlarını yükselterek de sorunlar çıkardı. Onun için, Brezilya’da ayrım salt ülke içi değil genel dünyadaki siyasal yelpazeye dek uzanmaktaydı. Lula’nın kaybetmesi demek Amerika’nın Latin Amerika kalkanını oluşturma hamlelerinde önemli başarıya ulaşmasıyla eşitti. Aynı şekilde Lula’nın kaybetmesiyle birlikte artık açıkça Meksika ve Küba’ya yöneliş daha sert şekle geleceği de ihtimal dışı değil. Brezilya dengeli politika uyguluyordu. Hem Çin hem de AB ile ilişkiler kuruyordu. Trump Bolsonaro kazandığı anda bu denklem direkt merkezli ABD noktasına gelecek. Yetmez: ülkedeki birçok kamu kaynağı özelleşip Amerikan sermayesinin iştahına açılacak. Hele de dünyada nadir bulunan bazı maden elementlerinin Brezilya’da olması da Çin’e karşı bir avantaja dönüşecektir.

Dünyayı ilgilendiren bir nokta daha var: Amazon ormanları. Dünyadaki nefes alma merkezi olarak kabul edilir. Lula en azından çevre politikaları damıtıp korunmalarına da dikkat ederken, Bolsonaro açıkça yağmalanmalarının yapılacağını sermayeye ilan ediyordu. Bunları dahi yan yana koyunca, Brezilya’daki seçimin kaybeden kazanma denkleminin dünyada etkisi olacağı kesin.

Yukarıda da belirttiğim gibi: ilk turda çoğunluk sağlanmadı. Ama Bolsonaro beklenenin aksine birinci sırada tamamladı. Kamuoyu şirketlerinin bir daha yanılma durumu yaşandı. Lula üzerinden eleştiriler kadar, açıkça direkt Amerikan İsrail destekleri, oyunlarıyla Brezilya seçimlerinde yaşandı. Şimdi sıra ikinci tura gelindi. Genelde Brezilya’da ilk turu önde yaşayan ikinci turu da kazanıyor. Bakalım bu defa aynısı olacak mı?

Seçimlerdeki önemli bazı kayışları da şöyle özetlemek gerekir: Bolsonaro özellikle güvenlik konusunu kullandı. Hatta El Salvador tipi büyük hapishaneler söylemini kullandı. Güvenlik ve özgürlük adıyla sermaye alanı aşma politikaları orta sınıf üzerinde etkili oldu. Bir kısım orta sınıf kesimi Lula’dan Bolsonaro’ya kaydığı anlaşılıyor. Bir de kültürler çatışması siyasetini hatırlamak gerekir. Hani doksanlarda geliştirilen yeni emperyalist kültürler çatışmalı planlamaları… Nitekim Brezilya’da din oldukça öne çıktı. Evangelistlerin gücünün epey arttığı ortada. Katoliklerin de desteğini alma adına Lula’nın sahneden inerken Meryem Ana heykelciğini göstermesi de bunun örnekleri.

Tüm bunlar bize Brezilya tablosunu işaret ediyor. Ayrıca: Brezilya’da sağ potansiyel daha güçlü. Lula liderliği ile salt sol değil. Sağdan da destek alıyordu. Hele de sağda faşist adaylar açıkça aday olurken, bir anlamda salt sol değil sağdan da oy alan bir karizma oldu. Yaşanan çalkantılar ise Lula’nın yerini dolduracak liderlere de sistem izin vermedi. Lula’dan sonra seçilen başkanı nasıl komplolarla hapse atışlar veya Lula yine hapse atılıp adaylığı engellenirken, artan popülaritesiyle sosyalist aday Fernandes tırmanırken, katledildi. Bunlar bir anlamda neden Lula seksen yaşında yine adaydır sorusuna siyasal zeminden yanıttır.

Bakalım ikinci tur neyi getirecek. Eğer Bolsonaro kazanıyor olursa, Amerikan kalkanı oluşup, Meksika ve Küba’ya daha fazla yüklenilecek. Fakat, unutmayalım: Latin Amerika’da güçlü bir sol damar da vardır. Mücadeleler hep yeni umutlar yaratmaya da adaydır.****

Bir başka gelişme de AB ülkesi İspanya’dan duyuldu. Özellikle İsrail’e karşı sergilediği duruşla Sánchez’in ismi epey karşılık buldu. İşte o İspanya’da erken seçim ilan edildi. Konuyu tetikleyen ise konut sorunu idi. Sánchez, konut sorunu konusunda bazı yasalar çıkarmak istedi. Parlamento bunu ret etti. Ret edenler arasında koalisyon destekçisi Katalonların bağımsız partisi de olunca, hemen olayı halka sundu. 19 Kasım’da erken seçim ilan yaptı.

İspanya’da konut sorunu sokaktadır. Özellikle yaşlı bir kadını evden atma sonrası sokaklar ısındı. Sánchez bazı kararlar önceden aldı. Fakat yetmiyordu. Kiraları kısıtlama ve evden atılmaları belirli zaman diliminde sınırlama yasa teklifleri meclisten geçmedi. Ama sokaklar da ısınıyor. Protestolar yaygındı.

Sánchez sonuçta azınlık olan hükümetiyle sürdürmeme kararıyla erken seçim ilan edildi. Parlamento ve eyaletlerdeki sağ çoğunluk onun hep yolunu kesiyordu. Üstüne üslük, Filistin’e verdiği destek, İsrail’e karşı duruşu da önemli sermaye kesiminin de şimşeklerini üstüne çekti. Öyle ki İsrail ile politikası yanında konut sorununa getirmek istediği ufak ayarlara dahi önemli Avrupa sosyal demokrat partiler dahi destek vermedi.

Yapılan kamuoyu araştırmaları Sánchez’in şimdilik aleyhine. Özellikle sağ muhafazakârlar açıkça faşistlerle ittifak yapıp koalisyon kuracaklarını da ilan etti. Bu da İspanya’da kırılmanın basit olay olmadığını da işaret etmeye yetiyor.

İspanya seçimleri direkt AB içinde de etkisi olacak. Hem sosyal demokrat çizgideki sol kanadın durumu hem de artık açıkça faşist parti ile muhafazakâr hükümetleri ikilemlerinde denklemi belirleme noktasında olacak. Tabii genel konu: konut sorununun artık Avrupa ve Amerika’da da sokaklara doğru kayışın ötesinde siyasete de yerleştiğinin yeni örneklemidir. Nasıl ki hiç etkisi yokken Avusturya’da konut politikasıyla komünist parti iki önemli belediyeyi aldı veya Berlin’de konut politikalarının Sol parti adayın işine yaradığı yaşananları, şimdi İspanya’da İsrail’e karşı politikayla İspanya’da sınanacaktır.

Kısaca, Brezilya ve İspanya sistem değişimi için olmasa da kapitalist sistem içinde bazı önemli ayarların durumu için laboratuvar nitelikte sonuçlarla örnekleşecek. Etkileri de dünyada direkt yaşanacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Güncemize düşen Mekke anlaşması

Kıbrıs'ta yaşamanın önemi ve dezavantajları mutlaka vardır. Bazı konularda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Değişik rüzgâr savrulmasındaki seçimlerde: Brezilya ve İspanya

Geçen hafta da yazdığım gibi: Brezilya'da sadece devlet başkanlığı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Hediye Levent yazdı: Mekke Antlaşması’nın zor imtihanı

Türkiye ve Pakistan Mekke Antlaşması gereği Suudi Arabistan’a askeri...

Ecehan Balta yazdı: Adil dönüşüm neyi dönüştürecek?

Ekolojik kriz üzerine konuşmaya başladığımız anda tartışma çok hızlı...

Taner Akçam yazdı: “Sallandıracaksın birkaç tanesini, bak bakalım yolsuzluk oluyor mu?”

Bu sözü eskiden kahvehanelerde çok duyardım. Şimdi eskinin kahvehaneleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: Güncemize düşen Mekke anlaşması

Kıbrıs'ta yaşamanın önemi ve dezavantajları mutlaka vardır. Bazı konularda...

Volkan Yaraşır yazdı: Adorno, Minima Moralia ve faşist salgın

Frankfurt Okulu’nun ya da Eleştirel Teori’nin kurucusu ve en...

Özkan Yıkıcı yazdı: Değişik rüzgâr savrulmasındaki seçimlerde: Brezilya ve İspanya

Geçen hafta da yazdığım gibi: Brezilya'da sadece devlet başkanlığı...

Şener Elcil yazdı: Tembel Kıbrıslılar!

Kıbrıs’ta İngiliz koloni yönetimi çalışma saatlerini düzenlerken, o yörenin...

Canlı yayın