yaklaşımlarYılmaz ParlanNe kadar hazin bir tablo - Yılmaz Parlan

Ne kadar hazin bir tablo – Yılmaz Parlan

Bu ülkede 74 yılından beri seçim yoktur.

Ya ne vardır, Ankara tarafından atananların sandık yoluyla onaylanması vardır…

Bu gerçeğin görülmesi artık zarurü hale gelmiştir.

Kim ki oy atarak birini seçtiğini sanıyorsa ona rahmetli baba Denktaş’ın sözlerini hatırlatırım ”Türkiye’nin istemediği hiç bir aday seçimi kazanamaz”

Baba Denktaş bu gerçeği biliyordu ve tercih edilmediğini öğrendiğinde aday olmayacak köşesine çekilecek ve kendisine onca yıl verdiği hizmetlere rağmen yaşatılanlardan dolayı ölümü beklerken köşesinde günah çıkarmaya çalışacaktı.

Günah çıkarırken bu ülkede yaşananların sorumlusu olduğunu unutarak bunu yaptı.

Son demeci ibret vericiydi, kontrolsuzca aktarılan taşıma nüfus üzerine ”Bu ülkeye dışarıdan gelenlerden korunmak için evinize köpek alınız” diyecekti!

İşte bu yüzdendir ki rahmetli olduktan sonra anıt mezarı bir türlü yapılmadı, bitirilemedi.

Bir çok insan onun yarattığı düzen sayesinde sterlin milyoneri oldu ama o unutuldu gitti!

Son olarak anıt mezarın yapılmasında devlet kayıtsız kalınca tanınmış simalardan Halil Falyalı ”Denktaş’ın anıt mezarının finansmanını üstleneceğini” açıklamıştı…

Hatırlatmadan da geçemeyeceğim Başkan Erdoğan’ın son 37’nci yıl kutlamaları çerçevesinde yaptığı  ziyaretde baba Denktaşın yattığı yeri ziyaret etmemişti.

Ne kadar hazin bir tablo!!!

Sen 40 yıl Ankara’nın bu topraklardaki bekçisi ol ve mezarına kimse gelmesin.

Bu topraklarda herkes ektiğini biçiyor!

”Ben Ankara’nın adamı olmaktan gurur ve mutluluk duyarım” diyenlere bu tabloya bir kez daha bakmasını tavsiye ederim…

Çünkü işin içinde kullanılıp atılmak da var!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Bir atama ritüeli ve boykot – Yılmaz Parlan

Hep hareket halinde ama hep ayni yönde hareket eden...

Güzellemeler diyarı ve Dümbük – Yılmaz Parlan

Sosyal medyayı takip ediyorum, profilini değiştiren değiştirene. ‘’Büyük lider, kahraman,...

Kimliksizler ve AB değerleri – Yılmaz Parlan

 Kendilerini Kimliksiz tanımlayan bir grup insan güneyde Kimlik dairesinin...

KTÖS’ün Rejimle Dansı – Yılmaz Parlan

Bir süre önce KTÖS ve 10’ncu Köyü yazmış sendikanın...

Kapılar ve istirdat politikaları – Yılmaz Parlan

Son zamanlarda aydın bildiğimiz bazı kişiler Sınır Kapılarının açılmasına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Canlı yayın