.Yeniçağmanşet"Özelleştirme, güzelleştirme olamaz"

“Özelleştirme, güzelleştirme olamaz”

Orjinal yazının kaynağıYeni Bakış haberi

yeni bakışYKP Yürütme Kurulu Örgütlenme Sekreteri ve LTB Meclisi üyesi Murat Kanatlı, Türkiye’den gelen suyun başkent Lefkoşa’ya ulaşmasına 2’nci kez neden “Hayır” dediğinin gerekçelerini Yeni Bakış’la paylaştı…

Deniz ABİDİN

YKP Yürütme Kurulu Örgütlenme Sekreteri ve LTB Meclisi üyesi Murat Kanatlı, Türkiye’den gelen suyun başkent Lefkoşa’ya ulaşmasına 2’nci kez neden “Hayır” dediğinin gerekçelerini Yeni Bakış’la paylaştı. Kanatlı, oylamanın özelleştirme adımı olduğunu söyleyerek, anlaşmadaki maddelere bakıldığında bunun açıkça görüldüğünü kaydetti. Geçiş dönemi için abonelik sözleşmesi olduğunu belirten Kanatlı, imtiyaz hakkı olan devretme sürecinde kararı durdutmanın zor olacağını söyledi. Kanatlı, kaliteli suyun bir iddia olduğunu belirterek, ihale süreci geçtikten sonra işletmesinin özel bir şirkete verileceğini kaydetti. Özel şirketin işletmeyi kar hırsıyla yapacağına dikkat çeken Kanatlı, anlaşmada ileriki yıllarda ne olacağının,işletmenin nasıl yapılacağının ve arıtma işleminin nasıl yapılacağının anlatılmadığını söyledi.

“Biz özelleştirmeye hayır dedik”

Kanatlı şunları söyledi, “Özel bir şirkete yaptırım yapma hakkı yoktur. Yaşadıklarımızı görmemiz gerekir. Paris buna örnektir. Milyarlarca tazminat verip suyu geri aldı. Vatandaşa doğru olmayan bilgiler veriliyor. Bu işin kamudan çıkması ciddi sıkıntı yaratacaktır. Özelleştirme, güzelleştirme olamaz”

Kanatlı, topluma yalan söylenildiğini ifade ederek, bunun anlaşılması için 2012 Meclis tutanaklarına bakılması gerektiğine işaret etti . Kanatlı, geçen Cuma günü Tarım Bakanı Çavuşoğlu ile görüştüklerini tarım alanı açısından suyun nası kullanılağının bile henüz belli olmadığını kaydetti. Kanatlı, kaliteli suyun ilk aşamada promosyon olarak verileceğini, ancak sonrasında nasıl olacağının kesin olmadığını belirtti. “Biz kaliteli suya hayır demedik”diyen Kanatlı, “biz özelleştimeye hayır dedik” dedi.

“Boynumuza  asılacak başka bir siyasal pranga”

Kanatlı şöyle devam etti, “UBP eski başkanı ve eski başbakan İrsen Küçük tarafından imzalanan ve meclisten geçirilen çerçeve antlaşmasının ardılı olan CTP eski başkanı ve eski başbakan Ömer Kalyoncu tarafından imzalanan Su Temini ve Yönetimine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma’nın 22. Maddesi, “Anlaşma’nın dokuzuncu maddesi uyarınca yap-işlet-devret ihalesi yapılıp işletme hakkı devredilinceye kadar” yani özelleştirme süreci tamamlanıncaya bir geçiş sürecinden bahsetmektedir. Bu devredilinceye kadarki süreç içinse belediyelere su temin edilmesi için abonelik sözleşmesi imzalama yetkisinin Belediye Meclisince Belediye Başkanına verilmesi dayatması, TC hükümeti tarafından burdaki idareye, burdaki idare de belediyelere çeşitli şekillerde yapmış, yapmaya da devam etmektedir. Abonelik sözleşmesi, antlaşmada geçen uygulama sözleşmesinin prototipidir ve imzalanması,  için yetki verilmesi özelleştirme sürecinin önünü açacağından ret oyu veriyorum. Suyun özelleştirilmesi, yaşamın kaynağının özelleştirilmesi anlamına geleceği, yaşamın satılık olamayacağı, suya erişimin yaşam hakkı ile bağlantılı bir insan hakkı olduğu; ayrıca suyun TC’deki siyasi iktidara yakın bir tekelin kontrolüne geçmesinin Kıbrıs Türk toplumunun boynuna asılacak başka bir siyasal pranga olacağı, irademizi daha da elimizden alacak bir uygulamaya dönüşeceği için su dahil, müştereklerimizin özelleştirilmesine karşı, kamusal ortak mülkiyet için bu ve benzer uygulamalara karşı reddetmeye, direnç göstermeye devam edeceğiz. Özet olarak suyun özelleştirilmesini reddediyoruz”

Kanatlı, Anlaşma’nın dokuzuncu maddesi uyarınca yap-işlet-devret ihalesi yapılıp işletme hakkı devredilinceye kadar denildiğine dikkat çekerek,  geçiş dönemi koşullarının geçerli olacağını,  Çavuşoğlu’nun imzaladığı protokol çerçevesinde de bu ‘geçiş döneminde su almak isteyenler belediye meclislerinden özelleştirmenin ön kararını alıp abonelik sözleşmesinin imzalanması için belediye başkanına yetki versin’ denildiğini söyledi.

“Su, tüm canlıların ortak malıdır”

Kanatlı şunları söyledi, “İçme-kullanma suyu, atık su ve yağmur suyu işletmesi ile zirai sulama işletmesi hakları, KKTC mevzuatı çerçevesinde ayrı ayrı yapılacak iki YİD ihalesiyle işletmecilere devredilir” yani su özelleştirilir… Antlaşmanın 12. maddesinde “Uygulama Sözleşmesinde yer almayan Belediyeler” ifadesi var, uygulama sözleşmesi ortalıkta yok ama onun küçük bir modeli olan “abonelik sözleşmesi” var… Cuma günü sorulan  sorunun Türkçeye çevrilmiş hali şu, uygulama sözleşmesi yani özel bir şirketin suyu meta gibi kendi kârını da koyarak satacağı koşulların belirleneceği sözleşmenin prototipi olan abonelik sözleşmesinin imzalanması yani özelleştirme sürecenin bir yerinden de Lefkoşa belediyesinin dahil olması için adım atsın diye belediye başkanına yetki verecek miyiz? YKP sürecin en başından beri ‘su yaşamın kaynağıdır, satılamaz, özelleştirilemez, su tüm canlıların ortak iyisi, ortak malıdır, yaşamı ve tüm canlıların müştereğinin, bir şirketin kâr elde edeceği meta değil, genel tüm canlıların ortak malı olarak kalmasını savunmaya devam edeceğiz dedi, bundan sonra da bunu savunmaya, bunun için mücadele etmeye devam edecek”


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

YKP; Kıbrıslıları, Guterres ziyaretinde federal Kıbrıs için sokakta buluşmaya çağırır

Guterres’e ve iki lidere iki toplumun sesini birlikte duyuralım,...

YKP: Kumyalı’da çöken sadece bir silo değil, yıllardır işletilmeyen İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yasası’dır

YKP Sekretaryası, Kumyalı’da Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait buğday...

YKP; Kıbrıslıları, Guterres ziyaretinde federal Kıbrıs için sokakta buluşmaya çağırır

YKP Sekreteryası, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in 27-29 Temmuz...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
923AboneAbone Ol

Son eklenenler

İsmail Duygulu yazdı: Akkuyu’dan Bugüne Bir Mücadelenin Hafızası

Türkiye’de Nükleer Karşıtı Hareketin İnsanları, Yolları, Kazanımları, Yenilgileri ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...

Ecehan Balta yazdı: Denizi kafeslemek: Kafes balıkçılığı balıkçılık değildir

18 Ağustos sabahı Rize’nin Pazar ilçesindeki Balıkçı Köyü’nde jandarma,...

Murat Çakır yazdı: Krizden çıkış – silahla mı?

Başta Almanya olmak üzere Avrupa otomotiv sektörü giderek derinleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Canlı yayın